4 Ekim 2011 - 07:20

Milletlerin vahdet ve birliği, ittihat ve dayanışması bedihi ve zorunlu konulardandır. Dünyanın bilinçli ve akıllı insanlarının tümü bunu takdir etmekte ve vurgulamaktadırlar. Zira vahdet sayesinde çeşitli güçler bir noktada birleşebilmekte ve çok büyük eserler geride bırakabilmektedir. Hal böyle iken tefrika ve ikiye bölünmüşlükten dolayı bireysel ve toplumsal güçler farklı mesirlerde yer alarak güçlerini heder etmektedirler. İttihat konusundaki Kur’an’ın mantığı meşhur bir sözdür ki şöyle buyurmaktadır: “Va'tesımu bi hablillahi cemiav ve la teferraku” (Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı yapışın; parçalanmayın…)

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Bu ayette “i’tisam” (yapışmak, sarılmak) ve “habl” (ip) kelimelerine değinilmiştir. Bunun sebebi ayrı düşmüş insan grupları kuyunun dibinde yer almaktadırlar. Onu kesin ölümden kurtarması için kuyudan çıkmasının tek yolu, vahdet ipine sarılmaktan başka bir yolun olmamasındandır.

Eğer Kur’an’ın, vahdet hakkında böyle bir mesajı varsa tefrika ve ikiye bölünmüşlük hakkında da çok şaşırtıcı uyarısı bulunmaktadır ve onu semavi azaplar redifinden saymakta ve şöyle buyurmaktadır: “ev yelbisekum şiyeav ve yuzika ba'dakum be'se ba'd”; “ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe kiminize kiminizin hıncını tattırmaya gücü yeter.”

Kur’an’ın da önemle vurguladığı bu akılcı asla teveccühle Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı’nın bu Allah’ı razı eden girişimi vahdet yolunda müspet bir adımdır. İnşallah bu oturum güzel bir sonuçla sona erer.

Bugün, Şia mektebi engellerin kaldırılmasıyla hızlı bir şekilde gelişmektedir ve medya aracılığıyla ülkelere ve evlere girmektedir. Artık asırlardır saklanılan Sakaleyn (Kur’an ve Ehlibeyt) Mektebi yavaş yavaş kendini göstermeye başlamıştır.

Ancak Ehlibeyt’in (a.s) kötülüğünü isteyenler bu mektebin gelişmesinin önüne geçmek ve dünyaya bu mektebin tahrif edilmiş bir versiyonunu sunmak için el ve ayak çırpmaktadırlar.