19 Mayıs 2015 - 12:32
Medya ve "modern cahiliye"

"...Yemen'de, Irak'ta, Suriye'de ve daha bir çok islam ülkesinde hastane ve okulların bombalanmaları sonucu tahrip edilmesi... Yeni bir cahiliye akımı ve türüyle karşı karşıyayız ki; İmam Hamaney'in Bi'set gün ki konuşmasında, "modern cahiliye" diye tabir etmişti.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Sizce cahiliye dönemi sona ermiş midir? Acaba insanlık,  bilim ve teknoloji alanlarında bu denli ilerlemesine rağmen, medeniyet sınırlarına ulaşabilmiş midir? Bugün gelişen dünyada, göçe zorlanan çocuklar veya mülteci kamplarında açlığa terkedilmiş çocukların sayısında gözle görülür artışların yanı sıra; Yemen'de, Irak'ta, Suriye'de ve daha bir çok İslam ülkesinde hastane ve okulların bombalanmaları sonucu tahrip edilmesi... Yeni bir cahiliye akımı ve türüyle karşı karşıyayız ki;  İmam Hamaney'in Bi'set gün ki konuşmasında, "modern cahiliye" diye tabir etmişti.

Kaç gün önce  IŞİD teröristleri tarafından Ramadi şehrinde,  babası Irak ordusuna destek veriyor diye 2 yaşında ki kız çocuğunu annesinin gözleri önünde idam edilmişti. Aklı başında olan her insan ve uyanık olan her vicdan şu soruyu sormalıdır: Hangi kaynaklar bu cahiliye ve vahşeti doğurmuştur ve bu insanlık dışı cinayetlerin arkasında hangi güçler vardır ve neyi amaçlamaktadırlar?

İslam öncesi cahliye dönemlerinde kız çocuklarını diri diri toprağa gömerlerdi, bu işlem için mezar kazmaları gerekiyordu ve bu hengamede, katilin insaf edip merhamete gelmesi için, az bir sürede olsa feryat edip ağlama fırsatı vardı. Ama günümüz modren cahiliyesinde göz açıp kapayıncaya kadar, yüzlerce masum çocuk annelerinin kucağında veya okulda ders başında modern silahlarla katliam edilmektedir. Ve hiç kimsenin kılı kımıldamıyor. Neden? Çünkü medya, insanın gaflet uykusuna dalması ve her şeyden habersiz olması için gerekli ortamı hazırlamıştır.

Öyle görünüyor ki, günümüzü de modern cahiliyenin üretilmesinde dünya medyası,  bu görevi üstlenmiştir. Yüzlerce uluslar arası televizyon kanalı ve yüz binlerce internet  sitesi öylesine bir ağ oluşturmuşlardır ki, günümüz insanını kendi girdaplarına alarak, medya patronlarının isteklerinin dışında düşünmelerine asla  müsaade edilmemektedir.

Gelişmiş medya organları, iki şey yaparlar. Birinci olarak yalan ve düzmece haberlerle algı operasyonu yaparlar ve böylelikle toplumun algısını kendi istedikleri tarafa yönlendirirler. İkinci olarak da, gelişmiş teknolojilerle, insanı bir sahneden diğerine çekebilmek için, çeşitli programlar, filimler ve bilgisayar oyunları vb. yaparlar ve böylelikle insanın başka konularda düşünme mecalini ondan alırlar.

İnsanın kulaklarını sağır eden müzikler, renga renk eğlence mekanları, binlerce genci meydanlarda toplayan konserler, milyonları stadlara veya ekran başına hapseden futbol ve benzeri spor organizasyonlarıyla, insana, başkalarını düşünmesi için ne zaman nede mecal bırakmışlardır.

Olur da bir gün bu renkli ve eğlenceli hayattan bıkıp ta, dünyada olup bitenleri görmek isteyenlerin gerçekleri görmemesi için, El-Cezire, El- Arabiye, BBC, CNN gibi haber kanalları dünyaya servis ettikleri yalan düzmece haber ve görüntülerle kişilerin algısını çok basit bir şekilde değiştirip, kendi renkli dünyalarına geri dönmelerini sağlayabiliyorlar.

Muasır dünyamızda modern cahliyenin teorize ve üretilmesinde medyanın çok ciddi rolu olduğunu müşahede etmekteyiz. Burada şöyle bir soru soralım: Peki böyle bir durum ve ortamda, İslam ülkelerinde ki medya nerde ve ne durumdadır ve nasıl bir sorumluluk üstlenmiştir?

İslam ülkelerinde ki medyanın durumu daha bir içler acısı, var olan iktidarlarının duruşlarına göre pozisyon alırlar. Özelikle de Suudi Arabistan, Katar gibi petrol zengi ülkelerin, İslam ülkelerinde yandaş medya oluşturup maddi destek verdiğini çok iyi biliyoruz.  Bu ülkeler, paranın gücüyle yandaş ülke, yandaş iktidar ve yandaş medya oluşturma peşindedirler.

Akıl, iz'an, insaf ve vicdan sahibi her insanın elinde ki medya ve diğer imkanlarla gaflet uykusuna dalmış insanlığın yüzüne bir avuç su atmalıdır.

- Elimizde ki kısıtlı medya imkanlarıyla şunları yapabiliriz:

- Zülüm altında inleyen mazlumların sesini tüm dünyaya duyurmalıdırlar.

- İnsanları özelliklede Müslümanları, tekfirci düşünceye karşı bilinçlendirmek.

- Halkın parasıyla, alınan silahların alımını deşifre edip yayınlamak

- Savaş çığırtkanlığı yapan, müstekbir ve emperyal güçlerin amaç ve hedeflerini deşifre etmek.

- Silah mafyasının bu ülkelerle olan bağlantılarını ifşa etmek.. vb

Kısacası, uykuda olan fıtratları uyandırmak ve insanı, doğru olan gerçeklerle bulaştırmak, elinde medya ve benzeri iletişim imkanları olan her vicdan sahibi insanın ve Müslümanın görevidir.

Muhammed İsmaili Dehki