Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Lübnan siyasetinde tansiyon, İsrail ile yürütülen müzakere süreci ve bu sürecin Direniş eksenine etkileri üzerinden yeniden yükseldi. Hizbullah milletvekili Muhammed Raad, yaptığı son değerlendirmelerde ülkedeki mevcut siyasi havayı hedef aldı. Raad, gündemde olan “silahın devlet tekelinde toplanması” tartışmalarının, İsrail’in tehditlerinin sürdüğü bir dönemde masaya getirilmesini “zamanlama ve niyet açısından şüpheli” olarak nitelendirdi.
Raad, İsrail ile sürdürülen diplomatik süreçlerin, Lübnan’ın savunma kapasitesini zayıflatmaya yönelik bir kılıf olduğunu savundu. “İşgalin gölgesinde, saldırıların devam ettiği ve sınır hattının yangın yerine döndüğü bir atmosferde Direniş’in elindeki imkanları tartışmaya açmak, sahada düşmana alan kazandırmaktan başka bir işe yaramaz” ifadelerini kullanan Raad, hükümet kanadından gelen kimi söylemlerin ulusal güvenlikten ziyade siyasi bir tasfiye amacı taşıdığını öne sürdü.
Lübnan’ın mevcut krizlerden çıkışının dış baskılara boyun eğmekle değil, iç birliğin korunmasıyla mümkün olacağını belirten Hizbullahlı vekil, özellikle ABD üzerinden yürütülen müzakere trafiğinin Direniş’i pasifize etmeyi hedeflediğini iddia etti.
Siyasi gözlemciler, Raad’ın bu açıklamalarının Beyrut hükümetinin üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekiyor. Bir yandan ekonomik krizle boğuşan, diğer yandan İsrail saldırılarıyla başa çıkmaya çalışan Lübnan yönetiminin, Hizbullah ile olan bu gerilimi nasıl yöneteceği ise merak konusu. Analistler, “silah tartışmasının” uzun süredir Lübnan’ın iç siyasetinin en hassas fay hatlarından biri olduğunu ve her bölgesel kırılmada bu konunun yeniden patlama noktasına geldiğini belirtiyor.
Şu aşamada Hizbullah cephesi, sahadaki askeri varlığını bir “caydırıcılık unsuru” olarak tanımlamaya devam ederken, siyasi arenada ise kendi statüsünü korumaya yönelik söylemini daha da sertleştirmiş durumda.
yorumunuz