Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Uzmanlık masalarında çok değişik planlar hazırlamakta ve bunları kendilerinin belirlediği zaman ve zeminlerde hayata geçirmektedirler. İşte bunlardan biri de IŞİD cinayet şebekesinin oluşturulmasıdır.
Ortadoğu coğrafyasının siyasi ve sosyolojik yapısının da tam müsait olduğu bir ortamda bu oluşumun devreye girmesi hayra alamet değildir. Büyük resime baktığımız zaman bu terör örgütü ile yapılmak istenen nedir?
İslam'ı İslam'la(!) vurmaya çalışmak; İran İslam Devrimi ile ortaya çıkan Öz Muhammedi İslami anlayışın dünyaya yayılmasını önlemek için en ekonomik çözümlerden birisi olarak görülebilir. Çünkü Devrim'in ilk yıllarında oluşturulan, 8 yıl süren Irak-İran Savaşı olarak adlandırılan savaşla elde edilemeyenler, bu vesileyle telafi etmek amacı güdülmektedir. Sözde İslami söylemlerle çıkan bu cinayet şebekesi, aynı zamanda insanlığa şu yanlış algıyı da sunmaktadır. İslam işte budur, insanlık medeniyetine hiçbir katkısı olamayan, aksine barbar, vahşi ve karanlık bir zihniyettir. İslam'a böyle bir yafta vurmaya çalışmak hele İslam adına yapılmış en büyük zulümdür.
Aşırı uç Selefi , Vahhabi , Tekfirci vesair anlayışa sahip olan elemanları dünyanın neresinde olursa olsun Ortadoğu'ya getirip harcamaya çalışmak. Böylece kendi ülkelerinde tehlike oluşturabilecek unsurları bu alana çekip diskalifiye etmekte amaçları arasında sıralanabilinir. Bu anlayışta olanları buralara gitmeleri içinde kolaylaştırıcı lojistik imkanların sağlanması bunu kanıtlayan bir durumdur.
Emperyalist batılı güçler yeni çıkardıkları silahları da Ortadoğu halkları üzerinde deneyerek bu silahların test alanını doğal ve gerçekçi yollarla yaparak, kalite oranını tespit ediyorlar. F-22 savaş uçağı gibi... Ayrıca var olan silah depolarındaki stokları eriterek Ortadoğu şeyhlerine fatura etmeleri de ekonomileri için bir fırsat oluşturuyor.
Ortadoğu halklarını birbirine vurdurarak sindirmek, özellikle de Kürd halkına daha yoğun bir baskı yapmak, sorunların büyümesini, kaos ortamının oluşmasını sağlamak, böylece sonradan kurtarıcı bir pozisyonda gelerek halkları ve devletleri bağımlı hale getirmekte amaçları arasındadır.
Direniş eksenini yıpratmaya çalışmak hedeflerinden bir tane hatta en önde gelenlerindendir. Çünkü bunu başarırsa yani İslam İnkılabı'nın oluşturduğu, oluşturmaya çalıştığı bu ekseni yıpratıp, ortadan kaldırırsa bu bölgede başka bir rakip olmayacaktır. Doğal olarak istediği gibi at koşturacaktır Ortadoğu bölgesinde...
IŞİD'le gündem oluşturarak, esas yapılması gereken işlerden uzaklaştırarak enerji ve zaman kaybının sağlanması... Yani bizlerin gelişmesine ve değişmesine engel olmakla onların çıkarlarının sürmesine direkt veya endirekt katkıda bulunmuş olunacaktır...
Bu coğrafyada tekrarda Hilafet anlayışını canlandırarak yeni bir Osmanlı meydana getirmek, T.C. vasıtasıyla bunu hayata geçirmekle, Lozan'dan sonraki yüzyılın geçmesiyle yeni bir dizaynı gerçekleştirerek emperyalist amaçlarına kolayca ulaşmayı hedefliyorlar şer güçleri...
ABD, İsrail ve Batılı güçler bu tür hesapları yapa dursunlar, kukla, işbirlikçi bölge unsurlarıda alet olmaya devam etsinler. Allah'ın ipine sımsıkı bağlı olan , Sırat-ı Mustakim olan Velayet'e büyük bir sadakat göstererek, sabırla mücadele eden erler var oldukça Evrensel İslami Uyanış nihai hedefine doğru ilerleyecektir. Batılı, emperyalist, müstekbir, şer güçlerin hesapları ters-yüz edilip, al aşağı olacaktır. Çünkü herşeyin üzerinde Allah'ın hesabı belirleyicidir. İlahi Velayet makamında büyük bir gayret ve azametle duran Rehberimiz Seyyid Ali Hamaney, şer güçlere karşı hak cephesinin öncülüğünü tam anlamıyla ve layıkıyla yerine getirmekle Allah'ın hesabı tecelli etmiştir.
Allah'tan bu kutlu yoldaki mücadelemizde sabır ve inayetinin üzerimizde olmasını niyaz ederiz.
Ve Ali Şeriati'nin bir duası ile hemhal olma dileğiyle....
Rabbimiz!
Bize "Kavgacı ve inatçı" bir takvayı öğret ki sorumluluğun çokluğu arasında kaybolmayalım...
Bizi"perhizkar, münzevi takva"dan koru ki tenhalık ve uzlet köşelerinde gizlenmeyelim!
Rafet Şener