18 Mart 2026 - 22:52
Devrim Lideri’nin Mesajındaki 12 Temel İlke – Bölüm 5: İran Milletinin Geleceği İzzet, Güç ve Selamet

Araştırmacı Mehdi Zencani, İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei’nin ilk mesajındaki on iki temel ilkeyi ele aldığı analiz dizisinin beşinci bölümünde, İran milletinin geleceğini şekillendiren temel başlıkları izzet, güç ve selamet ekseninde değerlendirdi. Zencani’ye göre liderin İran halkına yaptığı vurgu, milliyetçi bir söylemden değil; ümmet bilinci, direniş cephesi ve ilahi sorumluluk anlayışından kaynaklanıyor.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei’nin, İran milletinin rolüne yaptığı güçlü vurgu hiçbir şekilde aşırı milliyetçilik ya da abartılı vatanseverlik zemininde şekillenmiyor. Lider, İran halkının konumunu; komşuluk ilişkileri, İslam ülkeleriyle kardeşlik, dünya Müslümanları ve mazlumları için savunma ve dua sorumluluğu ile birlikte ele alıyor ve bu yaklaşımı sürekli vurguluyor.

Ayetullah Hamenei liderlik döneminin ilk mesajında, İran milletinin yerinde ve belirleyici rolünü özellikle ön plana çıkarıyor. Mesajda, milletin Ammarvari bilinçli varlığı olmadan; liderliğin ve görevi halka hizmet etmek olan kurumların gerçek anlamda etkin olamayacağı ifade ediliyor. Lider bu hakikatin gerçekleşmesini iki temel kanada bağlıyor:

Birincisi Yüce Allah’ı anmak, O’na tevekkül etmek ve Masum İmamların (a.s.) pak nurlarına tevessül etmek; ikincisi ise milletin tüm kesimleri arasında birlik. Lider bu ilahi bağı “en büyük iksir” ve “kırmızı kükürt” olarak nitelendirerek bunun düşmana karşı kesin zafer ve büyük açılımların teminatı olduğunu, bu nimetin İran milletinde bulunduğunu ancak düşmanların bundan yoksun olduğunu vurguluyor.

Araştırmacı Mehdi Zencani, Ayetullah Hamenei’nin ilk mesajındaki on iki kilit noktayı ele aldığı yazı dizisinde bu mesajın bilgisel, ahlaki ve toplumsal boyutlarını inceliyor. Dizinin beşinci bölümünde ise “İran Milletinin Geleceği: İzzet, Güç ve Selamet” başlığı ele alınıyor.

Zencani, önceki dört yazıda İmamet ve İntizar, Velayet ve Liderlik, Cumhuriyet ve Halk gibi başlıkların İslam Cumhuriyeti sisteminin epistemolojik ve teorik temelleri olarak ele alındığını hatırlatıyor. Bu temellerin, Ayetullah Seyyid Mücteba Hamenei’nin liderlik görevini üstlendikten sonra yayımladığı ilk mesajda da özellikle vurgulandığını belirten Zencani, bu bölümden itibaren liderin stratejik yönelimleri ve temel politikaları üzerinde durulduğunu ifade ediyor.

Zencani’ye göre Devrim’in üçüncü lideri, liderlik döneminin adeta “açılış manifestosu” sayılan bu mesajında yedi farklı kesime hitap ediyor:

İmam Mehdi’ye (a.f.), büyük İran milletine, cesur mücahitlere, Siyonist-Amerikan saldırganlığında zarar görenlere, bölgedeki bazı ülkelerin etkili aktörlerine, şehit lidere ve yeni liderliği destekleyenlere.

Bu bölümde özellikle cumhuriyet ve halk egemenliği tartışmasının devamı olarak İran milletinin rolü ve sahnedeki varlığının değeri inceleniyor. Zencani, halkın cumhuriyet sisteminin bir unsuru olarak görülmesiyle, İran milletinin İslam Cumhuriyeti içindeki tarihsel ve belirleyici rolü arasında fark bulunduğunu vurguluyor. Liderin ifadesine göre, şehit liderin yokluğunda milletin rolü fiilen liderlik düzeyine yükselmiştir.

