23 Kasım 2012 - 13:04

Muhteşem Yüzyıl dizisinin son bölümünde, Pargalı İbrahim Paşa ile dizide şu an İstanbul kadısı olan, fakat (tarihsel spoiler!) ileride Şeyhülislamlık makamına yükseleceğini bildiğimiz Ebussuud Efendi arasında geçen diyalog dikkat çekici idi.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Diyalogun geçtiği sahnede, Pargalı'nın sorusu üzerine Ebussuud Efendi, Yunus Emre şiirlerini okumanın küfür olduğunu yüzü asılarak söylüyor. Dolayısıyla Yunus Emre, Ebussuud Efendi tarafından kâfir ilan edilmiş oluyor.

Böylesi soğuk duş etkisi yaratan bir ifadenin, Muhteşem Yüzyıl'ın her ne kadar belgesel olmadığını, tarihi olaylardan esinlenilerek kurgulanmış bir dizi olduğunu yapımcılar pek çok kez açıklamış olsa da, bu kadarını da uydurmamışlardır herhalde, Ebussuud Efendi'nin gerçekte de böyle düşündüğüne dair geçmişte bir tarihi kanıt olması lazım diye tahmin ederek araştırdığımda yanılmadığımı gördüm.

Pargalı ile Ebussuud Efendi arasındaki kurgusal diyaloga esin kaynağı olan tarihi olay, Ebussuud Efendi'nin şeyhülislamlığı döneminde Yunus Emre'nin bugün herkes tarafından bilinen şu şiiri hakkında verdiği fetvayla ilgili.

 "Cennet cennet dedikleri,

Birkaç köşkle birkaç huri

 İsteyene ver sen onu,

Bana seni gerek seni."

 Ebussuud Efendi, bu şiir kast edilerek sorulan "Bir toplantıda Yunus Emre’nin yukarıdakine benzer deyişleri okunursa ve tekke şeyhi bu durumu savunursa ne yapmak gerekir?" sorusuna cevap olarak, bahsi geçen şiirlerin küfür sözü olduğunu, okuyup savunanın da dinden çıkmış sayılacağını ve katledilmesinin caiz olduğunu söylemiştir. (1)

Ebussuud Efendi zaten şeyhülislamlığı döneminde verdiği fetvalar sebebiyle günümüzde tartışmalı bir tarihi karakterdir. Bunlar arasında en acı olanı, Anadolu'daki Alevilerin katledilmesinin dinen uygun olduğuna dair verdiği bir fetvadır ki, bu fetvaya dayanarak onbinlerce "kızılbaş" Devlet-i Aliyye eliyle öldürülmüştür.

 Pek o kadar da muhteşem bir yüzyıl değil gibi bazılarımız açısından, ne dersiniz?

 Yeri gelmişken bir parantez açıp, güncel toplumsal tartışmalarımızdaki bir çelişkiye de işaret edelim. Osmanlı geçmişimizi ütopyalaştıran muhafazakâr düşünce sahipleri, Cumhuriyet'in kuruluş dönemindeki Dersim trajedisini, bu dönemi ütopyalaştıranların önüne değişik fırsatlarda sürmektedir. Oysa yukarıdaki fetvadan görüldüğü üzere, öne sürülen katl hadisesinin benzerleri ululaştırılan Osmanlı zamanında da yaşanmıştır.

Kısacası, meşhur şarkıda dendiği gibi, masum değiliz hiçbirimiz. Muhafazakâr olsun olmasın her siyasi görüş, kendi resmi tarihini hatalardan münezzeh bir ütopya olarak kurgulasa da, bütün resmi tarihlerin dolaplarında iskeletler mevcut. (2)

 Parantezi kapayıp başlıktaki sorumuza geri dönelim. Yunus Emre, Ebussuud Efendi'nin fetvasıyla tescil ettiği gibi bir kâfir miydi?

 Elbette ki hayır. Bahsi geçen şiirde cennetle ilgili ifadelerin, cenneti aşağılama kastı taşımadığı, Yunus Emre gibi mutasavvıflar, yani Allah'a gönül yoluyla bağlı olanlar için aslolanın Allah sevgisi olduğu, bu şiirinde de Yunus'un bu coşkun duygusunu şairane bir üslupla aktardığını biliyoruz.

Peki, o halde Ebussuud Efendi neden bu dediğimiz şekilde anlamamıştır da, bu mısraları yazanı da, okuyup hak vereni de küfre düşmekle itham etmiştir?

Çünkü zahire, yani dışa, görünene bakarak hüküm vermiş, meselenin bâtınî, yani gizli anlamını göz ardı etmeyi tercih etmiştir.

 Hâlbuki sadece zarfına bakarak içindeki mektubun içeriği anlaşılabilir mi?

 Kelimeleri yırtıp ardına bakmadıkça, hakikatin ne kadarını görebiliriz?

 Bu yazıda anlatılanlardan çıkarılması gereken dersler:

 Geçmişteki kişiler ve olaylar dokunulmaz kılınıp sorgulanmadığında, kafamızda inşaa ettiğimiz resmi gerçeklik çelişki ve tutarsızlıklarla bezeli olacaktır.

 Zahire göre hüküm vermek bizi tarih imtihanında sınıfta bırakabilir.

 Kişi isterse Muhteşem Yüzyıl dizisinden bile hikmet devşirebilir.

 (1) İstanbul Millet Kütüphanesi şeriye no. 80’de kayıtlı Fetâvâ-yi Ebussuud adlı eserin 217a ve 217b’de kayıtlı bulunan fetva.

(2) Dolaptaki iskelet: Bir kişinin geçmişindeki karanlık, utanılacak sırları saklamasını ifade eden deyim.

  twitter.com/ismailyigit