27 Haziran 2026 - 18:32
Hizbullah milletvekili: İsrail savaşta alamadığını iç savaşla almak istiyor

Lübnan ile İsrail arasında ABD’nin arabuluculuğunda imzalanan çerçeve anlaşmaya Hizbullah cephesinden sert tepkiler geldi. Hizbullah milletvekili Amin Sherri, İsrail’in askeri çatışmada elde edemediklerini Lübnan halkı arasında çıkaracağı bir iç savaşla kazanmaya çalıştığını belirtti. Lübnan Caferi Müftüsü Ahmet Kablan ise anlaşmayı “Lübnan tarihinin en büyük ulusal felaketi” olarak nitelendirirken, anlaşmanın İsrail’e Lübnan toprakları üzerinde fiili bir vesayet tanıdığını belirtti.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Lübnan ile İsrail arasında 26 Haziran’da Washington’da imzalanan çerçeve anlaşma, Lübnan siyasetinde yeni bir tartışma dalgası başlattı. Hizbullah milletvekili Amin Sherri, partisinin İsrail ile doğrudan müzakerelere karşı tutumunun sabit olduğunu vurgulayarak, anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sherri, İsrail’in askeri çatışma yoluyla elde edemediği kazanımları Lübnan halkı arasında çıkaracağı bir iç savaş aracılığıyla elde etmeye çalıştığını ifade etti.

Sherri, Tel Aviv yönetiminin Lübnan’dan daha fazla taviz koparmayı hedeflediğini belirterek, Hizbullah’ın Litani Nehri’nin güneyinde Lübnan ordusunun konuşlandırılmasına yönelik onayının, İsrail’in bölgeden tamamen çekilmesi şartına bağlı olduğunu kaydetti. Bu açıklama, anlaşmanın Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını öngören maddelerine karşı partinin net tavrını ortaya koyması açısından dikkat çekiyor.

Caferi Müftüsü’nden sert eleştiri: “En büyük ulusal felaket”

Lübnan Caferi Müftüsü Ahmet Kablan ise konuya ilişkin yayımladığı yazılı açıklamada çok daha sert bir dil kullandı. Kablan, ABD arabuluculuğunda imzalanan anlaşmayı “Lübnan tarihindeki en büyük ulusal felaket” olarak nitelendirdi ve anlaşmanın hiçbir meşruiyeti olmadığını savundu. Kablan, mevcut Lübnan hükümetinin yalnızca kendisini temsil ettiğini, Lübnan halkını temsil etmediğini belirtti.

Müftü Kablan’a göre anlaşmanın en tehlikeli yanı, İsrail ordusuna Lübnan ordusunun faaliyetleri ve işgal altındaki Lübnan toprakları üzerinde fiili bir vesayet yetkisi tanıması. Kablan, bu çerçeve anlaşmanın aynı zamanda Tel Aviv yönetiminin işgal ettiği bölgeler üzerindeki egemenliğini örtülü olarak tanıdığı eleştirisinde bulundu.

Anlaşmanın perde arkasına ilişkin tartışmalar

Daha önce İsrail’in 13. Kanalı’nda yer alan bir analizde, anlaşmanın Lübnan ordusunu Hizbullah’a karşı savaşa itmeyi hedeflediği ve bunun Tel Aviv yönetimi açısından “kötü bir seçenek” olmadığı ifade edilmişti. Söz konusu analizde, anlaşmanın “barış bahanesiyle yaratılan bir iç savaş” anlamına geldiği belirtilmişti.

Hizbullah milletvekili Sherri’nin açıklamaları, İsrail medyasındaki bu değerlendirmelerle örtüşür nitelikte. Sherri’nin, İsrail’in askeri yolla elde edemediğini Lübnan halkını birbirine düşürerek kazanmaya çalıştığı yönündeki tespiti, anlaşmanın perde arkasındaki hedeflere ilişkin endişeleri pekiştiriyor.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ve Başbakan Nevaf Salam ise anlaşmayı İsrail güçlerinin çekilmesi ve devlet egemenliğinin yeniden tesisi açısından olumlu karşılamıştı. Ancak bu açıklamalar ile Hizbullah kanadından gelen sert eleştiriler arasındaki uçurum, Lübnan siyasetindeki derin kutuplaşmayı gözler önüne seriyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha