Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- F–35 projesinin birincil müşterisi ve destekçisi ABD.
Türkiye, İtalya, Hollanda, Kanada, Norveç, Danimarka, Avustralya ve İngiltere programa katkı veren diğer ülkeler.
Peki, aması ne?
Aması şu:
Türkiye F–35 uçaklarını alıyor ama dost(!) ve müttefik(!) ABD, Türkiye’ye uçakların yazılım kodlarını vermiyor.
F–35’ler ABD’den habersiz uçamıyor.
F–16’lar da dahil olmak üzere ABD tarafından geliştirilen tüm saldırı uçaklarının uçuş ve silah sistemlerinin yazılımlarına ait kaynak kodları Türkiye’ye teslim edilmedi. Dolayısıyla uçakları Pentagon’un istemediği hedeflere yöneltmek mümkün değil.
F–35’lerde bulunan uydu bağlantılı gelişmiş kontrol sistemleri sayesinde ABD’nin Türk Hava Kuvvetleri’nin tüm manevralarını denetleyebilmesi ve gerektiği durumda engelleyebilmesi mümkün hale gelecek.
İşte aması bu.
ABD’nin dost ve müttefikliğinin sözde kaldığını bu olay bir kez daha ispatlıyor.
Türkiye daha ne kadar bu ABD’nin planlarında rol almaya devam edecek?
…
Gözlemciler Suriye’de ne arıyor?
Suriye’de Arap Birliği gözlemcileri incelemelere devam ediyor. İlginç olan şey gözlemciler Suriye’ye ayak basar basmaz ülkedeki isyanların dozunda da fark edilir oranda bir artış oldu.
Yaklaşık on gündür ülkede faaliyet gösteren Arap Birliği gözlemcileri birçok kent merkezini gezdi.
Henüz rapor açıklanmadı ama gözlemcilerin şu ana kadar edindikleri izlenimin sanılanın aksine Suriye yönetiminin savunduğu şeyleri teyit ettiği tahmin ediliyor.
Oysa gözlemcileri Suriye’ye gönderen Arap Birliği ülkede sivil katliamların yaşandığının ispatlanmasını istiyordu.
Eğer gözlemciler, Suriye konusunda kaleme alacakları raporu Arap Birliği’nin beklediği şekilde değil de Beşar Esad’ın haklılığını gösteren şekilde ortaya koyarlarsa bütün hesaplar bozulabilir. Gerçi Esad yanlısı bir raporun resmi olarak Arap Birliği’nden açıklanması mümkün değil.
Çünkü ne Arap Birliği ne de Suriye işini Arap Birliği ve Türkiye’ye havale eden ABD, gerçekleri aramıyor.
Peki, Suriye’de ne arıyorlar?
Irak’ta aradıklarını arıyorlar…
Hatırlarsanız Irak’ı vurmadan önce ABD ülkede kitle imha silahları var diyordu. Irak işgalinin gerekçesi kitle imha silahlarıydı. İşgal gerçekleşti ama kitle imha silahı bulunmadı Irak’ta. Bir süre sonra da kitli imha silahlarının Irak’ta var olduğu iddialarının ABD’nin düzmecesi, yalanı olduğu ortaya çıkmıştı.
Şimdi de Suriye konusunda aynı yalanları uyduruyorlar.
Gözlemcilerin aradıkları Suriye’ye bomba yağdırabilmek için ABD’ye bir gerekçe…
Ve bunu Irak’ta olduğu gibi yalan da olsa mutlaka bulacaklar…
Orhan Dede