Bu gelişme olası Türkiye-İsrail yakınlaşmasının belirtisi olarak algılanabilir mi? Ankara Tel Aviv’e karşılık verecek mi?Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İsrailli Yakın ve Ortadoğu Uzmanı Siyaset Bilimci Arye Gut’un konu ile ilgili görüşü şöyle:"Şimdi bu Haaretz’in verdiği haber yeni değil. Tahmin ediyorum, yaklaşık bir ay kadar evvel benzer nitelikte bir haber daha çıktı. Orada uzlaşmaya çok yakın olunduğu söyleniyordu. İşte Türkiye ile İsrail arasındaki heyetlerin bir müzakere sürecinin olduğu söyleniyor. Fakat Türk Dışişleri o zaman yalanladı. Hani bir uzlaşmanın olduğu haberini. Bu şimdi ikinci haber. Bu haberde biraz daha detaylara yer verilmiş. Rakamda pozisyonlar arasında bir yakınlaşmanın olduğunu söylüyor. Henüz bununla ilgili Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan resmi bir cevap gelmedi. O yüzden haberin içeriğinin doğruluğu ile ilgili bir bilgimiz yok. Ama şunu söyleyebiliriz. Tabi, Orta Doğu’da önemli gelişmeler oluyor. İsrail’i ilgilendiren, Orta Doğu’nun geleceğini de ilgilendiren bir dizi gelişme var. Ben özellikle bu gelişmelerle yine bir bağlantısı olabileceğini düşünüyorum. Bunlardan bir tanesi, İran’la geçici nükleer anlaşmanın imzalanmasının ardından Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında artan temas. Bu temasın İsrail ile bir yakınlaşmayı da beraberinde getirmesi isteniyor. İsrail tarafından da bunu kolaylaştıracak bazı adımların atılması sağlanmış. Bu konuyla ilgili olarak Şimon Peres’in açıklamaları vardı. En son yine cevap vermesi için bu Holokost denen yahudi soykırımı ile ilgili üzüntü beyan eden açıklamaları vardı. Ayrıca bu İsrail-Filisitin meselesinin çözümüyle ilgili atılan adımlar var. Münih Konferansı’nda Prens Faysal Türki Suudi Planı ile ilgili yine İsrail Adalet Bakanı Tzipi Livni ile bir araya gelerek konuştu. Ve Arap Planı’nın geçerli olduğu konuşuldu. Neydi o? 1967 sınırlarına İsrail’in dönmesi karşılığında Arap devletlerinin İsrail’i tanımasıydı. Eşzamanlı bir başka gelişme de, Filistin’de bir barış için Amerika Birleşik Devletleri İsrail’i zorluyor. Kerry en son İsrail’e karşı eğer bir anlaşma imzalanmazsa bunun ardında uluslararası boykot gelebileceğini ima etti. O tartışılıyor. Şimdi tam bunların ortasında Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin yeniden canlandırılması ile ilgili bir haber anlamlı. Ve bu ilişkiler zinciriyle de sanki bağlantılı gibi. Orta Doğu’da Amerika Birleşik Devletleri dengeleri yeniden kurulması için bir dizi faaliyet gösteriyor. İsrail ile, malum, Marmara sonrasında ilişkisini kesen Türkiye’nin durumunu da biliyoruz. Sanki bu görüşmelerin canlandırılmasında bu istekte, bu talepte özetlemeye çalıştığım olaylar zincirinin bir katkısı var gibi. Tazminatlar işin sadece bir boyutunu oluşturuyor. Tazminatlarla beraber resmi süreç başlayacaktır. İşte Büyükelçilerin geliş gidişinden sonra şimdi İsrail’in bu talepleri var. İsrail askerleri ile ilgili davaların düşürülmesi isteniyor. Ve işte İsrail tarafınca Türkiye’den değişik platformlarda İsrail aleyhindeki beyanlar, açıklamaların durdurulması isteniyor. Tazminatlar ödendikten sonra bunlarla ilgili gelişmeler olabilir. Hükümetler bu ilişkiyi çabucak ısıtacak adımlar atarlar mı, onunla ilgili ciddi soru işaretleri var. Ama en azından ilişkilerin iyileşmesi için bir ilk adım olur bu." Peki, Türkiye’de bu görüş paylaşılıyor mu? Bunu Ankara Strtateji Enstitüsü Uzmanı ve Gazi Üniversitesi Uluslararası ilişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Akif Okur Rusya’nın Sesi’ne anlattı:"İsrail Türkiye’nin çok önemli stratejik ortağı olduğunu ifade etmek isterim. Bu bağlamda, İsrail’in elit çevreleri, İsrail için Türkiye ne kadar önemliyse Türkiye için de İsrail’in o kadar önemli olduğunu anladı. Hepimizin bildiği gibi, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler tarihi köklere dayanıyor. İsrail, kendisini tanıyan ilk Müslüman ülke Türkiye olduğunu hiçbir zaman unutmadı. Türkiye İsrail’i 1948 yılında resmen tanıdı. Mavi Marmara olayı, İsrail-Türkiye arasındaki stratejik ilişkilere nokta koydu. İlişkilerin her iki ülke ve her iki halk açısından önemli olduğunu değerlendiren İsrail eliti, her şeye rağmen ilişkilerin devam etmesi gerektiğini düşünüyor. Dört yıldan beri İsrail ile Türkiye arasında siyasi ilişki yürütülmese de ekonomik ilişkiler hala devam ediyor. 2013 yılında iki ülke arasında gerçekleştirilen ticaret hacmi 4 milyar dolara ulaştı. İşte bu nedenle İsrail’in uzmanları ve siyasetçileri, ekonomik açıdan olduğu gibi siyasi açıdan da İsrail için Türkiye’nin ne kadar önemli olduğunu çok iyi anlıyor. Olayın bu yönden değerlendirilmesi, İsrail hükümetinin 20 milyon dolar tazminat ödemeyi neden kabul ettiğini izah ediyor."
4 Şubat 2014 - 20:30
News ID: 503126
İsrail’in Haaretz gazetesinin verdiği habere gore İsrail, 2010 yılında Mavi Marmara gemisine düzenlediği operasyon için tazminat olarak Türkiye’ye 20 milyon dolar önerdi. Gazete kaynaklarının belirttiğine göre aylardır yapılmayan görüşmeler yeniden başlatıldı. Türkiye tazminat tutarı konusundaki eski tutumunu yumuşatıp geçmişe göre daha düşük bir rakamı kabul etti.