3 Haziran 2013 - 19:30
Ilımlı Mücahidin Bir Günü‏

Son zamanlarda bir virüs gibi yayılan ‘Ilımlı İslam’ diğer bir deyişle ‘Amerikancı İslam’ fedailerinin sayısı gün geçikçe artıyor. Amerikancı İslam ne demektir ?

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Allah’ın adı ile Son zamanlarda bir virüs gibi yayılan ‘Ilımlı İslam’ diğer bir deyişle ‘Amerikancı İslam’ fedailerinin sayısı gün geçtikçe artıyor. Amerikancı İslam ne demektir? Tek bir cümle ile açıklayabilirim: Allah birdir deseler bile, kendileri inandıkları için değil ABD uygun gördüğü için diyenlerdir.

Bu yazımızda Amerikancı İslam’a tabi olan ılımlı mücahidin bir gününü nasıl geçirdiğine bakalım:

Güne başlayış

Ilımlı bir mücahit eğer namaz kılıyorsa güne namaz ile başlar, tabi kalkabilirse. Namaza kalkmak için kurulan alarmda Batı müzikleri olma ihtimali hiç de az değildir. Sabah namazına kalkış ve yatağa geri dönüş arasındaki süre o kadar kısadır ki hangi ara namaz kıldı anlayamazsınız bile. Bu zihniyet namazı bir borç olarak algıladığı için çoğunlukla kılınan namazlar da saniyelere sığdırılan içi boş ritüellerden ibaret oluyor. Her neyse saniyeler süren bir ibadet molasının ardından, uykuya devam edilir. Ta ki iş/okul saati gelene kadar...

İş / Okul Saatleri

Ve güzellik uykusunun ardından huzur dolu bir gün daha başlamıştır. Huzur dolu diyorum çünkü bu ılımlı kardeşlerin tek düşüncesi İmanı kurtarmak(!) olduğu için dünya Müslümanları’nın ne halde oldukları, ne zulümler gördükleri aklının ucundan bile geçmez. Niye düşünsün ki; imanını kurtarsın yeter, devir imanı kurtarma devri. Müslümanlara ABD demokrasi getirecektir zaten onun düşünmesine hiç gerek yoktur.

Bu ılımlı mücahitler; dini sadece namazlarda hatırlayıp diğer anlarını küfürle geçirenler ve diğer anlarında zikir ticareti yapanlar olmak üzere iki türdür. Birinci tür sadece ibadet saatlerinde Allah’ı hatırlar. İbadet dışındaki anlarında keyfine ve küfrüne diyecek yoktur. Keyiflidir çünkü derdi tasası yoktur. Küfürlüdür çünkü ahlak ilkesi tanımaz, kadın – erkek ilişkilerinde sınır bilmez, seviyesiz sözleri boyundan büyüktür ve beş sözünden biri küfür ve hakarettir.

İkinci tür biraz daha insaflıdır. İbadet saatleri dışında da Allah’ı düşünür. Peki nasıl düşünür? Şöyle ki: Bu tip ılımlıların parmaklarında genellikle zikirmatikler vardır ve o aletlerle her zikri kayıt altına alırlar yani sayarlar. Aman hesapta yanlışlık olmasın sonra bir zikir eksik söylenir falan sevap katsayısı azalır da mazallah imanından olur. Aç Müslümanlar kimin umrunda biz zikir ticareti yapalım!

Yemek Vakti

Eveeet, günün yarısı da böyle geçti. E, malum acıkınca yemek yenilmeli. Ama nerde? Cevap çok basit: Nerde Amerika’nın ekmeğine yağ sürecek bir sömürü merkezi varsa orda tabi ki. Bu merkezler de genelde  Mc Donalds ve Burger King (Ben barbar king diyorum) gibi kapitalist mekanlardır. Yerel lokantalar nadiren tercih edilir. Bu kapitalist mekanlarda dinimizle ve kültürümüzle hiç bir alakası olmayan ve gençleri bağımlı yapmak için sonradan uydurulan Batı kaynaklı yiyecekler yeniliyor. İçecek olarak menüde ne var dersiniz ? Elbette ki sofraların vazgeçilmezi Coca Cola. Coca Cola ürünlerini tüketirken, o içeceklerin mermi ve bomba olarak Filistinli Müslüman çocuklara geri döneceği gerçeği umrunda değil; devir imanı kurtarma devri, Filistin ılımlıyı ilgilendirmez.

