8 Ocak 2011 - 06:42
Namaz Hakkında Bilinmesi Gereken Her Şey (5)

Gece Namazı / Gece Namazının Fazileti / Allah’ın Gece Yarısı Namaz Kılan Kimseyle Övünmesi / Gece Namazının Sevabı / Gece Namazı İçin Kalkmanın Sonuçları / Gece Namazından Mahrum Olmanın Sebepleri / Gece Namazına Niyetlendiği Halde Uyuyan Kimsenin Sevabı / Gece Namazı Kılmaya Hazırlanan Kimsenin Sevabı / Kulun Sorguya Çekildiği Namaz / Cuma Namazı / Hutbelerini Dinlemenin Adabı

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Namaz Hakkında Bilinmesi Gereken Her Şey

Gece Namazının Fazileti

Kur’an:

“Geceleyin uyanıp, yalnız sana mahsus olarak fazladan namaz kıl. Belki de Rabbin seni övülmüş makama yükseltir.”[1]

“(Takva sahipleri) Sabreden, doğru olan, gönülden kulluk eden, hayra infak eden ve seher vakitlerinde bağışlanma dileyenlerdir.”[2]

“Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini almış olarak bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyi davrananlardı. Onlar, geceleri az uyuyanlardı.”[3]

“Rablerini överek yüceltenler, vücutlarını yataklardan uzak tutup korkarak ve umarak Rablerine yalvaranlar ve verdiğimiz rızıklardan infak edenler inanır. Yaptıklarına karşılık onlar için saklanan müjdeyi kimse bilmez.”[4]

“Gecenin bir kısmında ve yıldızlar kaybolurken de O’nu tespih et.”[5]

“Gecenin bir kısmında O’na secde et; O’nu geceleri uzun uzun tespih et.”[6]

“Şüphesiz, gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha elverişlidir.”[7]

Resulullah (s.a.a) Ali’ye (a.s)tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: “Gece namazını terketme.” Peygamber (s.a.a) bu cümleyi dört defa tekrarladı.”[8]

Resulullah (s.a.a) Ali’ye (a.s) şöyle buyurmuştur: Mümin üç şeyle sevinir: Kardeşleriyle görüşmekten, oruç olduğunda iftar etmekten ve gece sonunda kıldığı teheccüt namazından”[9]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Cebrail sürekli olarak bana gece namaz kılmak için kalkmayı tavsiye etti. Öyle ki ümmetimin en iyi fertlerinin geceleri asla uyumayacaklarını zannettim.”[10]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Cebrail sürekli olarak bana gece ibadet için kalkmayı tavsiye etti: Ümmetimin iyilerinin gecenin çok az bir kısmı dışında asla uyumayacağını zannettim.”[11]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah İbrahim’i insanlara yemek yedirdiği ve insanların uyuduğu bir zamanda namaz kıldığı için kendine halil (dost) kıldı. ”[12]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Müminin şerafeti gece namazındadır. Müminin izzeti ise insanların yüzsuyunu dökmekten sakınmadadır.”[13]

İmam Ali (a.s) her zaman şöyle buyururdu: “Biz insanlara yedirmekle ve zorluklarda insanlara yardımcı olmakla ve insanların uyuduğu bir zamanda namaz kılmakla emrolunan Ehl-i Beyti'z.”[14]

İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah gece namazıyla sabahlayan kimseyi sever.”[15]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: “Mal ve evlat dünya hayatının süsüdür.” Kulun gecenin sonunda kıldığı sekiz rekat namaz ise ahiretin süsüdür.”[16]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Gece ibadet için kalkmayı terketme. Şüphesiz kaybeden kimse, gece ibadet için kalkmayı terkeden kimsedir.”[17]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ben Kur’an okuyan, gece yarıları uykudan kalkan ama sabah olup namaza kalkıncaya kadar (gece namazı için) kalkmayan kimseden nefret ederim.”[18]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Erkek gece yarısı eşini uykudan uyandırır ve her ikisi abdest alıp namaz kılarlarsa Allah’ı çok zikreden kimselerden sayılırlar.”[19]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın rahmeti gece yarısı kalkan, namaz kılan, eşini namaz için uyandıran uyanmadığında yüzüne su serpen erkeğin üzerine olsun. Allah’ın rahmeti gece yarısı uykudan uyanan, namaz kılan, eşini namaz için uyandıran ve uyanmadığında yüzüne su serpen kadının üzerine olsun.”[20]

