30 Nisan 2026 - 08:00
Dünya Ehl‑i Beyt (a.s) Genel Sekreteri: “Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney, Şehid İmam’ın Nüshasıdır”

Dünya Ehl‑i Beyt (a.s.) Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani, Hz. İmam Rıza’nın (a.s.) veladet gecesinde Kum’da Azerbaycanlı talebelerin kurduğu mokebde yaptığı konuşmada, Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney’in şahsiyetini “Şehid İmam’ın özelliklerini taşıyan adil bir müctehid” olarak nitelendirdi. Ramazani, İslam, liderlik ve milletin İslam Cumhuriyeti’nin üç temel rüknü olduğunu vurguladı.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA:  Dünya Ehl‑i Beyt (a.s.) Genel Sekreteri ve Uzmanlar Meclisi Üyesi Ayetullah Rıza Ramazani, Hz. Ali bin Musa er-Rıza’nın (a.s.) mübarek doğum gecesinde Kum’da ikamet eden Azerbaycanlı talebelerin mokebinde yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi.

Konuşmasına bu mübarek gecede âlimler, genç ruhaniyet mensupları ve katılımcılarla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek başlayan Ramazani, meclise girer girmez manevî tatlılık, izzet, keramet ve gayret atmosferinin hissedildiğini belirtti. Hüccetü’l-İslam Sabir gibi faziletli ve takva sahibi âlimlerin hizmetinden övgüyle söz etti.

Azerbaycan’ın Köklü İlmi Kimliği

Ramazani, Azerbaycan’ın Şii kimliğiyle tarih boyunca İran’la derin ortaklıklara sahip olduğunu belirterek, Nahçıvanlı, Kafkasyalı ve Bakülü büyük âlimlerin fıkıh, felsefe ve irfan alanındaki mirasına dikkat çekti. Genç nesle bu köklerin anlatılması gerektiğini vurgulayan Ramazani, “Bugün yaşananlar bir seraptır; Azerbaycan’ın derin kimliğine zarar veremeyecekler” dedi.

Azerbaycan’ın İran, İslam Devrimi ve velayetle bağının açık olduğunu ifade eden Ramazani, burada devrimci ve Şii çizgide eğitim alan talebelerin ülkelerinde Ehl‑i Beyt kültürünü yayacaklarını söyledi. Dünyanın Ehl‑i Beyt kültürüne susadığını belirten Ramazani, baskıya uğrayan din adamlarının da en kısa sürede kurtuluşa ermeleri temennisinde bulundu.

“Küresel Bir Dirilişle Karşı Karşıyayız”

Ramazani, yaklaşık iki aydır sokaklarda olan halk hareketini “küresel bir bi’set (diriliş)” olarak tanımladı. Bu hareketin yalnızca İslam ümmetinden değil, insanlığın tamamından doğduğunu, hatta gayrimüslimlerin de katılım gösterdiğini ifade etti. İmam Humeyni’nin (r.a.) İmam Mehdi’nin (a.f.) veladetini yalnızca Müslümanlara değil, tüm mazlumlara tebrik etmesini hatırlattı.

İslam, Liderlik ve Millet: Üç Temel Rükün

İslam Cumhuriyeti’nin üç temel rüknünün İslam, liderlik ve millet olduğunu belirten Ramazani, burada kastedilenin “Nebevi kökten gelen Alevî, Hüseynî ve Fatımî İslam” olduğunu söyledi. Bu İslam’ın zulme karşı duran, ne tahakkümü ne de tahakküm altına girmeyi kabul eden bir İslam olduğunu vurguladı.

Afrika’da sömürgeci devletlerin (Hollanda, Fransa, İngiltere, İspanya) yüzyıllarca süren işgallerini ve Senegal ile Gana’daki “Köle Adası” örneğini hatırlatan Ramazani, modern dünyada köleliğin biçim değiştirerek devam ettiğini söyledi. Bazı komşu ülkelerin topraklarını İslam düşmanlarının üslerine dönüştürdüğünü, halk iradesinin bastırıldığını dile getirdi.

“İslam Mazlumların Dinidir”

Ramazani, gerçek İslam’ın mazlumların, yoksulların ve onur mücadelesi verenlerin dini olduğunu belirterek, “Ne zorbalık İslam’ı ne de boyun eğen İslam; mazluma yardım etmeyi farz bilen İslam” dedi. İmam Humeyni’nin “İnsanı kurtaracak olan İslam, İslam-ı Muhammedi’dir” sözünü hatırlattı.

Birçok Müslüman ülkede İslam’ın anayasal temel olarak yer almadığını, hatta Müslüman nüfus çoğunlukta olsa bile zalimlere karşı durabilecek bir İslami iradenin görülmediğini ifade etti.