Akşam olunca ...

Siyonistlerin cebi de dolduktan sonra eve dönüş vakti gelmiştir. Öğlen yaşanan maceraları anlatmaya devam edersem kitap yazmam gerekir o yüzden kısa geçiyorum ve akşam yaşananları sunuyorum. Akşam namazı da kılındıktan sonra ılımlı mücahit kendisisine biraz zaman ayırma gereği duyar ve bunu en iyi film izleyerek yapabileceğini düşünür. Film de ne film ama... Kıblesi ABD olduğu için doğal olarak Batı filmi izliyor ve bu filmlerde öne çıkan iki özellik ise cinsellik ve şiddettir. Bu iki unsuru içermeyen filmler kaliteden nasibini alamayan filmlerdir ılımlıya göre.

Film de bittikten sonra geçer bilgisayar başına. Gün içinde yaptığı ahlaksızlıklara devam eder ama bu defa versiyon değişmiştir: e-ahlaksızlık versiyonu. Girilen ilk site facebook olur genelde. Bu arada arkada çalan müziğe değinmesem olmaz. Tahmin edin bakalım hangi müzik çalıyor? Evet doğru tahmin: Batı müzikleri. Müzik çaladursun, bizim ılımlı mücahidimiz facebook gibi ahlak tanımayan platformlarda gezinir durur. En mahrem resimler ortalıktadır zaten, bakmasa olmaz. Aynı anda dört beş kişi ile yazışabilme kapasitesine sahip olan mücahit bir onunla konuşur bir bununla. Elbette sınır tanımadan...

E- Cihad Vakti

Günün bitmesine çok az bir süre kalmıştır ki en sevaplı an gelir. Aklınca sevap katsayısını artırmak isteyen ılımlı mücahit dindarlık elbisesine bürünür ve e-cihad başlar. İnternet üzerinden sevap kazanır. Nasıl mı? İşte böyle:

İlk önce birkaç kısa sohbet izler. Kısa olmasına bakmayın ona göre çok değerlidir bu sohbetler. Menkıbeler, masallar yani aklınıza gelebilecek ne kadar safsata varsa hepsi bu sohbetlerde harmanlanmıştır. Akıl ve mantık çerçevesinde tek kelime bulamazsınız zaten gerek de yoktur, amaç aklı uyuşturmak.

E-Cihad sadece bu kadarla da sınırlı değil üstelik bunun facebook versiyonu da var. Şöyle ki: Dini(!) sayfalarda gördüğü gül resimlerini, peygamber sakalını, sahabe hırkalarını paylaşır. Küçük bir iş sanmayın sevabı çoktur ona göre. Ha bir de Allah lafzı bulunan domates, karpuz, salatalık gibi sebzelerin yanı sıra dağ, taş, ağaç gibi secdeye kapandığı sanılan cisimle hayretle paylaşılır ve iman bir kat daha artar.

Bitti mi sanıyorsunuz, bitmedi daha e-hatim var. Facebook sayfalarında hatim yapmak isteyen ılımlı mücahit hemen bir sayfadan cüz kapmaya çalışır. Ne hikmetse de hep otuzuncu cüze talip olunur. Kısa olduğu için olma ihtimali yüksek. Salavat kumbaralarına ne demeli, sen de on bin ben deyim yirmi bin; salavatlar havada uçuşuyor.

Dini görevlerini ve cihadını da tamamlayan mücahit için artık iman kurtarılmıştır ve uyuma vaktidir.

Yazıklar olsun !!!

Coşkun Aytaş