8 Şubat 2011 - 07:35

Akla ziyan oranla 81 il valisinden sadece birisinin, 550 vekilden 30'nun Alevi olması tesadüf olamaz. Bu ülkede Alevilere karşı Sünnilerin bir ayrımcılık uygulamıası söz konusudur. Ancak madalyon iki yüzlüdür.

Ehl-i Beyt Haber Ajansı ABNA- ‘Fethullah Hoca "Bir ülkenin vatandaşları o ülkenin kurumlarına sızmazlar. Orada yer almak zaten haklarıdır" demişti. Bu Aleviler için de geçerlidir. 81 ilin valisinden sadece biri Alevi. 8l’e 1 akla ziyan bir orandır, tesadüf olamaz. 550 vekilden 30'nun Alevi olması tesadüfle izah edilemez’.

Bu sözleri AKP milletvekili Reha Çamuroğlu geçenlerde bir gazeteye verdiği demeçte ifade etmişti.

Medyada kısmen yer buldu ama yeterince tartışılmadığı kanaatinde oldum için bu yazımı Sayın Çamuroğlu’nun bu ifadesine ayırmaya karar verdim.

Sayın Çamuroğlu siyaset adamı olmasından çok öte saygın bir entelektüeldir. Bu sebeple yazdıklarına, söylediklerine önem veririm.

Sayın Çamuroğlu’nun bir itirazı var. Alevilerin devlet nezdinde ayrımcılığa tabi tutulduğu söylüyor. Bir de örnek veriyor; 80 ilin valisinden sadece birinin Alevi olduğu tesadüf mü diye soruyor.

Cevabını ben vereyim, tesadüf olamaz. Eğri oturup doğru konuşalım, bu ülkede Alevilere karşı Sünnilerin uyguladığı bir ayrımcılık söz konusudur. Ancak bunun tersi de söz konusudur. Devlet mezhep anlamında da ‘ele geçirilmesi gereken’ bir aygıt olarak görüldüğü için Sünni Alevi’ye, Alevi de Sünni’ye geçit vermez.

Sünni’nin Sünni’yi kayırması veya tersi aleni konuşulan bir durum değildir, genelde fısıltı ile kulaktan kulağa söylenir, demek ‘alevimiymiş ha’ diye tepki gösterilir. Bir şekilde belli bir makama gelmiş bir Alevi için ‘nasıl da aradan kaçmış’ dercesine hasmane bir tavır sergilenir.

Bana bunun böyle olmadığını bir Allah’ın kulu ikna edemez.

Bu dindar Sünniler için de böyledir, Kemalist laik Sünniler için de. Bakış açılarında bir değişiklik yoktur. Aynı kafanın farklı renkleridir bunlar.

Bununla birlikte bu tür saplantıları olmayan Alevi ve Sünnilerin varlığını da burada ifade etmeliyim.

Sık sık bazı gazete ve televizyonlarda rastlıyoruz. Aleviler yargıyı ele geçirmişler diye yayın yapıyorlar. Bu iddianın doğru olduğunu bir an için kabul edelim. Belki de doğrudur da.

Yahu bütün devlet organlarını Sünniler ele geçirmiş ses etmiyorsunuz da bir organı Aleviler ele geçirmiş diye yaygarayı basıyorsunuz. Buradaki mantık ‘esas olan Sünniliktir, Alevilik ötekidir’ mantığıdır. Devletin her kademesi Sünniler ile dolu olmasının bir sakıncası yoktur ama bir kurumda Aleviler varsa sakıncalıdır kafasıdır bu.

Diyelim ki yargının tamamı Alevi. İlkesel anlamda bunun bir sakıncası yok. Ben yaptığı işe bakarım. Suç işliyorsa, insanları mezhebine göre dışlıyorsa, devlet tepesine biner, binmelidir. Ama aynı ayırımcılığı devletin hemen her yerinde olan Sünniler de yapıyorsa…

İnsanları mezheplerine, inanışlarına, fikirlerine göre değil de yaptıkları ile muamele görmesi demokratik gelişmişliğin bir göstergesidir. Aynı zamanda insani gelişmişliğin de.

Devleti ‘Fethullahçılar’ ele geçiriyor paranoyası ile devleti Aleviler ele geçiriyor paranoyası arasında hiç fark yoktur.

Reha Çamuroğlu’nun Fethullah Hoca "Bir ülkenin vatandaşları o ülkenin kurumlarına sızmazlar. Orada yer almak zaten haklarıdır" demişti. ‘Bu Aleviler için de geçerlidir’ derken yerden göğe haklıdır.

Erkam Tufan AYTAV