İmam Bakır (a.s) ve İmam Sadık (a.s) Allah-u Teala’nın “Şüphesiz gece yarısı kalkmak. . . ve okumak daha elverişlidir” ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: “Maksat gecenin son anlarında kalkmaktır.”[21]

İmam Sadık (a.s) hakeza, “ve okumak daha elverişlidir” ayetinin tefsirinde şöyle buyurmuştur:“Ayetten maksat insanın sadece Allah için –başkası için değil- yatağından kalkması, aziz ve celil olan Allah’ın huzurunda namaz kılmasıdır.”[22]

İmam Rıza (a.s) “Allah-u Teala’nın “Onu geceleri uzun uzun tesbih et” ayetindeki teshibten maksat sorulduğunda şöyle buyurmuştur: “Tesbihten maksat gece namazıdır.”[23]

İmam Kazım (a.s) vitr namazının son rekatından başını kaldırınca şöyle buyurmuştur: “Burada iyilikleri senin kendisine verdiğin bir nimet olarak gören ve onlara şükretmekten aciz olan günahı büyük ve avucunda himaye ve rahmetinden başka hiçbir şey olmayan kimse durmuştur. Zira sen mürsel peygamberine indirdiğin kitapta şöyle buyurmuşsun: “Gecenin az bir bölümünde uyuyor seher vakitleri mağfiret diliyorlardı.” Uykum uzun çekti, sabahlamam devam etmedi. Şimdi seher vaktidir ve ben günahlarım için, zararı, ölümü, hayatı, haşrı ve neşri kendi elinde olmayan kimse gibi senden bağışlanma diliyorum.” İmam bu cümleleri buyurduktan sonra secdeye kapanıyordu.”[24]

bak. el-Hayr, 1175. bölüm

el-İstiğfar, 3084. Bölüm

Allah’ın Gece Yarısı Namaz Kılan Kimseyle Övünmesi

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kul gece karanlığında efendisiyle halvet eder, onunla münacatta bulunursa Allah kalbini nurani kılar... Sonra meleklerine şöyle der: “Ey Meleklerim! Kuluma bakın ki gece karanlığında batıl ehlinin boş şeylerle oyalandığı ve gafillerin uyuduğu bir sırada benimle halvet etmiştir. Şahit olun ki ben de onu bağışladım.”[25]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kadın veya erkek her kul gece namazıyla nasiplenir, ihlas üzere aziz ve celil olan Allah için kalkar, tam bir abdest alır, doğru bir niyet, temiz bir kalp, huşu içinde bir beden ve ağlayan bir gözle aziz ve celil olan Allah için namaz kılarsa saygısını Allah Tebarek ve Teala’dan başka hiç kimsenin bilmediği meleklerden dokuz safı arkasında karar kılar. Her safının bir ucu doğuya ve diğer bir ucu ise batıya uzanır.” Daha sonra şöyle buyurmuştur: “Namazı bitince de o melekler sayısınca kendisi için derece ve makam yazılır.”[26]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Rabbin meleklere karşı üç kişinin varlığıyla övünür: Yalnız başına geceleyin namaz kılan, secdeye kapanan ve secde halinde uyuyan kimseyle. Allah onun hakkında şöyle buyurur: “Kuluma bakınız ki ruhu benim nezdimde bedeni ise benim için secde halindedir.”[27]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah kıyamet günü üç kimsenin yüzüne güler: Yatağında eşinin yanında uyuduğu onu sevdiği halde, kalkıp abdest alıp, camiye giden, namaz kılan ve rabbiyle münacaatta bulunan kimseye.”[28]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Üç kimseyi Allah sever, yüzlerine güler ve varlıklarına sevinir: “Allah düşmanlarından bir grupla karşılaştığında aziz ve celil olan Allah yolunda öldürülünceye veya Allah’ın kendisini galip kılıp ya da şerlerinden koruyuncaya kadar savaşan kimseyi. Allah şöyle buyurur: “Kuluma bakın ki nasıl da benim için nefsini feda etti.” Güzel bir eşi olan, sıcak ve yumuşak yatağında uyuyan ama gece yarısı uykudan kalkıp, şehveti terkeden, beni hatırlayan, benimle münacaatta bulunan kimseyi. Oysa o yatağında uyuyabilirdi. Ve bir de yolculukta yoldaşları gece geç vakitlere kadar lakırdı eden, yorulunca da uyuyan ama kendisi kolaylıkta ve zorlukta seher vakti ibadet için kalkan kimseyi.”[29]

