17 Eylül 2012 - 04:53

Başbakan Erdoğan iktidarının ilk günlerinde İtalya’ya giderek, Avrupa ile ‘Katolik nikâhı’ ile birlikte olacağını ilan etmişti. Erdoğan gerçekten Katolik nikâhı kıydırmış olacak ki, 10 yıllık iktidarları döneminde batı ile yaşanan bu kadar olumsuzluğa rağmen yönünü batıdan geri çevirmedi.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Özellikle yaşanan Arap Baharı sürecinde Müslümanlar birbirini kırarken o yine İslam ülkelerini karıştıranların safında yer aldı. Konunun sadece bu boyutu bile, Sayın Erdoğan’ın iktidarının ilk yıllarında ifade ettiği ‘ben değiştim’ açıklamasının boyutunu göstermektedir.

İslam ülkelerinin işgal sürecinde Irak’ta ve Afganistan’da zorlanan ABD, İslam ülkeleri içerisinde bir iç savaş planladı. Bu planın merkezine ise Şii ve Sünnileri çatıştırma projesini koydu. Dönem dönem dünyanın değişik bölgelerinde tatbikatı yapılan bu mezhep çatışması ile bütün İslam âlemi birbirine kırdırılacaktı. Bunun sinyalleri yoğun olarak Suriye’den gelmeye başladı. Bu süreçte ülkemizde yaşanan iki farklı gelişmeye dikkat çekmek istiyorum…

Sayın Tayyip Erdoğan her fırsatta Şiilerin ayrılıkçı olduklarını dile getirdi. Bildiğimiz kadarıyla Başbakan Tayyip Erdoğan İmam Hatip menşelidir. "Arap Uyanışı ve Ortadoğu'da Barış Müslüman ve Hristiyan Perspektifler" konulu uluslararası bir konferansta ne kadar dinlerarası diyalogcu ve gayrimüslim unsur varsa bir araya getirilmiştir. Erdoğan yaptığı konuşmada burada toplanmış gayrimüslim unsurlarla ortak yaşam alanı ararken, Şii halkı düşman olarak bölücü olarak lanse etmiştir.

Şii kimdir?

Şii, Ehl-i Beyt’in yolundan gidenler, İmam Ali’nin yolundan İmam Hüseyin’in yolundan gidenlerdir. Gayrimüslimi dost edin, Müslümana sırt çevir, iman ölçüleri böyle bir yanlışa müsaade etmez. "Kişi sevdiğiyle haşrolur" kuralını Sayın Erdoğan’ın çok iyi bilmesi gerekir.

Kıyamete de adım adım yaklaşıyoruz. Kıyamet alametlerinden bir tanesi de ‘Deccal’in ortaya çıkışıdır.

Deccal kimdir?

Deccal, Müslümanların içinden çıkacaktır, ancak hakkı batıl, batılı hak gösterecektir. Deccal cila kökünden gelmektedir. Cilalayan, yani olayları farklı gösteren anlamına gelmektedir. Deccal, suyu ateş, ateşi su olarak gösterecektir. İslam kaynaklarına baktığımızda kıyamet savaşının hazırlıklarının yapıldığı görülüyor. Günümüzde yaşananlar bir Deccaliyet akımıdır.

İlahi ikazları dikkate almak zorundayız. Her bir kişinin hal ve hareketlerine dikkat etmesi gerekmektedir. Kişi önce kendi nefsini hesaba çekmelidir, şayet yaptıkların Deccaliyet kapsamındaysa acilen tövbe etmeli ve hareketini düzeltmelidir. Şayet bir kişide Deccaliyetin eserleri görülürse, hemen ikaz edilmelidir. Gerçek dost, hatalarını gören ve bu konuda ikaz eden kişilerdir. Bu yanlışı görmeyen veya görüp de ikaz etmeyenler asla dost değildir.

Nefsimizin, neslimizin kurtuluşu; vatanımız ve milletimizin bekası için bu ikazlara dikkat edilmelidir.

Dr. Ahmet H. Kepekçi

http://www.yenimesaj.com.tr/?artikel,12002991/ehl-i-saliple-ortak-yasam-alani-aranirken-siiler-dusman-ilan-ediliyor/dr-ahmet-h-kepekci