24 Ekim 2013 - 07:01
Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve benzeri diğer devletlerin otoriterleri terörü desteklemede ısrarlı

Suriye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Beşşar el-Caferi; İsrail’in yarım yüzyıldan fazla bir süredir işgal etmiş olduğu Arap topraklarıyla ilgili uluslar arası tüm kararlar ve misakları umursamadığını belirtti.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Uluslararası Güvenlik Konseyinin dün Ortadoğu’daki durumları tartıştığı bir oturumda Suriye adına yaptığı konuşmada Caferi; İsrail’de ardı ardına gelen hükümetlerin uluslar arası kanun ve misaklarına ilaveten insan haklarına sistematik ihlallerde bulunduklarının altını çizdi. Caferi bu ihlallerin bir çoğunun savaş cinayetleri ve insanlığa karşı suçlar niteliğinde olduğunu belirtti.

İsrail ve Katar otoritelerinin uluslar arası barış güçlerinin bulunduğu Golan toprakları dahil Suriye'de terör ve vahşet estiren radikal kökten dinci terör çeteleriyle işbirliğine vurgu yapan Caferi; bunun İsrail ve Katar’ın Suriye ve halkını hedef alan düşmancı politikalar uyuştuğuna işaret etti. Caferi bunun da Suriye ve uluslar arası barış güçlerinin güvenlik selametini tehdit ettiği gibi tüm bölgenin güvenlik istikrarını sarstığını ifade etti.

Caferi güvenlik konseyi oturumunda konuşan kimi devlet heyetlerinin Suriye'deki durumlar konusunda kasıtlı olarak gerçekleri çarpıttıkları ve provokasyonda bulunduklarını belirtti. Bu heyetlerin terör ve şiddeti desteklediklerine dikkat çeken Caferi; güvenlik konseyi oturumunun asıl gündemi olan işgal altındaki Arap topraklarındaki durumun bir kenara bırakılıp Suriye'deki iç durumlara odaklanılmasının mantıksızlığına dikkat çekti.

Caferi; dolayısıyla Suriye'nin oturumda düşmancı açıklamalarda bulunan ve temelde terör destekleyicileri olan devlet heyetlerinin açıklamalarına cevap vermeyeceğini ifade etti.

Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve benzeri diğer devletlerin Suriye'de her türlü vahşeti işleyen radikal terör gruplarına desteklerini sürdürme ısrarında olduklarını belirten Caferi; söz konusu devlet otoritelerinin bu destekleriyle ilgili uluslar arası kanun ve misakları ciddi bir tehlikeyle ihlal etmeye devam ettiklerine vurgu yaptı.

Caferi; İsrail'i hemen hemen BM’nin kuruluşundan beri Suriye, Filistin ve Lübnan'da Arap topraklarını işgal ettiğini ve bu topraklarda yaşayan vatandaşlara insanlık dışı dayatmalarda bulunduklarını belirtti. Suriye'nin Golan topraklarında işgal altında yaşayan Golanlı yurttaşlarımızın yaşadıkları baskı ve acılara ışık tutan Caferi; işgal otoritelerinin eğitim gibi meşru haklarından menettiğini ifade etti.

Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşmasına Katılmalıdır

Öte yandan Caferi BM genel kurulunun nükleer silahları konusunu tartışmak için düzenlediği oturumda yaptığı konuşmada; İsrail'in sahip olduğu nükleer tersaneye dikkat çekti.

Caferi; bu nükleer tersanenin hiçbir şekilde uluslar arası denetime tabi olmadığını ifade ederken, İsrail'in uluslararası nükleer silahları yasaklama anlaşmasına katılması için uluslar arası toplumun ona baskı uygulaması gerektiğini vurguladı.

Suriye'nin BM Daimi temsilcisi Caferi; nükleer silahların kullanımını ve tehdit unsuru teşkil etmesini engellemenin tek garantisinin bu silahların üretimini engellemek ve mevcut silahları yok etmek olduğunu ifade etti.