1 Ekim 2013 - 20:30
İnkılâp Diplomasisi

Allah’ın adıyla, *İran İslam Cumhuriyeti’nin diplomasi alanında izlediği strateji, En başından bu yana BM’nin 68.Genel Kuruluna kadar hep sabit /değişmez kalmıştır.

* Cumhurbaşkanı Ruhani’nin,  BM ‘de yaptığı konuşma sadece nükleer enerji ile ilgili değildi.

Peki, neler söyledi?

* Bunun böyle olmadığını konuşmanın tam metnini okuduğumuzda anlaşılıyor. İran hiçbir zaman müzakere ve görüşmelerden kaçmamıştır. Bölgesel barışın müzakerelerden geçtiğini çok iyi bilmektedir.

*ABD’ de bulunan Siyonist lobilerin baskısı müzakere sürecini uzatmış ve tıkamıştır. Ruhani ABD’ye tavsiyelerde bulunurken,  Siyonistlerin ve şahinlerin baskısından derhal kurtulması gerektiğini, Obama 'ya yüzüne karşı da söyledi.

*Ruhani BM’de İran’ın, diplomaside stratejik istikrarının ne anlama geldiğini de açıkladı. Bölgesel gelişmelerde “güç”lerin stratejisini takip etmek ve uygulama  alanı seçmek “istikrar” için şarttır.

*Stratejik istikrar kadar “Kahramanca taktiksel esneklik” de her zaman vardır ve önemlidir.

*İran İslam İnkılâbının  “İlkesel diplomasi” nin özeti şudur;
   
    a) Sabit/Net adımlar,
    b) Kesin amaçlar,
    c) Yöntemi hiçbir “baskı”nın vazgeçiremeyeceği,

* ”İnkılâp Diplomasisi” ise;

    a) İlkler/ Amaçlar için bağımsızlıktan vazgeçmemek,
    b) Bu ilkelere saygı göstermeyen, büyük/ küçük tağut ve istikbarlara karşı ebedi mücadele,
    c) Filistin’in kurtuluşuna, davasına olan destek,
    d) Özellikle bölgede yaşanan, insani facianın durdurulması için radikalizm,şiddet ve terörle mücadele,
*  Temel stratejisi “idealistlik “olan bir dış siyasetin, her zaman şartlar ve maslahatlara göre ilerleyeceği kesindir.

*İslam İnkılâbı Rehberi Ayetullah Hamanei’nin iç/dış arenada her zaman bu idealistlik/maslahatlardaki “İnkılâp-çı” kararlarının önemi büyüktür. Erklerden birisi temel ilklerden sapmaya başladığında “Rasat” mekanizması çalışır.

* Böyle olunca,

Üç boyutlu İnkılâp çizgisi, Sayın Ruhani ‘den önce de onunla birlikte de değişmeyecektir.
      
     a) İnkılâbın, Filistin’in Kurtuluşu için varlığı,
     b) Siyonizm’le mücadele,
     c) Yeryüzü mustazaflarını destekleme,
     d) İmam Mehdi(a.f) kıyamı için zemin oluşturma,

*İran İslam Cumhuriyeti hangi tedbir ve maslahatı izlese “baskı/sindirme” devam edilecek.

*Ancak, şurası da kesindir.

 Bütün yollar denense ve müzakereler olumlu da olsa,

      a) İnsan hakları,
      b) Terörü destekleme,

suçlamalar bitmeyecek,  mücadele “beklenen vakte” kadar devam edecektir.

* Şimdi durum farklılaştı, Rehberin de buyurduğu gibi “Bedir günleri” yaşanıyor.

*Artık, aradan geçen onca yıllardan sonra, İran Nükleer yakıt üretebiliyor ve böylece Abd/Batı ve Siyonist istikbara karşı eli güçlendi.
*Şer güçlerin İran’la sorunu;

      a)  Ne Nükleer,
      b)  Ne İnsan hakları,
      c)  Ne de Direniş’i(Hizbullah-Hamas) desteklemek,

ESAS ŞU; İnkılâpçı Şii İslam inancının yeryüzüne “Adalet/Barış/Özgürlük” getirecek olmasıdır.

YAVUZ KAYA