Gece Namazının Sevabı

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Gece namazı dışında kulun yaptığı her iyiliğin Kur’an'da sevabı zikredilmiştir. Gece namazı Allah nezdinde çok önemli olduğu için sevabını belli etmemiştir ve şöyle buyurmuştur: “Yanlarını yataklarından uzaklaştırırlar (kalkarlar)... Yaptıklarına karşılık onlar için saklanan müjdeyi kimse bilmez.”[30]

Gece Namazı İçin Kalkmanın Sonuçları

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Gece namaz için kalkın. Şüphesiz ki bu sizden önceki salihlerin adetidir. Şüphesiz gece ibadet için kalkmak Allah’a yakınlaşma ve günahtan sakınma vesilesidir.”[31]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Gece namazını kılın. Şüphesiz gece namazı peygamberinizin sünnetidir. Sizden önceki salihlerin adetidir. Ve bedenlerinizden dert ve hastalığı uzaklaştırıcıdır.”[32]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Gece ibadet için kalkmak sıhhat ve aziz ve celil olan Rabbin hoşnutluk sebebidir. Allah’ın rahmetine maruz kalmanın ve peygamberlerin ahlakına sarılmanın vesilesidir.”[33]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Gece ibadet için kalkmak beden için sağlıktır.”[34]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah Resulü’nün (s.a.a) “Gece namazı nurdur” sözünü işittiğim günden beri gece namazını terketmedim.” İbn-i Kevvah, “Leylet'ul Harir [35] gecesinde de mi?” diye sorunca İmam (a.s) şöyle buyurdu: “Hatta Leylet’ul Harir’de bile.”[36]

İmam Sadık (a.s) Allah-u Teala’nın “İyilikler kötülükleri ortadan kaldırır” ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: “Müminin gece namazı gündüzde işlediği günahlarını ortadan kaldırır.”[37]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Gece namazı yüzü ak ve nurani kılar. Gece namazı insanı güzel kokulu kılar ve gece namazı rızık kazandırır.”[38]

İmam Zeyn’ul Abidin (a.s) “Neden gece namazı kılanlar diğer insanlardan daha güzel yüzlüdürler?” diye sorulunca şöyle buyurmuştur: “Çünkü onlar Allah ile halvet ediyorlar. Allah da onlara nurundan bir elbise giydirir.”[39]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim çok gece namazı kılarsa gündüz güzel yüzlü olur.”[40]

Gece Namazından Mahrum Olmanın Sebepleri (1)

İmam Ali (a.s) kendisine, “Ben gece namazından mahrum oldum” diyen birisine şöyle buyurmuştur:“Sen günahlarının kendisini esir ettiği kimsesin.”[41]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsan bir günah işler o sebeple gece namazından mahrum olur. Kötü işin insandaki etkisi bıçağın etteki etkisinden daha hızlıdır.”[42]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsan bir yalan söyler ve bu sebeple gece namazından mahrum kalır.”[43]

Gece Namazından Mahrum Olmanın Sebepleri (2)

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: “Bazen mümin kullarımdan biri ibadetim hususunda çaba gösterir, yatağından kalkar, tatlı yastığını terkeder, geceleri bana ibadete koyulur, benim kulluğum yolunda kendisini sıkıntılara düşürür. Ama kendisine olan lütuf ve muhabbetimden ve onun canını korumak için bir iki gece uyuklamayı kendisine musallat kılarım ve o uyur sabah kalkar. Nefsine kızdığı ve onu kınadığı bir halde namazını kılar, eğer onu ibadetime devam etsin diye bırakacak olursam kendini beğenmişliğe düşer, kendini beğenmişliği işleriyle gururlanmasına sebep olur ve böylece helak olmasına sebep olacak şeyler kendisine gelip çatar. Zira amelleri sebebiyle gurura kapılır ve bütün ibadet edenlerden üstün olduğunu ve ibadetinde kusur sınırını geride bıraktığını sanacak kadar kendisinden razı olur. Bana yakın olduğunu sandığı bu esnada benden uzaklaşır.”[44]

