Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- İsrail ile Lübnan arasındaki sınır hattında gerilim sürerken, sahadaki askeri hareketlilik diplomatik temasların gölgesinde yeni bir boyut kazandı. İsrail ordusunun güney Lübnan’daki bazı bölgelerde yoğun hava saldırıları ve topçu atışlarıyla baskıyı artırdığı, bu hamlelerin olası müzakere süreci öncesinde sahada avantaj elde etmeyi amaçladığı değerlendiriliyor.
Buna karşın Hizbullah’ın, yoğun bombardıman ve kuşatma koşullarına rağmen operasyonlarını sürdürmesi dikkat çekiyor. Son günlerde sınır hattındaki askeri mevzilere ve ileri karakollara yönelik gerçekleştirilen saldırılar, örgütün sahadaki hareket kabiliyetini koruduğunu ortaya koydu.
Askeri gözlemcilere göre Hizbullah’ın özellikle dar alanlarda ve yoğun gözetim altında operasyon düzenleyebilmesi, çatışmanın karakterinde önemli bir değişime işaret ediyor. İsrail’in teknolojik üstünlüğü ve yoğun istihbarat faaliyetlerine rağmen direniş unsurlarının sahada varlık göstermeyi sürdürmesi, uzun süreli bir yıpratma stratejisinin uygulandığı yorumlarına yol açıyor.
Öte yandan Tel Aviv yönetiminin kuzey cephesinde güvenlik baskısını artırdığı, sınır hattındaki yerleşimlerde askeri tedbirlerin genişletildiği bildiriliyor. İsrail medyasında yer alan değerlendirmelerde ise kuzey sınırındaki güvenlik durumunun uzun vadeli bir belirsizlik yarattığına dikkat çekiliyor.
Diplomatik kaynaklar, ABD ve bazı bölgesel aktörlerin gerilimi düşürmek amacıyla dolaylı temaslar yürüttüğünü aktarsa da sahadaki askeri gelişmelerin müzakere sürecini zorlaştırabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre Hizbullah’ın kuşatma altındaki bölgelerde dahi operasyon düzenleyebilmesi, yalnızca askeri bir kapasite göstergesi değil; aynı zamanda müzakere sürecinde sahadaki dengeyi etkileyebilecek stratejik bir mesaj niteliği taşıyor. Güney Lübnan’daki gelişmelerin önümüzdeki günlerde hem diplomatik hem de askeri açıdan belirleyici olması bekleniyor.
yorumunuz