28 Ocak 2026 - 19:20
Ortadoğu’da Gerilim Tırmanıyor: Üçüncü Körfez Savaşı İhtimali, Yeni Stratejik Dönemeç

Middle East Eye Genel Yayın Yönetmeni David Hearst, son analizinde Ortadoğu’nun “Üçüncü Körfez Savaşı”na çok yakın olduğunu ve özellikle İsrail’in agresif dış politika adımlarının Arap dünyasında beklenmedik bir eksen kaymasına yol açtığını vurguladı. Bu durum, bölgedeki diplomatik ve askeri dengeleri yeniden şekillendiriyor.

Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı -ABNA- Middle East Eye Genel Yayın Yönetmeni David Hearst’in bugün yayımlanan analizine göre, Orta Doğu şu anda tarihî risklerle karşı karşıya: Bölgede kapsamlı bir çatışma, artık sadece teorik bir senaryo değil, somut bir olasılık olarak masada duruyor. Hearst, mevcut gerginlik ortamında İsrail’in askeri adımlarının ve dış politika tercihlerinin, Arap devletleri ile olan ilişkileri sarsarak yeni bir stratejik kırılma yarattığını belirtiyor. Analizde özellikle İsrail’in saldırgan politikaları ele alınıyor. İsrail’in son dönemde bölgedeki bazı aktörlere yönelik sert eylemleri ve provokatif adımları, geleneksel Arap güvenlik cepheleri içinde bile derin kuşkular uyandırıyor. Bu davranışlar, sadece Filistin meselesiyle sınırlı kalmayıp daha geniş çaplı jeopolitik gerilimlere yol açabilecek nitelikte olarak değerlendiriliyor. Hearst’in değerlendirmesinde dikkat çeken bir diğer husus da İsrail’in diplomaside yalnızlaşmaya başlaması. Bazı Körfez ülkelerinin İsrail’le normalleşme çabalarına soğuk yaklaşması ve hatta alternatif güvenlik işbirlikleri arayışına girmesi, bölgedeki geleneksel ittifakların yeniden düşünülmesine neden oluyor. Son gelişmeler, Riyad’ın İsrail ile ilişkilerde Filistin meselesi üzerinde daha sert bir tutum sergileyebileceğini gösteriyor; bu da mevcut normalleşme beklentilerini zayıflatıyor. Aynı zamanda bölgedeki savunma dengeleri de hassas bir noktada. İran ile İsrail arasındaki gerilim, zaman zaman doğrudan çatışma seviyesine yaklaşıyor ve bu durum, diğer aktörlerin tutumlarını da etkiliyor. İran’ın tepkilerinin giderek daha sertleştiği ve bölge aktörlerinin bu yeni gerçekliğe göre pozisyon almak zorunda kaldığı gözlemleniyor. Hearst’in analizine göre, bu tür gelişmeler sadece kısa vadeli krizlerle sınırlı kalmayabilir; uzun vadede bölgesel güç dengelerini dönüştürebilecek yeni bir Ortadoğu stratejik mimarisi için zemin hazırlayabilir. Bu da hem diplomasi alanında hem de askeri dengelerde ciddi yeniden yapılandırmalar anlamına geliyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha