Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İki taraf Ukrayna bağımsızlığına kavuştuktan sonra son iki yılda bu ülkeyi kendi saflarına katmak için ciddi bir çekişmeye girişti ve bu kısa sürede Ukrayna bir kaç kez Batı ile Rusya arasında gidip geldi. Ukrayna’da geçici Cumhurbaşkanı seçilen parlamentonun yeni Başkanı Aleksandır Turçinov turuncu devrimin taraftarlarından ve Ukrayna’nın eski Başbakanı Yulia Timoşenko’nun yakın müttefiklerinden biridir. Ukrayna’da son kriz, azledilen Cumhurbaşkanı Viktor Yanokoviç AB ile serbest ticaret anlaşmasını imzalamayı reddetmesinin ardından başladı. Yanokoviç anlaşmanın Ukrayna için hiç bir getirisi olmadığını belirtti. Ancak bu konu muhaliflerin ayaklanması için yeni bir bahane oldu ve Ukrayna’ya müdahale fırsatını yakalayan Batı da tüm gücü ile bu arenaya girdi. Gerçekte son yıllarda uluslararası arenalarda Rusya karşısında ağır ve aşağılayıcı yenilgilere uğrayan Batı için Ukrayna arenasına çok yönlü müdahalede bulunmak hayati önem arz ediyordu. Çünkü bundan önce Ukrayna’da turuncu devrimin hezimete uğraması Batı’nın bu ülkede yaptığı geniş çaplı yatırımı bir anda heba etti ve Batı’nın haysiyetine ağır darbe indirdi. Batı aynı zamanda Rusya tarafından kesin desteklenen Suriye’de de Moskova karşısında ağır bir darbe almıştı ve bu yüzden şimdi Ukrayna arenasında Ruslardan tüm bu yenilgilerin intikamını almak ve kaybettiği haysiyetini bir nebze olsun, telafi etmek istiyordu. Batılılar Ukrayna’da yaşanan gelişmelerden o kadar mutlu olmuştu ki hatta üç Avrupalı bakanın talebi üzerine Ukrayna Cumhurbaşkanı Yanokoviç’le muhalifler arasında imzalanan anlaşmayı unuttu. Ancak Ukrayna’da her şey bitmiş değil ve Batı’nın bu ülkeyi yutmasını engelleyecek birçok etken hala ortada duruyor. Ukrayna’da özellikle merkezden uzak yörelerde halkın en az yarısı kadarı Batı’ya sıcak bakmıyor ve daha çok Rusya’dan yana tavır sergiliyor. Ukrayna’da son seçimlerde Batı karşıtı ve Rusya yanlısı Bölgeler partisi ve Komünist partinin zafer kazanarak Yanokoviç’in cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturması bu iddiayı doğruluyor. Öte yandan kuşkusuz Rusya da bu gelişmelere seyirci kalmayacak ve tüm imkanları seferber ederek Batı’nın Ukrayna planlarını bozmaya çalışacaktır. Ukrayna Batı için ne kadar önem arz ediyorsa, Rusya için de o kadar önem arz ediyor. Rusya’nın Ukrayna’nın Karadeniz sahillerinde deniz üssü ve ayrıca bu ülke ile uzun sınırı, Moskova’nın Batı karşısında puanları sayılır. Öte yandan Ukrayna enerji bakımından Rusya’ya bağımlı bulunuyor. Örneğin turuncu devrimi gerçekleştiği yıllarda Rusya, Ukrayna’ya ihraç ettiği doğalgazın vanalarını kapattı ve bu ülkede ciddi enerji sıkıntısı yarattı. Rusya açısından Batı’nın Ukrayna’ya müdahalesi, Moskova’nın arka bahçesine girmesi ve Rusya’nın geleneksel nüfuz alanına burnunu sokması anlamına gelir. Doğal olarak Ruslar Batı’nın nüfuzunu engellemek için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Öte yandan Ukrayna gelişmeleri bir kez daha dünya kamuoyuna Batı’nın hala uluslararası yasalara aykırı hareket ettiğini ve başka ülkelerin yöneticilerini belirleme durumuna müdahale etmekten çekinmediğini gösterdi. Batı bu politikasını hatta rezil olma ve Batı’nın demokrasi iddialarının boşa çıkması pahasına sürdürmek istiyor. Batı’nın Ukrayna’nın son gelişmelerine müdahalesi son aylarda muhaliflere siyasi ve mali destek vermekten Amerikalı şahin senatör John Mc Cain’den AB dış politika şefi Catherine Ashton’un muhaliflerin safları arasına girmesi noktasına kadar ilerledi. Bu hareketler Batı’nın Ukrayna’da ortalığı karıştırmak istediğini ve bu ülkede uzlaşma sağlanmasını asla istemediğini ortaya koydu. Ukrayna meselesinde üzerinde durulması gereken bir başka konu şu ki Batılılar iddia ettiklerinin aksine ve kendilerini demokrasi yanlısı ve diktatörlük karşıtı göstermeye çalışmalarına rağmen, sadece çıkarları icap ettiği zamanlarda bu iddialara bağlı kalıyor, yoksa Batı için halk itirazlarının asla önemi yoktur ve hiç utanmadan diktatörleri desteklemektedir. Aslında Batı Ukrayna’da yeni yöneticilerin duruma hakim olamadığını ve bundan önce de bunu denediklerini ve başarılı olamadıklarını çok iyi biliyor. Bu konuda İngiltere dışişleri bakanı, Alman mevkidaşı ile Ukrayna’ya mali yardım paketi göndermeye karar verdiklerini açıkladı. Öte yandan Ukrayna’da Batı yandaşı politikacıların işbaşına geldiği andan beri yeni yöneticilere karşı muhalefet sesleri yükseliyor. Ukrayna halkı daha önce başarısız bir sınav veren politikacıların yeniden iktidarın başına geçmelerini istemediklerini belirtiyor. Gerçekte Ukrayna’da Batı yandaşı akımlar halkın maslahatından ziyade batılı hamilerini korumayı ve onları kaybetmemeyi düşünüyor ve bunun için Ukrayna halkının çıkarları asla önem taşımıyor. Ukrayna gelişmeleri, başka ülkelere kendi sorunlarını kendileri çözmeleri ve bağımsızlıklarını ecnebi güçlerin oyunlarına alet etmemeleri ve kendilerini zorba ve sömürücü güçlerin arasındaki savaşın ortasına bırakmamaları gerektiği bağlamında önemli bir derstir.
24 Şubat 2014 - 20:30
News ID: 508925
Ukrayna’da siyasi gelişmeler hızla devam ediyor. Son haberlere göre Batı yandaşı kanadın Ukrayna’da iktidarın anahtar konumlarını ele geçirdiğini gösteriyor. Aslında Ukrayna, Batı ile Rusya arasında güç savaşının en son arenası sayılır.