Liderlik Ehliyet İşidir

Ramazani, Ehl‑i Beyt öğretisinde liderliğin ya masum ya da adil kimselere ait olduğunu belirtti. ABD’de özgürlük iddialarına rağmen Epstein skandalı gibi örneklerle kirli isimlerin yönetimde olduğunu söyledi.

İmam Humeyni’yi hikmet sahibi fakih, arif, zahid ve cesur bir rehber olarak tanımlayan Ramazani, Şehid İmam’ın da zühd ve adalet örneği olduğunu ifade etti.

“Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney, Şehid İmam’ın Nüshasıdır”

Ramazani konuşmasının en dikkat çekici bölümünde şu ifadeleri kullandı:

“Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney, Şehid İmam için saydığımız tüm özelliklere sahiptir; adil bir müctehid, mütevazı ve ilahî edeple donanmış bir şahsiyettir. Allah’a karşı edep, halka karşı edep ve nefis terbiyesi onda gerçek anlamıyla mevcuttur. Mevla’nın emrine itaat eden, nefsin hevasına karşı duran ve İslam dünyası ile istikbar cephesine dair derin bir basirete sahip bir liderdir.”

Uzmanlar Meclisi’nin 1368 yılında Şehid İmam’ı, 1404 yılı Esfend haftasında ise Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney’i İslam Cumhuriyeti Lideri ve Müslümanların Veliyyü’l-Emri olarak seçtiğini hatırlattı.

“En İyi Siyasi Sistem”

Ramazani, İslam Cumhuriyeti’ni dünyanın en iyi siyasi sistemi olarak nitelendirerek, muhalif kesimlerden dahi liderliğin büyüklüğüne dair itiraflar geldiğini söyledi. Yıllardır bu şahsiyetlere yönelik “manevî ve fikrî suikast” girişimlerinin sürdüğünü belirtti.

Zaferin Şartı: İman ve Velayet

İmam Şehid’in öğrettiği gibi düşmandan korkmamak gerektiğini vurgulayan Ramazani, Hz. Musa’nın (a.s.) “İnne me‘iye Rabbi seyehdîn” sözünü hatırlattı. Allah’ın velayeti ve Ehl‑i Beyt imamlarının velayeti altında olanların mutlaka zafere ulaşacağını söyledi: “Ya şehit olursunuz ya galip gelirsiniz; her iki durumda da kazanan sizsiniz.”

Kur’an ayetlerinde de iman cephesinin galip geleceğinin bildirildiğini ifade eden Ramazani, emperyalist-siyonist planların Şehid Lider’in şahadetinden sonra ülkeyi bölme hedefinin başarısız olduğunu belirtti.

“Halk, Yorgunluğu Yordu”

Halkın iki aydır sahada olduğunu, düşmanı yorduğunu ve bunun küresel dirilişin işareti olduğunu söyleyen Ramazani, bu sürecin İmam Mehdi’nin (a.f.) zuhuru için zemin hazırladığını ifade etti.

Sekiz yıllık savunma dönemi, şehitler, alimler, komutanlar ve hatta çocukların verdiği bedellere dikkat çeken Ramazani, bu temiz kanların zaferin teminatı olduğunu söyledi.

“Zaman Vur‑Kaç Zamanı Değil”

Ramazani, küresel istikbarın ömrünün sonuna geldiğini belirterek, “Artık vur‑kaç dönemi bitmiştir. Eğer İslam topraklarına saldırırlarsa sonunu onlar belirleyemeyecek; son, zillet ve istikbarın çöküşü olacaktır” dedi.

İmam Hüseyin’in (a.s.) “Heyhât mine’z-zille” sözünü hatırlatan Ramazani, asıl gücün “Allahu Ekber” gücü olduğunu vurguladı. Hendek Savaşı’nda Peygamber Efendimizin (s.a.a.) üç bin kişilik orduyla on bin kişilik küfre karşı verdiği mücadeleyi örnek gösterdi.

İmanın Gücü ve Halkın Dönüşü

“İman varsa Amerika hiçbir şey yapamaz” diyen Ramazani, çocuklara imanın öğretilmesi gerektiğini söyledi. Savaş zamanlarında birçok ülkede halkın kaçtığını, ancak İran’da insanların geri döndüğünü ifade etti. Kum’da 80’den fazla gayri İranî mokeb bulunduğunu, en az 18 ülkenin temsil edildiğini belirterek bunun halkın inanç ve aidiyet göstergesi olduğunu vurguladı.

Ramazani konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Zafer iman cephesinindir. Yeter ki sancağı sağlam tutalım ve onu yere düşürmeyelim. Nusret Allah’tandır.”

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha