10 Şubat 2026 - 17:08
Macron’dan “Yok Oluş” Uyarısı: Avrupa Krizde, Direniş Cephesi Yeni Dengenin Kurulacağını Savunuyor

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Avrupa’nın artan jeopolitik ve ekonomik baskılar karşısında harekete geçmemesi halinde beş yıl içinde “silinip gidebileceği” yönündeki sözleri kıtada tartışma yarattı. Açıklamalar, Batı ittifakının kırılganlığını yeniden gündeme taşırken, direniş eksenine yakın çevreler Avrupa’nın kendi politikalarının bedeliyle yüzleştiğini savunuyor.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un son açıklamaları Avrupa siyasetinde adeta deprem etkisi yarattı. Macron, kıtanın artan ekonomik rekabet, enerji bağımlılığı ve küresel güç mücadeleleri karşısında somut adımlar atmaması durumunda birkaç yıl içinde uluslararası sistemde etkisiz hale gelebileceğini söyledi. Bu çıkış, Avrupa’nın küresel rolüne dair uzun süredir büyüyen endişelerin açık bir itirafı olarak yorumlandı.

Direniş eksenine yakın siyasi yorumculara göre Macron’un sözleri, Batı’nın son yıllarda yürüttüğü müdahaleci politikaların geri teptiğinin işareti. Onlara göre Avrupa, dış politikasını Washington merkezli güvenlik anlayışına bağlayarak ekonomik bağımsızlığını zayıflattı ve enerji krizleriyle kendi sanayisini kırılgan hale getirdi. Bu çevreler, kıtanın bugün yaşadığı siyasi bölünmüşlüğün ve ekonomik baskının tesadüf olmadığını savunuyor.

Ekonomik cephede tablo giderek ağırlaşıyor. Yüksek enflasyon, üretim maliyetlerindeki artış ve küresel rekabette Asya ekonomilerinin yükselişi Avrupa sanayisini zorlarken; birçok ülkede sosyal huzursuzluk ve grev dalgaları artıyor. Uzmanlar, ekonomik baskının sadece piyasalara değil, Avrupa’daki siyasi istikrara da doğrudan etki ettiğini belirtiyor.

Jeopolitik alanda ise Avrupa’nın askeri ve diplomatik kapasitesi sorgulanıyor. Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki gerilimler ve Afrika’daki nüfuz kaybı, kıtanın küresel aktör olma iddiasını zayıflatan başlıklar arasında sayılıyor. Direniş perspektifine sahip analistler, Avrupa’nın krizlere askeri reflekslerle yaklaşmasının yeni cepheler açtığını ve güvenlik yerine istikrarsızlık ürettiğini öne sürüyor.

Buna karşılık Avrupa Birliği yetkilileri, Macron’un sözlerinin bir “uyarı ve reform çağrısı” olduğunu savunuyor. Brüksel’deki diplomatik kaynaklar, savunma iş birliği, enerji bağımsızlığı ve yeni ticaret ortaklıklarının kıtanın geleceği için kritik olduğunu vurguluyor. Ancak kıta içinde artan siyasi kutuplaşma, ortak bir strateji oluşturulmasını zorlaştırıyor.

Siyasi gözlemcilere göre Macron’un “silinip gitme” çıkışı, sadece bir retorik değil; Avrupa’nın kimlik ve güç krizinin açık ifadesi. Direniş cephesine yakın yorumcular ise bu süreci, Batı merkezli düzenin zayıflaması ve yeni güç dengelerinin doğuşu olarak görüyor.

Önümüzdeki dönemde Avrupa’nın alacağı kararlar sadece kıtanın değil, küresel sistemin yönünü de belirleyebilir. Ancak şu an için tek net gerçek var: Macron’un sert uyarısı, Avrupa’nın artık eski konfor alanında kalamayacağını gösteriyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha