Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-Paralel Yapı operasyonlarıyla birlikte, cemaatin İran nefretini nasıl körüklediği bir kez daha gün yüzüne çıktı. Her önüne geleni “İran Ajanlığı” ile suçlayan cemaatin işte fitne haritası:
Paralel Yapı operasyonlarıyla birlikte cemaatteki İran düşmanlığı da tekrar gün yüzüne çıktı. Daha önce Fethullah Gülen bir konuşmasında: "Yedi dünya bir araya gelse İran'a gitmeyi hiç düşünmem. Hiç yani! Ahirette cennete giden yol İran'ın içinden geçse ben sorarım 'kenarından bir yol var mı?' derim. O kadar antipatim var bunlara! Bu riyakar heriflere!" şeklinde sarf ettiği sözlerle İran nefretini gün yüzüne vurmuştu.
'Paralel Yapı' soruşturmasında gözaltına alınanlar listesinde ismi geçen Zaman Gazetesi eski yazarı Hüseyin Gülerce de Gülen'in İran düşmanlığına dikkat çekerek: "Sayın Gülen başta olmak üzere cemaatte bir İran takıntısı var. Öyle ki bazı insanları, bazı hükümet üyelerini, hatta bazı bakanları, hatta bazı başbakanı, sayın cumhurbaşkanını zan altında bırakmak için bir muta nikahı, İran yönlendirmesi gündeme getirildi" ifadelerini kullanmıştı.
Cemaatin en üst kademesinden tabanına kadar körüklenen İran nefreti, son günlerde Paralel Yapı operasyonlarıyla birlikte sosyal medyada tekrar tekrar ifade edilmeye başlandı.
Dün Samanyolu Televizyonu haber spikerlerinden Asım Yıldırım da sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a çok ağır hakaretler yağdırarak beddualarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Pers uşağı, ikinci evci, şaklaban, şizofren, hırsız, vatan haini, sahtekar, yamuk, dindar görünümlü vahşi" gibi hakaretlerde bulunan Yıldırım, hocası gibi İran düşmanlığını da araya sıkıştırmayı ihmal etmedi.
Birkaç gün önce de söz konusu Paralel örgüt AK Parti'den sonra Saadet Partisi'ni de hedefe koymuştu. Örgütün Samanyolu Haber kanalında Saadet Partisi 'İran Ajanı' ilan edildi.
Taciz, küfür, hakaret gibi suçlardan cemaat okullarından kovulduğu iddia edilen Osman Özsoy, Samanyolu Haber TV'de Saadet Partisi yönetimini "İran ajanı" olarak nitelendirdi.
Canlı yayında konuşan Özsoy, "Milli Selamet Partisi gençlik kadroları ve Milli Selamet Partisi yönetimi 1979′da İran devriminden inanılmaz etkilendiler. Şu an yaşı 50′nin üzerinden olan kuşak İran sempatizanıdır. Ak Parti milletvekilleri de var bunun içinde çok sayıda." diyerek özellikle Saadet Partisi ve Genel Başkanı Mustafa Kamalak'ı da "İran ajanı" ilan etti.