2 Temmuz 2012 - 07:56

Ali Bulaç’ın Cumartesi günü yazdığı Suriye meselesini irdeleyen yazısı bazı ‘islamcı’ları fena halde rahatsız etti. Bulaç’ın yazısındaki iddialara cevap verip tutumlarına izah getirmeleri gerekenler, bunun yerine Bulaç’ın kendisini tartışma konusu yaptılar. Peki Türkiye’nin Suriye muhalefetine desteğini savunan arkadaşlar bu iddialara cevap vereceklerine niçin hedefe Ali Bulaç’ı koyuyorlar? Suriye Ulusal Konsey mensubu bu cümleyi etti mi, etmedi mi? Asıl mesele bu değil mi? Söylediyse buna rağmen ne işiniz var bu muhalefetin yanında?

Ali Bulaç’ın Cumartesi günü yazdığı Suriye meselesini irdeleyen yazısı bazı ‘islamcı’ları fena halde  rahatsız etti.

Bulaç’ın yazısındaki iddialara cevap verip tutumlarına izah getirmeleri gerekenler, bunun yerine Bulaç’ın kendisini tartışma konusu yaptılar.

Ali Bulaç’ın yazısında çok önemli gördüğüm birkaç alıntı var. Bunlara dikkatinizi çekmek istiyorum.

Mesela  “Suriye Ulusal Konseyi'nin önde gelen ismi Burhan Kalyon, Esed'i devirdikten sonra ilk yapacakları işin "İran'ı bölgeden kovup İsrail'le barış anlaşması imzalayacaklarını açıkladı” cümlesi.

Bir diğeri: “Eski Başbakanlardan Ma'ruf Devalibi'nin oğlu Nevfel Devalibi İsrail gazetesi Ma'ariv'e verdiği demeçte 'Yeni Suriye'nin İsrail'le barış müzakerelerini yapacağını' söylüyordu”

Bir diğeri de: “Türkiye'ye gelen Suriye Müslüman Kardeşler Başkanı Riyad El Şakfa: 'Suriye'deki devrimin başarısı bütün bölgede ciddi değişikliklere yol açacaktır. Bu sayede İran, Irak, Suriye üzerindeki Hizbullah ittifakının beli kırılacak ve bölge böyle bir beladan kurtulmuş olacaktır'"

Ali Bulaç bu iktibaslar çerçevesinde bir analizle Suriye meselesinde Türkiye’nin tutumunun yanlışlığına dikkat çekiyor.

Ardında da benim burada 3 ay önce yazı konusu yaptığım İsrail cumhurbaşkanı Şimon Peres’in söylediği “Suriye'deki yönetimin yıkılması Hizbullah için öldürücü bir darbe olacaktır" cümlesindeki irtibata dikkat çekerek yazıyı bitiriyor.

Peki Türkiye’nin Suriye muhalefetine desteğini savunan arkadaşlar bu iddialara cevap vereceklerine niçin hedefe Ali Bulaç’ı koyuyorlar?

Suriye Ulusal Konsey mensubu yukarıdaki cümleyi etti mi, etmedi mi?

Veyahut Suriye Müslüman Kardeşler’in liderleri Riyad  El- Şakfa o cümleyi söyledi mi, söylemedi mi?

Asıl mesele bu değil mi?

Söylediyse buna rağmen ne işiniz var bu muhalefetin yanında?

Yok söylemediyse niçin Ali Bulaç’ın yazdıklarının ‘yalan’ olduğunu ortaya koyup durumu netliğe kavuşturmuyorsunuz?

Hem Türkiye’nin, hem de Türkiye’deki ‘İslamcı’ bazı yazar çizer takımının Suriye meselesinde bizim bilmediğimiz bazı şeylere vakıf olduğunu düşünüyorum.

Bizim bilmediğimiz çok ilginç bilgilere sahipler ki, Suriye muhalefetinin yukarıdaki İsrail yanlısı cümleleri onları endişeye sevketmiyor.

Sadece Ali Bulaç’a öfkelenen İslamcıların değil, Ahmet Davutoğlu’nun da benzer gizli bilgilere sahip olduğu kanaati hakim bende.

Yoksa, İran’a ve Hizbullah’a açıktan yapılan bu tehditlere ve  İsrail’e verilen teminata rağmen Ahmet Davutoğlu’nun Suriye muhalefetine bu kadar sıcak yaklaşmasının bir izahı var mı? Haksız mıyım?

Eğer böyle düşünmesem, aklıma çok kötü  şeyler geliyor.

Ali Bulaç’a asıl kızgınlıklarının nedeni de herhalde Suriye meselesinde topluma söylenmeyecek kadar önemli, ‘İslami’ ve tüm tabloyu değiştirecek bilgilerden  haberdar olmamasıdır.

Çok mu iyi niyetliyim?

Levent Gültekin

twitter.com/acikcenk