Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Washington’un Ortadoğu’daki alışıldık baskı siyaseti yeni bir örnekle yeniden gündeme geldi. ABD Başkanı Donald Trump, Irak’ta olası bir hükümet senaryosunu gerekçe göstererek Bağdat yönetimini ekonomik ve siyasi baskı altına almaya çalıştı. Trump’ın çıkışı, bölgesel istikrarı hiçe sayan ve halk iradesini yok sayan bir yaklaşım olarak değerlendirildi.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Trump, Nuri el-Maliki’yi hedef alarak “çılgın politika ve ideoloji” suçlamasında bulundu. Bu ifadelerle yetinmeyen Trump, ABD’nin Irak’a sağladığı yardımların Maliki’nin siyasi geleceğine bağlı olacağını öne sürerek, desteği açık bir pazarlık ve şantaj unsuruna dönüştürdü.
Iraklı siyasi çevreler ve bölgeyi yakından izleyen gözlemciler, bu açıklamaların Bağdat’ın egemenliğine doğrudan müdahale anlamı taşıdığına dikkat çekiyor. Bir ülkenin başbakanını kimin seçeceğine dair tehdidin Washington’dan gelmesi, ABD’nin demokrasi söylemiyle sahadaki uygulamaları arasındaki derin çelişkiyi bir kez daha ortaya koydu.
Direniş yanlısı çevreler ise Trump’ın bu tavrının yeni olmadığını, ABD’nin uzun süredir Ortadoğu’da yardımları ve yaptırımları siyasi hizaya çekme aracı olarak kullandığını vurguluyor. Irak halkının iradesini hedef alan bu yaklaşımın, dış baskılara karşı bağımsız duruşu daha da güçlendireceği ifade ediliyor.
Son gelişmeler, Irak’ın iç siyasi sürecinin dış tehditlerle şekillendirilmeye çalışıldığını bir kez daha gösterirken, bölgede gerçek istikrarın ancak yabancı müdahalelerin sona ermesiyle mümkün olacağına dair görüşleri güçlendiriyor.
yorumunuz