Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Söz konusu açıklama, içerdiği mesajlar açısından oldukça büyük bir önem taşıyor.
General Nakdi açıklamasında, Başta BM ve İngiltere hükumeti olmak üzere; tüm siyasi otoritelere, uluslararası kuruluşlara, dünya kamuoyuna ve özellikle de Müslüman halklara çok açık mesajlar veriyor.
Göstericilerin Kraliyet Rejimine karşı başlattıkları hırsızlık ve yağma olaylarına değinen General Nakdi, halkı bu noktaya taşıyan adaletsiz sisteme vurgu yapıyor.
Kraliyet Rejiminin, ülkedeki yoksul kesime karşı uyguladığı baskı ve şiddete vurgu yapan General Nakdi, Yoksul halkın haklarını koruma görevini göz ardı ederek, kibirli Kraliyet Rejimini koruyan BM’i eleştiriyor.
BM’NİN asıl misyonunu hatırlatan General Nakdi, BM’in uluslararası güvenirliliğini kaybettiği ve BM’de ihtiyaç duyulan yeni ve adil yapılanma ihtiyacına vurgu yapıyor.
Göstericilerin tepkilerinin, Rejimin baskıcı ve adaletsiz yönetim anlayışının kaçınılmaz sonucu olduğunu vurguluyor.
Böylelikle Kraliyet Rejiminin, özellikle son yüzyılda gerçekleştirdiği sömürü, cinayet ve katliamları hatırlatarak, bu kirli ve sabıkalı rejimin gerçek yüzünü ortaya koyuyor.
General Nakdi’nin bu açıklaması, zamanlama açısından da oldukça anlamlıdır.
Batının, Ortadoğu ve İslam coğrafyasını kendi çıkarları doğrultusunda dizayn etme çabalarının arttığı bir dönemde gelen bu açıklama, uluslararası toplumun ve Müslüman halkların dikkatini, Batının çıkarcı ve çirkin yüzüne çevirme amacını taşıyor.
General Nakdi, Batının özellikle Suriye yönetimine isnat ettiği asılsız suçların çok daha fazlasını, aslında Kraliyet Rejiminin, kendi ülkesinde işlediği mesajını veriyor.
General Nakdi, Batılı sömürgeci güçlerin alışılagelmiş, özellikle Müslüman ülkelere yönelik demokrasi ve insan haklarına vurgu yapan dayatmacı beyanatlarının küstahlığını ve aldatıcılığını gözler önüne seriyor.
Gerçekte temel hak ve özgürlükleri ihlal edenlerin, küresel sömürgeciler ve onların hizmetinde olan uluslararası örgütler olduğunu vurguluyor.
Müslüman coğrafyaları, demokrasi ve insan hakları vaatleriyle işgal eden sömürgecilerin, kendi ülkelerinde temel insan haklarına ve özgürlüklere önem vermedikleri gerçeğine vurgu yapıyor.
Başka ülke yönetimlerini dikta rejimi olmakla ve despotizmle suçlayan sömürgecilerin, aslında bu insanlık dışı dayatmaların asıl uygulayıcısı olduklarını vurguluyor.
Kraliyet güvenlik güçlerinin, göstericilere uyguladığı şiddete vurgu yapan General Nakdi, bu şiddetin devam edeceğini belirtmekle, aslında bu rejimin sömürü, baskı ve şiddetten beslendiği mesajını veriyor.
Mağrur görünümlü ama aslında zillet içindeki kibirli Kraliyet Rejimini aşağılayarak, sosyal adalet ve özgürlükler konusunda halkına ve insanlığa verecek somut bir şeyleri olmadığı mesajını veriyor.
General Nakdi, başka ülkelere barış gücü adı altında işgalci askerlerini konuşlandıran kibirli İngilizlere; Londra, Liverpool ve Birmingham gibi kentlerde, ‘’ barış gücü koruyucusu olarak, insan hakları kanunlarını denetlemeye ve şiddet kullanımına karşı önleyici güç olarak ‘’ görev yapmaya hazır olduklarını belirtiyor.
Böylelikle sömürgeci yapılanmalarında sosyal adalet ve özgürlük ilkesi yer almayan Batılılara; gerçek adaletin ve özgürlüğün, İlahi-evrensel yasaları bünyesinde barındıran İslam’da olduğu mesajını veriyor.
General Nakdi’nin en çarpıcı sözleri ise ‘’ BM Genel Kurulu ile Dışileri Bakanlığı’ndan, insan haklarının uygulandığını izlemek ve Londra’da istikrarı sağlamak üzere ‘’ Besic Güçlerini göndermeye hazır olduklarını belirten sözleriydi.
Bu sözler, İslam coğrafyasında insan hakları koruyucusu kesilen ve istikrar vaatleriyle kaos çıkaran kibirli Batılılara karşı verilmiş büyük bir derstir!
Artık küresel güçlerin, İslam coğrafyasındaki egemenliği sona ermiştir!
Müslüman halklar, gelinen bu noktanın kıymetini bilmeli ve Siyonist-Emperyalist güçlere karşı her alanda yakın ve ciddi bir işbirliği sağlamalıdırlar.
Sedat AKMERCAN
sedat_akmercan@hotmail.com