Gece Namazına Niyetlendiği Halde Uyuyan Kimsenin Sevabı

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Gecenin bir bölümünde namaz için kalkmaya niyetlendiği halde uyuyan her kulun uykusu Allah’ın onun adına verdiği bir sadakadır ve ettiği niyetin sevabı kendisine yazılır.”[45]

Bak. En-Niyyet, 3981. Bölüm

Gece Namazı Kılmaya Hazırlanan Kimsenin Sevabı

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Sizden birisi işlerinde problemi olduğu halde kalkar kendisini taharet için hazırlar, sonra abdest almaya başlar elini yıkayınca işlerinin bir düğümü çözülür yüzünü yıkayınca başka bir düğümü çözülür. . . böylece Allah hicabın ötesindekilere (gayb alemindeki sakinlere) şöyle buyurur: “Benim bu kuluma bakın ki kendisini hazırlamış benden bir şeyler istiyor. Kulum benden ne isterse ona veririm.”[46]

Kulun Sorguya Çekildiği Namaz

İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kul farz olan namazını kılınca Allah, başka bir namaz hakkında onu sorguya çekmez. Zekatını verince de başka bir sadaka hususunda onu sorguya çekmez. Ramazan ayı orucunu tutunca da başka bir oruç hakkında onu sorguya çekmez.”[47]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Farz olan beş vakit namazlarla aziz ve celil olan Allah’la mülakat edecek olursan diğer namazlar hakkında seni sorguya çekmez.”[48]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey Kumeyl! Hiç bir farza terketme ruhsatı yoktur ve hiçbir nafilede de baskı yoktur. Ey Kumeyl! Allah senden farz kıldığı şeyler dışında bir şey istemez.”[49]

bak. 523. Konu, en-Nafile

Cuma Namazı

Kur’an:

“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman Allah'ı anmaya koşun; alım satımı bırakın; bilseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.”[50]

bak. Munafikun, 9

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Cuma namazını kılan kimseye kabul edilmiş bir hac sevabı yazılır ve eğer ikindi namazını kılarsa kendisine umre (sevabı yazılır. ) Akşama kadar yerinde kalırsa Allah’tan istediği her şeyi Allah ona verir.”[51]

İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cuma namazı farzdır. İmamın varlığıyla Cuma namazı için toplanmak farzdır. O halde erkek hiç bir özrü olmaksızın üç Cuma namazını terkederse üç farzı terketmiş olur. Üç farzı hiçbir özrü olmaksızın sadece münafık terkeder.”[52]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim üstüste özrü olmaksızın üç Cuma namazını terkederse münafık olarak yazılır.”[53]

İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim bir özrü olmaksızın üç Cuma namazını birbiri ardınca terkederse Allah kalbini mühürler.”[54]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim üç Cuma namazını önemsiz saydığı için terkederse Allah kalbini mühürler.”[55]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim kasten ve hiç bir sebep olmaksızın üç Cuma namazını terkederse Allah kalbine nifak mührünü vurur.”[56]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bir grup Cuma namazlarına katılmıyor. Bu işten el çeksinler, aksi taktirde kalplerine mühür vurulur ve böylece gafillerden olurlar. ”[57]

Resulullah (s.a.a) hacdan mahrumiyetini şikayette bulunan bir kişiye şöyle buyurmuştur: “Ey Galib! O halde cuma namazını kıl; şüphesiz Cuma namazı fakirlerin haccıdır.”[58]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Cuma namazı fakirlerin haccıdır.”[59]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Halktan bir grubu çok az Cuma namazı kılar ve Allah’ı gaflet ve nifak üzere zikreder.”[60]

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim iman üzere ve Allah için Cuma namazı kılarsa amellerine baştan başlamıştır. (Allah ona karşılık geçmiş günahlarını bağışlar amel defterini yeniden açar. )”[61]