Ayetullah Hamenei, liderlik döneminin ilk mesajını iki temel dua ve selamla başlatıp yine aynı şekilde tamamlıyor. Mesaj İmam Mehdi’ye (a.f.) selamla başlıyor ve Ramazan ayının bereketli günlerinde İran milletiyle birlikte tüm Müslümanlar ve dünya mazlumları için ilahi lütuf talebi ile devam ediyor. Mesajın sonunda ise İmam Mehdi’den, Allah katında; düşmana karşı kesin zafer, millet için izzet ve refah, vefat edenler için ise ahiret selameti talep ediliyor. Ayrıca şehit liderin yüce ruhundan, İran milleti ve Direniş Cephesi halklarının ilerlemesi için dua etmesi isteniyor.

Mesajın ikinci bölümünde lider açıkça “Sözüm büyük İran milletinedir” diyerek halka sesleniyor ve kendisini “sizin hizmetkârınız” olarak tanımlıyor. Meclis-i Huberagan’ın liderlik oylamasının sonucunu halkla aynı anda devlet televizyonu aracılığıyla öğrendiğini söylemesi, lider ile millet arasında kurulan eşitlik ve yakınlık bağını gösteriyor.

Ayetullah Hamenei, seleflerinin halkla kurduğu ilişkiyi bir “sanat” olarak tanımlıyor ve bunun etkisini şöyle ifade ediyor:

  • Ülkenin birkaç gün boyunca lider ve başkomutansız kaldığı dönemde halkın sahnedeki varlığı açıkça görüldü.
  • İran milletinin basireti ve cesareti dostları hayran bıraktı, düşmanları ise şaşkına çevirdi.
  • Ülkenin istikrarını ve gücünü koruyan aslında bizzat halkın kendisi oldu.

Lider, İran milletinin Ammarvari duruşunun önemini vurgulayarak geleceğe dair halk ve liderliğin ortak görevlerini altı başlıkta sıralıyor.

Birincisi milletin tüm kesimleri arasında birlik ve zor zamanlarda ihtilaflı konuların bir kenara bırakılmasıdır.

İkincisi toplumsal sahnede etkin varlık; savaş günlerinde olduğu gibi sosyal, siyasi, kültürel ve güvenlik alanlarında doğru roller üstlenilmesidir. Lider bu rollerin hatırlatılmasının liderliğin ve bazı yetkililerin görevi olduğunu belirtiyor ve yeni liderlikle yapılan biatin aslında İslam Cumhuriyeti sistemiyle yapılan bir biat olduğunu ifade ediyor.

Üçüncüsü zamanın şartlarını doğru okumak ve dünya mazlumlarının adil taleplerini savunmak. Bu bağlamda özellikle Filistin davasının İslam ümmetinin merkezi meselesi olduğuna dikkat çekiliyor ve Dünya Kudüs Günü yürüyüşlerine katılımın önemine vurgu yapılıyor.

Dördüncüsü karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma. Lider bunun İran toplumunun kadim özelliklerinden biri olduğunu belirterek zor durumda olan kesimlere özel destek verilmesini istiyor.

Beşincisi şehitler, gaziler ve savaş mağdurlarıyla dayanışma; zararların telafisinin talep edilmesi ve saldırgan düşmandan tazminat alınmasının takip edilmesi.

Altıncısı ise silahlı kuvvetlerden vatan savunmasının sürdürülmesinin talep edilmesi. Lider, halkın güçlü desteğinin etkili ve düşmanı pişman edecek bir savunmanın devamı yönünde olduğunu ifade ediyor.

Zencani’ye göre Devrim Lideri’nin İran milletine yaptığı vurgu, kesinlikle aşırı milliyetçi bir perspektiften kaynaklanmıyor. Ayetullah Hamenei, İslam ülkeleriyle kardeşlik, komşularla iyi ilişkiler ve dünya mazlumlarının savunulması çağrısını yineliyor. İslam Cumhuriyeti’nin bölgede hiçbir şekilde sömürgeci veya hegemonik bir düzen kurma niyetinde olmadığını, aksine tüm komşularla samimi ve karşılıklı ilişkiler geliştirmeye hazır olduğunu vurguluyor.

Lider ayrıca Yemen, Gazze, Lübnan ve Irak halklarının mücadelesini selamlıyor ve Direniş Cephesi ülkelerini İran’ın en yakın dostları olarak nitelendiriyor. Bu yaklaşım, Zencani’ye göre İslam dünyasının bugün küresel küfür cephesiyle karşı karşıya bulunduğu mücadeleye uygun stratejik ve geleceğe dönük bir perspektifi yansıtıyor.

Araştırmacı Mehdi Zencani’nin, Devrim Lideri’nin mesajındaki on iki temel ilkeye ilişkin analiz dizisinin diğer bölümlerinin de önümüzdeki günlerde yayımlanmaya devam edeceği bildirildi.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha