16 Mart 2012 - 08:42

Beşir Esad'ın destekçileri Beyrut'ta Suriye rejimi ile dayanışma eylemindeler. Dövizde: "El Cezire, propaganda bitti... Yalancı El Cezire." Yazılı

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- El Cezire'nin son dönemde, özellikle Arap "Baharı'na" dair yaptığı yanlı yayın çok eleştiri aldı. Lübnan gazetesi Al Akhbar'ın genel yayın yönetmeni İbrahim el-Amin'in El Cezire'yi anlattığı makalesinin çevirisini veriyoruz.

Bugünlerde şu tarz yorumları her yerde işitiyoruz: El Cezire'den alınmış bir hikayenin kaynağını cidden soruyor olamazsın! İddianı El Cezire'den aldığın bir habere dayandırman mantıklı mı? El Cezire'de çalışmaktan dolayı sıkıntın yok değil mi? El Cezire için çalışırsan kafanın içindekileri yazabilir ya da itiraz edebilir misin? El Cezire'yi izleyerek saatlerini harcadığının farkında mısın?

Yine bugünlerde düzinelerce El Cezire yayını ile ilgili profesyonel, politik ve ahlaki skandalların anlatıldığı düzinelerce internet linki içeren mesajlar almak da rutin oldu. Eğer birisi şunu sorsa şaşırıp kalır mısınız: El Cezire sunucusunun Suriye muhalefetinden misafiri nasıl sorguya çektiğini gördün mü?

Değişen şu: Suriye rejimine muhalif olanlardan, özellikle yerel koordinasyon komitelerindeki aktivistler, El Cezire yayınlarına bulaştırılmaları çabalarını reddediyorlar.

Kanala saldırmıyorlar veya boykot çağrısı yapmıyorlar ve kanalın rejimin muhaliflerini güçlü bir şekilde desteklemesini takdir ediyorlar. Ancak, kanal yayınlarında, bir aktivistin “günlük felaketler”olarak adlandırdığı çıktılardan dolayı suçlanmak istemiyorlar. Bunların içinde, yapay şekilde hazırlanmış bir video, maddi kazançlar karşılığı sahnede kotarılmış bir çekim var. Muhalif kişilerin, geçmişlerinin bilinmemesine rağmen, “kim için konuştuklarının ve kimin fikirlerini öne sürdüklerinin” bilinmemesine rağmen yayınlarda yer alması. Devletin baskısının boyutunu abartmak için El Cezire'nin teşebbüsleri de bunların içinde.

Bugünlerde El Cezire'nin davranışını savunacak profesyonel bir gazeteciye rastlamak zor. Sadece Suriye'de değil, Tunus, Mısır, Libya, Yemen ve Bahreyn'de de. En yüksek profilli Arap gazetecilerinden bazıları, ki bunların El Cezire'de gözükmeleri büyük değer taşıyordu, artık kanalın davetlerini geri çeviriyor. Kirli bir oyunun aracı olarak kullanıldıklarını anladılar. Mesela, kimse El Cezire'nin Muhammed Hassan Heykal ile neden artık işbirliği yapmadığını merak etti mi?

El Cezire'nin tanık olduğu son istifa dalgası da yeni. El Cezire'nin kadrosuna başka kanalların vereceğinin kat be kat fazlasını verdiği düşünülürse, istifalar, finansal sonuçlarına katlanabileceklerle sınırlı kalmadı. İstifaların ölçeği, olmuş istifalar ve beklenenler, kanalın editörlüğünün profesyonelliği ve bütünlüğünü çoktan bitmiş bir kliğin eline bırakmış oldu. Bir günden başka güne, profesyonelliğin ve saygınlığın minimum standartlarını sağlamadan çalışmayı reddedenlerin temizlendiği daha fazla görünür oldu. Diğerleri fikirler öne sürmekten, projelere dahil olmaktan heyecan alamaz oldular. Başka bir felakete atanmaktan paçayı sıyırdıkları için tanrıya gece gündüz dua eden sade çalışanlar oldular.

El Cezire'nin problemi sadece politik duruşu değil. O zaten verili. Problemi, güçlü ve bağımsız bir Arap medyası kurulması için her esaslı çabaya darbe vurmasıydı. Kanal, ne olduğunun tartışılmasına asla izin vermedi ve bizi “hiçbir ses savaşın sesinden fazla çıkmaz” medyası günlerine geri götürdü. Eleştiren kişiye çamur atan, yapma bir saflıkla ölümcül hataları savunan ve aynı zamanda bugün olana dair “mantıksal açıklamanın”, “fonlayan kişinin politikasını uyguluyoruz, nokta” olduğunu saklamaktan da imtina eden bir anlayış.

Birkaç milyon izleyici Arap dünyasının en popüler kanalını boykot etse, bu tabii ki, bir reyting krizine yol açar. Ancak El Cezire'nin politikalarından ötürü, Arap medyası her türden sarsıntı arayışı içinde. Daha profesyonel bir medya üretmek, daha güvenilir ve izleyenleri sorgulatıcı bir medya, yeteneği, finansal ve insan kaynağı olanların yapabileceği bir iş. Bu bir grup, devlet ya da medya örgütü olmak zorunda değil. Bu, günlük ikilemlerden acı çekenler ve El Cezire ile daha da az profesyonel ve güvenilir medya çeşitleri ile savaşmaya çalışanlar için de mümkün.

Böyle bir kararı almaktaki gecikme, medyanın bir sonraki duyuruya kadar, kamuoyunu oluşturma savaşında saldırının veya savunmanın ilk noktası olacağını anlayamamak demektir.

İbrahim el-Amin