Flistinli yetkilisi ırkçı İsrail cezaevlerinde bulunan esirler arasında 18 yaş altında 220, 16 yaş altında ise 42 esirin bulunduğunu bildirmektedir. Ferane, esirler arasında kız ve kadın esir sayısını ise 13 olarak ilan ederken, 1500'den fazla esirin ise cezaevi şartlarının çok ağır ve sağlıksız olmasından ötürü hasta olduklarını ve bunların her türlü tedaviden mahrum tutulduklarını bildirdi.
1967 yılından beri terör rejimi cezaevlerinde işkence ve diğer sağlıksız şartlardan dolayı en az 204 filistinli esir şehit düşerken, ırkçı İsrail rejimi, milletvekillerinin dokunulmazlık haklarını bile hiçe sayarak Filistin meclisi milletvekillerinden 13'ünü de cezaevinde tutmaktadır.

Korsan İsrail cezaevleri dünyanın en ağır ve sağlıksız cezaevleri olarak bilinmektedir. Öyle ki bu cezaevlerine uluslar arası insan hakları denetçilerinin girmesine izin verilmediği için ırkçı İsrail, esirlere yönelik işkence, onlar üzerinde ilaç denemesi, yeterince hava alma imkânı vermemesi gibi her türlü ihlali rahatlıkla yapmayı kendinde bir hak olarak görmektedir ve zaman zaman da Filistinli esirler açlık grevine giderek bu durumu protesto etmekteler.

Bir süre önce Filistin'in BM temsilcisi Riyaz Mansur, Filistinli esirlerin çok kötü şartlar altında ve kanunsuz bir şekilde tutulmasını tekrar gündeme getirmiş ve bütün Filistinlilerin serbest bırakılmasını istemiştir.
Mansur, açıklamasında hâlihazırda 5 binden fazla Filistinli esirin korsan İsrail cezaevlerinde bulunduğunu ve bunlar arasında çocuk yaştakilerin de olduğunu bildirmiştir.

Bu arada terör rejimi meclisi ise mahkemelere Filistinli esirleri hiçbir duruşmaya katılmaksızın onlar aleyhinde her türlü kararı verme hakkı tamamen ihlal olan bir yetkiyi vererek, bu rejimin hangi temeller üzerine oturduğunu da göstermektedir.

Siyonist rejimin duruşmaya çıkarmaksızın esirler hakkında karar vermesi uluslar arası kanunlara aykırı olsa da, bu rejimin Amerika ve diğer batılı devletlerden aldığı destek ırkçı İsrail'i her türlü kanunsuzluğunu daha da küstahlaştırmaktadır. Terör rejimi son 40 yılda binlerce Filistinli tutuklamış ve cezaevlerine atmış, yüzlercesini yıllarca hiçbir duruşmaya çıkarmaksızın cezaevlerinde tutmuş, ama bütün bu ihlallere rağmen sözde uluslar arası insan hakları iddiasında kuruluşlar ile batılı devletler ve toplumlarının sesi çıkmamıştır.

Terör rejimi İsrail'in kadın ve çocukları bile hiçbir ayrım yapmadan cezaevlerinde tutması, onlara her türlü işkence ve kanunsuzluk yapması ve bütün bu yapılanların ise ırkçı İsrail meclisi ve toplumu tarafından hoş görülmesi tam bir küstahlıktır. Öte yandan uluslar arası toplumun Filistinli esirler konusunda tam bir kör ve sağır olması ise daha bir içler acısıdır.