Hutbelerini Dinlemenin Adabı

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “İmam Cuma günü hutbe okuyunca hutbeyi bitirinceye kadar hiç kimse konuşmamalıdır. Hutbeyi sona erdirince namaz için kamet getirinceye kadar sohbet edebilirler.”[62]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “İmam Cuma namazının hutbesini okuyunca namazda caiz olduğu miktar dışında ne konuşmak caizdir ve ne de kıbleden yüz çevirmek.”[63]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah Resulü (s.a.a) İmam Cuma namazının hutbesini okuyunca sohbet etmeyi yasaklamıştır. Zira her kim hutbe esnasında konuşursa boş bir şey yapmış olur ve her kim de boş bir şeyle uğraşırsa Cuma namazı yoktur.”[64]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “İmam Cuma hutbesini okuyunca insanlara susmak farzdır.”[65]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Cuma günü imam hutbe okuyunca sohbet etmek mekruhtur. Fıtır, kurban ve yağmur talebi için kılınan namazda da durum aynıdır.”[66]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her vaiz kıbledir.” Yani imam Cuma günü insanlar için hutbe okuyunca insanlar ona yönelmelidir.”[67]

ABNA.İR

İlgili Makaleler: 

Namaz Hakkında Bilinmesi Gereken Her Şey (1)

Namaz Hakkında Bilinmesi Gereken Her Şey (2)

Namaz Hakkında Bilinmesi Gereken Her Şey (3)

Namaz Hakkında Bilinmesi Gereken Her Şey (4)

---------------------------------------------------------

[1] İsra suresi, 79. ayet

[2] Al-i İmran suresi, 17. ayet

[3] Zariyat suresi, 15-18. ayetler

[4] Secde suresi, 16-17. ayet

[5] Tur suresi, 49. a yet

[6] İnsan suresi, 26. ayet

[7] Müzzemmil suresi, 6. ayet

[8] Bihar, 69/392/68

[9] a. g. e. 74/352/22

[10] Emali es-Seduk, 349/1

[11] Kenz’ul Ummal, 21425

[12] İlel’uş Şerayi, 35/4

[13] el-Kafi, 3/488/9

[14] el-Mehasin, 2/142/1368

[15] Bihar, 76/60/12

[16] a. g. e. 83/126/75

[17] Mean’il Ahbar, 342/1

[18] Bihar, 83/127/79

[19] Nur’us Sakaleyn, 4/279/120

[20] Sünen-i Ebi Davud, 1450

[21] Nur’us Sakaleyn, 5/449/19

[22] Bihar, 87/148/22

[23] Nur’us Sakaleyn, 5/486/63

[24] el-Kafi, 3/325/16

[25] Emali es-Seduk, 230/9

[26] a. g. e. 64/2

[27] Bihar, 84/259/57

[28] el-İhtisas, 188

[29] Durr’ul Mensur, 2/383

[30] Bihar, 8/126/27

[31] Kenz’ul Ummal, 21428

[32] İlel’uş Şerayi, 362/1

[33] Bihar, 87/143/17

[34] ed-Deavat lil Ravendi, 76/182

[35] Muaviyeyle savaştığı o korkunç gece.

[36] Bihar, 41/17/10

[37] el-Kafi, 3/266/10

[38] İlel’uş Şerayi, 363/1

[39] a. g. e. 366/1

[40] el-Fakih, 1/474/1370

[41] el-Kafi, 3/450/34

[42] a. g. e. 2/272/16

[43] İlel’uş Şerayi, 362/2

[44] el-Kafi, 2/60/4

[45] Kenz’ul Ummal, 21475

[46] a. g. e. 21444

[47] Bihar, 82/294/25

[48] a. g. e. s. 288/9

[49] Müstedrek’ul Vesail, 11/281/13019

[50] Cuma suresi, 9. ayet

[51] Kenz’ul Ummal, 21086

[52] Bihar, 89/184/21

[53] Müstedrek’ul Vesail, 6/9/6291

[54] Sevab’ul A’mal, 276/3

[55] Vesail’uş Şia, 5/6/25

[56] a. g. e. h. 26

[57] a. g. e. h. 27

[58] a. g. e. s. 5/17

[59] ed-Deavat lil Ravendi, 37/91

[60] Bihar, 89/200/49

[61] el-Fakih, 1/427/1260

[62] el-Kafi, 3/421/2

[63] el-Fakih, 1/416/1230

[64] Vesail’uş Şia, 5/30/4

[65] Müstedrek’ul Vesail, 6/22/6335

[66] Kurb’ul Esnad, 150/544

[67] el-Kafi, 3/424/9

Ekler