Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: İran'ın iki üst düzey yetkilisi, son 24 saat içinde yaptıkları açıklamalarla Hürmüz Boğazı ve bölgesel gerilimlere yönelik yeni bir yaklaşımın haritasını çizdi.
Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai, boğazın dışında "yasak bölge" ilan edileceğini ve bu bölgeye izinsiz giren gemilerin İran tarafından kaydedilerek yaptırım listesine alınacağını duyurdu. Rızai, bu adımın sigorta sorunları ve nakliye maliyetlerinde ciddi artışa yol açacağını belirterek, "Bazı açılardan bu uygulamanın etkisi füze atmaktan daha büyük" dedi.
Rızai, şu ana kadar ihlalci gemilerin batırılmasına yönelik kesin bir karar alınmadığını, petrol kirliliğinin İran için de sorun oluşturduğunu ve ülkesinin savaş arayışında olmadığını vurguladı. Ancak hiçbir ihlalci geminin sağlam çıkamayacağını da sözlerine ekledi. Ayrıca son 48 saat içinde bir Amerikan uçak gemisine karşı füze testi yapıldığını ve Umman ile bir koridor anlaşmasının imza aşamasına geldiğini açıkladı. Bu koridor ile Basra Körfezi'ne giriş-çıkışların Umman ile ortak yönetilmesi ve karşılığında boğazın açık kalmasına dair taahhütler alınması planlanıyor.
Rızai'den saatler önce ise Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, "Amerikalılar oyun kurallarının değiştiğini anlamalı. Orantılı yanıt dönemi sona erdi. Artık her türlü saldırı daha hızlı, daha ağır ve daha acı verici bir yanıtla karşılaşacak" ifadelerini kullandı. Kalibaf, işgalci üslere yapılan son vuruşların yalnızca bir başlangıç olduğunu söyledi. İç cepheye yönelik olarak da halkın zorluklara katlandığını ancak kötü yönetime tahammül etmeyeceğini belirterek, iç birliktelik ve dış caydırıcılığı baskılara karşı iki temel unsur olarak tanımladı.
Uzmanlar, iki yetkilinin açıklamalarını bir arada değerlendiriyor: Rızai'nin mesajı daha çok ekonomik ve lojistik kontrol üzerine kurulu – doğrudan askeri çatışmaya girmeden gemicilik ve sigorta şirketlerine maliyet yaratmak. Kalibaf'ın mesajı ise askeri kırmızı çizgiyi yükselterek yanıtların sınırlı olmayacağını ilan ediyor. Bu kombinasyon, Tahran'ın iki ayaklı bir strateji izlediğini gösteriyor: gemilerin yaptırım listesi ve yasak bölge ile düşük maliyetli aşamalı baskı; diğer taraftan askeri müdahaleye karşı net bir caydırıcılık tehdidi.
Umman ile yapılacak anlaşma ise diplomatik bir araç olarak devreye girerek İran'a boğaz yönetimini güneyli bir komşuyla paylaşma imkânı tanıyacak. Genel olarak bu açıklamalar, Hürmüz Boğazı üzerinde daha sıkı bir kontrol ile caydırıcılığın artırılmasını birleştiren ikili bir yaklaşımın fotoğrafını veriyor.
yorumunuz