2 Kasım 2011 - 20:30

Türkiye’nin Suriye konusundaki politikası net. Aklında bir B planı yok. “Ne olursa olsun Suriye rejimi yıkılmalı, Esad gitmeli” stratejisini izliyor. Çünkü ABD, AKP iktidarına bu görevi verdi. Bunun için gerekirse silahlı çatışma riskini dahi telaffuz ediyoruz.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Bu konuda Türkiye’nin aklı öylesine başından gitmiş ki, Suriyeli muhaliflere açık destek vermenin ötesinde “tüyler ürperten” başka şeyler de yaptığı iddiaları var.

Semih İdiz Milliyet’te şöyle yazıyor: “Yabancı gazeteler ve ajanslar, son günlerde Türkiye’nin Esad rejimine karşı silahlı mücadeleye başlayan Suriyeli muhalifleri kanatlarının altına aldığını duyuruyorlar. İddiaya göre muhaliflerin kurduğu ‘Hür Suriye Ordusu (HSO)’ mensupları, sığındıkları Türkiye’den Suriye güvenlik güçlerine karşı saldırılar düzenleyip tekrar Türkiye’ye dönüyorlarmış. Bu iddia doğru ise Türkiye’nin daha önce girmediği tehlikeli sularda yüzmeye başladığını söylemek mümkün. Ankara, Suriye ordusundan kaçan subaylara “insani amaçla” sığınma hakkı tanıdığını inkâr etmiyor tabii.”

Türkiye, şu ana kadar yabancı basında çıkan bu iddiaları yalanlamış değil. Kendi topraklarında himaye altına aldığı muhaliflerin sınırdan Suriye’ye geçip asker-polis öldürüp sonra tekrar geri gelmesi bizim resmen “illegal hareketlere destek veren ülke haline geldiğimizi” ortaya koyar.

Eğer bu doğruysa utanç verici, rezil bir durumla karşı karşıyayız demektir.  

Bu pis politikaları geçmişte Hafız Esad yapıyordu. PKK’ya açıkça destek veriyor, silah ve barınma desteği sağlıyordu. Suriye’den giren teröristler Türkiye’de eylem yapıp tekrar Suriye’ye geri dönüyorlardı. Biz de bunu sağlayan Hafız Esad’a lanet okuyorduk.

Şimdi ise devran değişti. PKK’lılar dostumuz ABD’nin işgal ettiği Irak’taki kamplardan sızıyor, karakollarımızı basıp geri dönüyor. Biz ise öylesine bakakalıyoruz. Kuzey Irak’a bir metre girmemize izin yok.

Üstüne üstlük PKK’ya verdiği desteği kesmiş olan Suriye’yi yıkmak için elimizden geleni yapıyoruz. Suriyeli çetelerin kendi topraklarımı kullanarak sınır ötesinde saldırılar düzenlemesine sessiz kalıyoruz.

Kendi içinde Ergenekonu sözümona yok etme iddiasında olan hükümet Amerika’nın dümen suyunda BOP’un Ergeneokunun figüranı olmayı, BOP’un derin operasyonlarında rol almayı büyük bir zevkle kabul ediyor.

Türkiye’nin B planı yok dedik.

Her şeyi Esad’ın devrileceği tezi üzerine kurmuş.

Oysa Amerika bir yandan Türkiye’nin sırtını sıvazlayıp “hadi aslanım, mahvedin şu Esad’ı!” derken diğer yandan Suriye’de rejimin değişmesi halinde nasıl bir hükmetin kurulması gerektiği konusunda istişarede bulunuyor.

Türkiye, yıkılmalarına yardımcı olduğu Irak, Mısır, Libya gibi ülkelerde sonuç itibariyle avucunu yaladı.

Hep kullanıldı.  

Ama kullanıldığını anlamaktan bile aciz insanların yönettiği bir ülkede yaşıyoruz.

Muharrem Bayraktar