Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-Nusra Cephesi'nin yok ettiği ve son kalan 2 militanın da durumunun belirsiz olduğu "Eğit donat" projesi mezunlarının Türkiye'den aldıkları çok sayıda silahı da Nusra'ya sattıkları ortaya çıktı.
Temmuz başında "büyük fetih" diye başlatılan ve Suriye’nin Halep kentine saldıran AKP, Suudi Arabistan ve Katar destekli El-Kaide'ye bağlı cihatçı çeteler büyük kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldı. Ardından başlatılan Lazkiye saldırısı ise büyük bir yenilgiyle sonuçlandı. Lübnan sınırında ki Zabadani kasabası ise büyük oranda temizlendi ancak döşenen mayınlar ve bubi tuzakları sebebiyle son dönemde ordu ilerleyişi yavaşladı ancak bölgenin ve kentin hemen tamamı cihatçılardan kurtarıldı. Suriye Ordusu'nun ayrıca Cisr El Şuğul bölgesine yönelik ilerleyişi sürerken IŞİD kontrolündeki Palmira'da da kuşatma tamamlandı ancak cihatçıların tüm tarihsel yapıyı patlatacakları yönündeki tehditler sebebiyle ilerleyiş yavaş ve temkinli hale geldi. Öte yandan MİT’in Eğit-Donat projesi kapsamında eğiterek donattığı ve Suriye’nin Azez bölgesine gönderdiği Türkmenlerin ellerindeki mühimmatları ve son derece gelişmiş silahları Nusra terör örgütüne teslim ettikleri iddia ediliyor. Nusra’nın saldırısı ile bulundukları bölgeyi terk ederek Türkiye’ye kaçmak zorunda kaldıkları şeklinde açıklamalarda bulunsalar da, bölgeden gelen bilgilere göre Türkiye tarafından verilen modern silahların bir kısmının gönüllü olarak Nusra’ya satıldığı diğer bir kısmının ise silahlarıyla birlikte El Kaide'nin Suriye kolu Nusra'ya katıldıkları ifade ediliyor. Nusra'ya yeni destek yolu AKP'nin uluslararası tepkilerden çekindiği için cihatçı Nusra terör örgütüne doğrudan silah veremediği, bu yolla Nusra’nın silah edinmesinin sağlandığı iddiaları da ciddi olarak seslendiriliyor. Büyük bir proje olarak sunulan ve esas amacı Suriyeli Türkmenleri rejime karşı savaşını desteklemek olan Eğit- Donat projesi kapsamında yaşama geçirilin Türkmen ordusu girişimi daha ilk adımda tökezlemiş görünüyor. Paraya ve ranta düştün olan, eğitim düzeyleri çok düşük olan ve askeri kabiliyetleri yetersiz olan bir avuç yağmacı katilden, ordu oluşturması amacıyla 5 milyon dolara yakın bir bütçenin MİT tarafından kullanıldığı belirtilirken, ilk adımda savaş bölgesini terk ederek Türkiye’ye kaçan bu çetelerin yeniden silahlandırılarak tekrar Suriye topraklarına sokulacağı söyleniyor. Türkmenlerin Türkiye sınırları içerisinde kalarak suça bulaşmalarını önlemeyi de hedefleyen bu projenin ikinci adımda ise doğrudan Lazkiye bölgesinin hedeflendiği belirtiliyor. Alevilerin yoğunlukla yaşadığı Lazkiye kentinin kırsalında, Türkiye sınır bölgesinde yaşayan Türkmenlerin o bölgede kalıcı mevziler elde ederek, oradan Lazkiye kentine yönelik saldırılarda bulunmaları hedefleniyor. Oluşturulan Türkmen ordusunda; Heysem Topalca ve Karınca Lakaplı Muhammed Abdullah, Adil Orli, Ayhan Orli, Ferid Mısri, Muhammed Akça,Ali Şahirli, Yusuf Baldır ve Tarık Şokta gibi daha önce onlarca kişinin katledilmesi eylemine katılmış eli kanlı canilerinde yönetici olarak görevlendirildiği belirtiliyor. Yeni terör birliği kuruldu Suriye Ordusu'nun Gab düzlükleri ve İdlib kırsalındaki ilerleyişinin ardından cihatçılar bölgede 16 çeteden oluşan yeni bir birlik kurdular. El Kuds el-Arabi’den YDH'ın aktardığı habere göre Ceyş en-Nasr (Zafer Ordusu) adını alan yeni grubun Hama ve kırsalını ele geçirme hedefiyle kuruldu. Suriye Ordusu'nun ilerleyişini durdurmak ve Hama’yı ele geçirmek için kurulduğu açıklanan Zafer Ordusu’nun şu silahlı gruplardan oluştuğu bildirildi: Şam Cephesi, Gab Kartalları, Dağ Kartalları, Suriye’nin Fedaileri, 101. Bölük. Kurtuluş Savaşçıları Cephesi, 6. Tugay, 111. Tugay. Şam Beldesi Tugayı, 60. Tugay, 111. Alay, Cihat Kartalalrı Tugayı, Treysime Şehitleri Tugayı, el-Meşhur Tugayları ve el-Adiyat Tugayları.