12 Mayıs 2012 - 02:07

Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi’nin en az 150 terör eylemini planlamak ve özel timler oluşturup, bu kanlı saldırıları gerçekleştirmekle suçlanması ve hakkında Uluslararası Polis Teşkilatı'nın (Interpol) kırmızı bülten çıkartması ve Türkiye'nin bu konuya itibar etmemesi dünya kamu oyunun dikkatini çekti. Türkiye başbakan yardımcısı Bekir Bozdağ’ın bu kararı uygulamayacaklarını ve ElHaşimi’yi teslim etmeyeceklerini bildirmesi ve Başbakan yardımcısı Beşir Atalay’ın da misafirlerini teslim etme gibi Türkiye'nin geleneğinde bir şeyin söz konusu olmadığını söylemesi, Türkiye başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Tarık El-Haşimi'yi desteklediklerini ve destekleyeceklerini söylemesi, Türkiye’nin dolaylı olarak kaçak Irak cumhurbaşkanı yardımcısı Haşimi’nin terör eylemlerini desteklediklerini gözler önüne seriyor.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Bekir Bozdağ Türkiye’nin yıllardan beri PKK terör örgütü elebaşlarının tutuklanıp Türkiye’ye teslim edilmesini istediklerini, fakat Irak merkezi hükümeti Bağdat’ın bu isteği olumlu karşılamadığını, bu nedenle El-Haşimi’yi de Irak’a teslim etmeyeceklerini iddia ediyor. Fakat Türkiye başbakan yardımcısı Bozdağ, Irak Merkezi hakimiyetiyle Irak merkezi devlet hakimiyetinin salahiyet ve yetkilerini birbirine karıştırıp, eşit tutmuştur. Unutulmak istenen şey şudur ki; Irak uzun yıllar Amerika işgali altındaydı. Buna ilaveten Irak merkezi hükümeti Irak Kürdistan’ının dağlık bölgesi Kandil’e hakim değildir. Bu bölge Türkiye’nin çok güvendiği Barzani hakimiyeti altındadır. Bu yüzden Bağdat hükümetinin PKK terör elebaşlarını tutuklayıp teslim etmesi söz konusu değildir. Amerika işgal güçleri de PKK terör örgütüne karşı yumuşak bir tutum izlemektedir. El-Haşimi’nin desteklenmesi iddiası, Türkiye’nin Tarık El-Haşimi’nin terör eylemlerini planlama ve uygulama sürecini onaylayıp desteklediği anlamındadır. Türkiye’nin El-Haşimi hakkında Irak yüksek mahkemesinin tutuklanma kararını hiçe sayması, Ankara hükümetinin son aylarda Irak’a bakışını ve bu ülkenin iç işlerine müdahalesini yansıtıyor. Nitekim Türkiye başbakanı Erdoğan tamamen diplomatik teamüllere aykırı olarak Nuri El-Maliki’yi diktatörlük ve ben merkezcilikle suçlayıp, artık Maliki hükümetine güvenmediklerini ve sadece Irak Kürdistan’ı yerel hükümeti başkanı Mesut Barzani’ye güvendiklerini ileri sürdü. Halbuki Barzani Irak anayasasını ihlal edip, Bağdat’tan izinsiz kendi başına buyruk Amerikalı ve batılı şirketlerle petrol anlaşması imzaladı. Iraklı yetkililere göre de Türkiye ile bazı dikta Arap ülkelerinin rejimleri özellikle Suudi Arabistan ile Katar Irak merkezi hükümetine ve devletine karşı hukuk ve diplomatik teamüller dışı bir tutum izlemektedirler. Bu ülkelerin yönetimleri Tarık El-Haşimi’ye destek vererek, Bağdat meşru hükümetine karşı dostça olmayan ve hatta müdahaleci bir politika izlemektedirler. Bir çok uzmana göre de Türkiye Irak’taki etnik ve mezhebi fayları depreştirmeye çalışmaktadır. Türkiye bazı Iraklı Kürt liderlerle bazı Iraklı Ehli sünnet liderlerini ağırlayıp, Irak’ta etkin olmaya çalışıyor. Erdoğan’ın terör suçlusu El-Haşimi’yi desteklemesi ve onu devlet protokolü seviyesinde ağırlaması ve ikamet izni vermesi, Nuri El'Maliki hükümetinin yönetim hakkını sorgulaması tamamen diplomatik teamüllere aykırı bir tutumdur.

Irak merkezi hükümetinin komşu ülkelerden beklediği şey, iyi komşuluk ilişkilerini geliştirmek, yıkıcı ve müdahaleci girişimler yapmaktan ve ülkenin siyasi istikrarını bozmaya çalışmaktan kaçınmaktır. Çünkü Irak’ın iç işlerine karışmak ve bu ülkede pay kapmaya özenmek, Irak milli birliğine karşı ciddi bir tehdit kaynağı olduğu gibi, Türkiye başta olmak üzere diğer komşu ülkelerin de toprak bütünlüğü ve milli hakimiyetini tehdit edebilir. Bu yüzden Irak’ta siyasi güç dengelerini bozmaya çalışmak ve yeni bir düzen kurmaya çalışmak Türkiye ile Suudi Arabistan’ın öngördükleri planları gerçekleştirmeyebilir ve Türkiye için ateşle oynamaktan başka bir sonuç doğurmayabilir. Bu arada Türkiye dış işleri bakanı yardımcısı Naci Koru, Irak Tarık Haşimi hakkında Interpol’ün kırmızı bülten çıkartmasının ''Türkiye'nin Haşimi'yi yakalayıp da teslim etmesi, tutuklaması gibi bir mecburiyeti olmadığını ve yayınlananın sadece bir bülten olduğunu ve yakalama emri olmadığını ileri sürdü.

Bilindiği gibi; INTERPOL politik anlamda tarafsız bir rol oynamak zorunda kaldığı için, politik, askeri, dini, ve ırki suçlara karışmasını engeller. Çalışmalarının çoğu kamu güvenliği ve terörizm, organize suçlar, yasadışı madde üretimi ve madde kaçakçılığı, insan kaçakçılığı, sahte para üretimi, çocuk pornografisi, finansal ve teknolojik suçlar ve yolsuzluk gibi alanlarda yoğunlaşır. INTERPOL henüz çözülmemiş suçlar ve suçu ispatlanmış ve ispatlanmamış suçluların bilgilerini içeren geniş kapsamlı veritabanına sahiptir. Interpol Türkiye dahil 190 üye ülkeye sahiptir.

Siyamek Kakai