6 Haziran 2026 - 17:37
Kuveyt ve Bahreyn'de alarm: Siren sesleri duyuldu

Bahreyn İçişleri Bakanlığı, ülkede sirenlerin devreye girdiğini duyurarak Bahreynlilerden ve ülkede yaşayan yabancılardan sakin kalmalarını ve en yakın güvenli bölgelere yönelmelerini istedi. Kuveyt’te patlama seslerinin duyulmasının ardından Bahreyn’de de sirenlerin çalması üzerine, gelişmelere ilişkin haberlerin resmi kanallardan takip edilmesi çağrısında bulunuldu.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA:Bahreyn İçişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, ülkede sirenlerin devreye girdiği belirtildi. Açıklamada, Kuveyt’te patlama seslerinin duyulmasının ardından Bahreyn’de de sirenlerin çalması üzerine Bahreynlilerden ve ülkede yaşayan yabancılardan sakin kalmaları ve en yakın güvenli bölgelere yönelmeleri istendiği aktarıldı. Ayrıca, gelişmelere ilişkin haberlerin resmi kanallar üzerinden takip edilmesi çağrısında bulunulduğu kaydedildi.

Kuveyt ordusu ise daha önce yaptığı açıklamada, hava savunma sistemlerinin ülkeye yönelik füze ve İHA saldırıları nedeniyle devreye girdiğini duyurmuştu. Bu saldırıların, İran ile ABD arasındaki gerilimin doğrudan bir yansıması olduğu değerlendiriliyor.

Sivillerin hedef alınması endişesi

Gözlemciler, Kuveyt ve Bahreyn gibi ülkelerde sivil savunma çağrılarının yapılmasının, çatışmanın artık askeri hedeflerle sınırlı kalmadığını gösterdiğini belirtiyor. Her ne kadar saldırıların ABD üslerini hedef aldığı ifade edilse de, bu üslerin yoğun nüfuslu bölgelerde bulunması nedeniyle sivillerin de risk altında olduğu vurgulanıyor. Uzmanlar, böyle bir durumda uluslararası insancıl hukukun “ayrım ilkesi” gereği tarafların askeri hedefler ile sivil halkı ayırt etme yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatıyor.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı’nın “sakin kalın” uyarısı, yetkililerin panik yönetimi konusunda hassas davrandığı şeklinde yorumlanıyor. Ancak eleştirmenler, bu tür çağrıların aynı zamanda halkın tehlikenin boyutu hakkında tam olarak bilgilendirilmediği anlamına da gelebileceğini ifade ediyor. Resmi kanallardan takip edilmesi yönündeki talimatın, sosyal medyada yayılabilecek asılsız bilgilere karşı bir önlem olarak tasarlandığı belirtiliyor.

Çifte standart ve bölgesel güvenlik tartışması

Bölge analistleri, ABD’nin kendi üslerini koruma adına başlattığı operasyonların, müttefik ülkelerin topraklarını doğrudan hedef haline getirdiğine dikkat çekiyor. Kuveyt ve Bahreyn gibi ülkelerin, ABD’nin bölgesel askeri varlığına ev sahipliği yapmasının, onları İran’ın misillemelerine karşı daha savunmasız kıldığı ifade ediliyor.

Tarihsel olarak, ABD’nin “koruma” sözü verdiği müttefiklerinin çatışmalarda en çok zarar gören taraflar arasında yer aldığı hatırlatılıyor. Irak’ın 2003 işgalinin ardından ülkenin altyapısının büyük ölçüde tahrip olduğu, Libya’da ise Batı müdahalesi sonrasında devlet otoritesinin tamamen çöktüğü anımsatılıyor. Bu örneklerin, ABD’nin bölgedeki müttefiklerine “güvenli liman” olmaktan çok “hedef tahtası” olma riski taşıdığı şeklinde değerlendirildiği aktarılıyor.

Körfez ülkelerinin çaresizliği

Kuveyt ve Bahreyn gibi küçük Körfez ülkelerinin, kendi egemenlikleri konusunda sınırlı karar alma kapasitesine sahip olduğu gözlemleniyor. Bir yandan ABD ile güvenlik anlaşmalarına bağlı olan bu ülkelerin, diğer yandan İran’a karşı doğrudan bir askeri çatışmaya sürüklenmek istemediği belirtiliyor. Sivil savunma çağrılarının, bu ikilemi yönetme çabasının bir parçası olduğu değerlendiriliyor.

Uzmanlar, yaşanan son gelişmelerin, bölgedeki tüm tarafların angajman kurallarının yeniden tanımlanması gerektiğini ortaya koyduğunu ifade ediyor. Sadece askeri hedeflerin değil, aynı zamanda sivil halkın ve sivil altyapının korunmasına yönelik mekanizmaların acilen devreye sokulması gerektiği vurgulanıyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha