Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Önce Irak diktatörü Saddam'ı saldırttılar İran'a. Bütün güçleri ile desteklemelerine rağmen İran, Saddam'a yenilmedi.
Daha sonra ambargolar uyguladılar, iç karışıklıklar çıkarmaya çalıştılar İran çökmek yerine daha da güçlendi.
Ambargolar İran'ın kendi kendine yetebilmesine sebep oldu. Silah satmadılar, İran silah üretti.
Her alanda gelişen İran'ın gittikçe güçlenmesi, güçlenirken de Filistin cephesine, Lübnan cephesine ve diğer cephelere bir şekilde yardım etmesi Batılıları daha da kızdırdı.
İran müslümanların arasında İslam Devrimini gerçekleştirmiş tek ülkeydi. Bu yüzden ABD, müslümanlara hep kötü örnek olduğunu düşündü İran'ın...
Batılı güçlerin İran düşmanlığından Şah rejimi sırasında eser yokken, Humeyni'nin gerçekleştirdiği bu büyük devrimden sonra düşmanlık patlaması yaşandı.
Çünkü biliyorlardı ki İslam referanslı bir devlet öncelikle Filistin'deki gaspı kabullenemezdi, Kudüs'ün işgal altında oluşunu kabullenemezdi, dışarıdan yönetilmeyi kabullenemezdi.
Bölgedeki şeytani güçlere karşı sessiz kalmayı kabullenemezdi. Bunları biliyorlardı çünkü İslam'dan İran kadar haberleri vardı.
Amerika'nın, İsrail'in ve tüm batının İran düşmanlığı aslında tamamen İslam'dan kaynaklanıyordu.
Bölgedeki direniş cephelerine karşı yürütülen savaşta çok kritik bir noktaya geldik.
-Gazze'de HAMAS sözde barış planları ile kıstırıldı.
-Lübnan'da HİZBULLAH batı menşeili suçlamalar, mahkemelerle kıstırılma aşamasında.
-Direnişe ev sahipliği yapmış diğer bir ülke Suriye'de ise iç karışıklıklar çıkartılmış, masum halk kullanılarak batılıların adamları iktidara getirilmek isteniyor.
-İran'ın eli kolu bağlanmış durumda.
Peki temeli tamamen İslam düşmanlığına dayanan bu savaşta, mücadelede Türkiye'nin konumu nedir?
- Filistin'de HAMAS'ın içine çekilmeye çalışıldığı sözde barış planına en büyük aracı olarak Türkiye gösteriliyor.
- Suriye'de iç karışıklık çıkartan Suud'un adamı Rıfat Esad, Arur ve Batının adamları Haddam gibilerinin milislerine silahlar Türkiye üzerinden sokuldu.
- Türkiye İran'ın Lübnan'a gönderdiği silahları yakalama görevi üstlenmiş gibi sürekli İran uçaklarını, araçlarını durdurup Hizbullah'a silah sevkiyatı yapılmasına engel oldu. Acaba Türkiye'ye o araçların Hizbullah'a silah götürdüğü istihbaratı nereden geldi o da ayrı bir konu.
Bütün bunlardan öte son zamanlarda komuoyunun İran ile karşı karşıya gelinebilmesi durumuna hazırlanıldığını görüyoruz. Suriye'de yaşanan olaylar üzerinden İslamcı camia içindeki misyonerler hem Lübnan'a hem de İran'a saldırdı. İslamcı camia görevini bitirdikten sonra bugünlerde gazete yazarları, siyasetçiler İran'ı hedef alan sözler ediyorlar. Son bir kaç aydır Türkiye halkının İran'a karşı düşman olması için operasyon yürütülüyor.
İNCİRLİK'TEN IRAK'I VURAN UÇAKLAR İRA'I DA VURACAK MI?
Daha önce İncirlik'ten kalkan uçaklar binlerce kez Irak'ı vurmuştu. Türkiye'den ABD askerlerine giden yardım malzemeleri, silah sevkiyatından haberimiz vardı. Irak'a savaş açan ABD'nin aynı imkanları İran'a savaş açtığında da kullanmak isteyeceğini hepimiz biliyoruz.
Bu yüzden İran'ın 'ÜSLERİNİZİ AMERİKA'YA KULLANDIRIRSANIZ, VURURUZ' açıklamasını defalarca yaptığını ve Türkiye'yi gayet halkı bir şekilde uyardığını da biliyoruz. Aynı zamanda NATO'nun Kara Komutanlığı’nın İzmir'e getirilmesini de İran’a saldırı hesapları ile bağlantısız olduğunu düşünemeyiz.
Batının direniş cephelerine karşı yürüttüğü savaşın her alanında içinde olan Türkiye'nin İran finalinde de Batı(l)nın yanında olacağının ipuçlarını görüyorum. Aniden yükseltilen İran karşıtlığının sebebi yakında İran ile Türkiye'nin karşı karşıya geleceğini gösteriyor.
Ve Türkiye müslümanlarından 'Amerika'ya asker olmayacağız' sloganlarını duyacağımızı hiç sanmıyorum.
Cihad Kayaduman
cihadkayaduman{x}hotmail.com