11 Kasım 2013 - 20:30
Politikasız politikacılar

Güvensizlik, savaş ve ağır ekonomik şartlarda olan dünyanın kötü durumu, iktidardaki beceriksiz ve liyakatsiz yöneticilerin işbaşında olmasından kaynaklanıyor.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Dünyada çok az sayıda ülkede layık yöneticilerin var olduğunu söylemek mümkün; fakat bir çok ülke özellikle de Avrupa, Amerika, ve Arap dünyasında kifayetsiz yöneticiler iktidarda bulunuyor. Bu zümre politikadan bir şey bilmiyor ve hükümetin güç ve yetkilerini diğer ülkelerin halklarını alaya almak, insani ve doğal kaynakları yok etmek için bir araca dönüştürmüşler.

Yetkililerin en kifayetsizlik örneğini Amerika ve Avrupa'da görmek mümkün, öyle ki Siyonistlerin nüfuzu altında olan bu yönetimler, ülkelerini ve hatta kendilerini de itibarsızlaştırma pahasına bile olsun Siyonistlerin emirlerini yerine getiriyorlar. Siyonist rejim ve Filistin işgalcisi gasıplara kayıtsız şartsız verilen destek, batı ülkelerinin karnesindeki en karanlık belgedir. Tarihin bu kesitinde de batı tarafından Ortadoğu'da yaşanan tüm savaşlar, cinayetler, saldırılar Siyonist rejimin gayrı meşru varlığını koruma amacı ile gerçekleşiyor.

İşin ilginç tarafı batılı hükümetlerin Siyonist rejimin gayrı meşru varlığını koruma pahasına kendi halklarının çıkarlarını bile göz ardı etmeleri, kendi hükümetlerinin itibarını zedelemeleri, uluslararası yasaları çiğnemeleri ve insan haklarını yok saymalarıdır.

Siyonistlerin nükleer silah fabrikaları ve yüzlerce nükleer başlıkla UAEA'ya üyelikten muaf tutulması, ajans denetçilerinin bile çakma rejimin nükleer tesislerini denetleme hakkına sahip olmamaları, batı ülkeleri için bir utanç kaynağıdır. Söz konusu ülkeler, İran İslam cumhuriyeti nükleer çalışmalarının barışçıl olduğunu ve hiçbir askeri sapmanın yaşanmamasını bilmelerine rağmen, İran'ın zenginleştirme çalışmalarını kısıtlamak için Tahran'a baskı uyguluyorlar.

Batılılar Siyonist rejimin Filistin halkına karşı işlediği tüm cinayetleri göz ardı ederken, batının sultası altında olmak istemeyen ülkeleri insan hakları ihlalleri bahanesi ile suçluyorlar. Bu konular batı ülkelerinin itibarını zedelerken, onların iddialarının boş olduğunu ispatlamakta. Batı liderleri, akıllı ve dirayetli insanlar olsaydı, tüm haysiyet ve itibarlarını Siyonistlere harcamaz ve dünya kamuoyu nezdinde kendilerini aşağılayamazlardı. Bu günlerde dünya kamuoyu gündemine oturan İran ve 5+1 grubu İran nükleer çalışmaları hakkında Cenevre'de sürdürdüğü görüşmeler, batılı hükümetlerin nüfuzu nedeni ile engelle karşılaşmakta.

Siyonist rejim elebaşlarından başbakan Benyamin Netanyahu twetter sayfasında şöyle yazdı: “İran ve 5+1 grubu arasında bir anlaşma sağlanırsa, bu, çağımızın en tarihi alışverişi olacaktır”. Gasıp Siyonist rejimin bu cümlesi, batı ülke liderlerinin İran'ın hakkı olan bir konuda aralarında anlaşmaya varmaları için şüpheye ve tereddüde düşürdü. Fransa dışişleri bakanı Siyonist rejimin bu baskısı sebebi ile şöyle dedi: "İsrail ve bölge ülkelerinin İran nükleer programlarından dolayı endişeleri, dikkate alınmalı." Amerika başkanı Obama da Siyonist rejim elebaşlarının yaygaralarından etkilenerek, Siyonist başbakan ile telefon görüşmesi yapmasının ardından, "Amerika İran'ın nükleer silaha ulaşmasını engelleme taahhüdünün altını çiziyor" dedi. Obama İran nükleer çalışmaları konusunda bir anlaşmaya varılsa ve yaptırımların bir nebze kalkması durumunda bile yaptırımların aslının devam edeceğini belirtti.

Amerika başkanı ayrıca tüm seçeneklerin hala masada olduğunu da tekrar ederek, çürümüş tehditlerle, İran İslam cumhuriyetine bir nevi baskı uygulamaya çalıştı. Tüm bunlar batılı liderlerin kifayetsizliklerinin örneklerinden biridir, öyle ki aldıkları kararlarda ve açıklamalarında ortaya çıkıyor.

İran İslam inkılabı rehberinin nükleer silahların haram olduğuna dair fetva vermesine ve bu gibi kitle imha silahlarının üretim ve kullanılmasını kabul etmemesine, İranlı yetkililerin defalarca bu fetvayı tekrarlayarak, İran'ın bu fetvaya bağlı olduğunu açıklamasına rağmen, Avrupa ve Amerika liderleri İran'ın nükleer silah üretmesinden endişeli olduklarını, bu endişenin ise Siyonist rejimden onlara intikal ettiğini ve bu yüzden İran ile müzakerelerde bu konuyu dikkate almaya çalıştıklarını belirttiler.

Bu açıklamalar, batı ülke liderlerinin bağımsız iradeleri olmadığını ve bu yüzden gerçeklere dayanarak karar alamayacaklarını, her zaman siyonistlerin baskısı altında karar aldıklarını gösteriyor. Bu da kendilerini dünyanın büyük liderleri olarak tanıtmaya çalışan batılı yetkililerin kifayetsizlikleri ve siyasetsizliklerini gözler önüne seriyor. Dünyanın sorunları da işte bu kifayetsizliğinden kaynaklanıyor. Amerika ve Avrupa liderleri, İran halkının itidal hükümeti iktidar yapma fırsatını kullanması, siyonistlerin boş iddialarına dayalı kavgalara son vermeleri gerekiyor. İran heyeti açık ve mantıklı delillerle, Tahran’ın UAEA yasaları çerçevesinde faaliyet yürüttüğü ve bunu asla aşmadığı gerçeğini ispatladı. Bu mantığı kabul etmek çok doğaldır ve batı uzmanları da bu mantığı kabul etmekte fakat batılı liderler, siyonistlerin vesveselerine aldırmamak için gereken iradeden yoksunlar bu yüzden de karar almayı geleceğe erteliyorlar. Batıda bazı siyasi çevreler “ Cenevre’de beklenmeyen sorunlar yaşandı ve bu yüzden görüşmeler gelecek haftaya ertelendi” şeklindeki açıklamaları, siyonistlerin batı liderlerinin iradesini etkilediğini gösteriyor. Batılılar kendi itibarlarının zedelenmemesi için de olsa, kendilerini siyonistlerin boyunduruğundan kurtarmaları gerekir.