Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-1979 tarihinde İran'da büyük bir inkılâp gerçekleşti. Bu inkılâp birçok açıdan emsalsiz bir inkılâptı ve seçkin özellikleri yüzünden dünya camiasının ilgi odağına yerleşti ve birçok millet bu inkılâbı örnek aldı.
İran İslam inkılâbının istisna özelliklerinden biri, seçkin, cesur, ileri görüştü ve büyük bir âlimin bu inkılâba önderlik etmesiydi ve bu büyük insan, İmam Humeyni'den (r.a) başkası değildi.
Kuşkusuz her milletin gerçekleştirdiği inkılâplar gibi tarihi ve kader belirleyici süreçlerinde, rehberliğin belirleyici ve önemli rolü söz konusudur ve İmam Humeyni (r.a) bu rolü, İran milleti için en mükemmel biçimde eda etti.
Zulüm düzeni ile mücadelesine 1963 yılında başlayan İmam Humeyni (r.a) zalim pehlevi rejimi ve Amerikalı hamileri ile mücadelede kesin tavırlı ve basiretli bir lider olduğunu ortaya koydu.
İmam Humeyni'nin (r.a) dini açıdan içtihat derecesine ermiş olması ve takva bakımından da en yüksek mertebelere eren bir insan olması, İran milletini tüm kalbiyle ve hiç bir zorlama olmaksızın, imamı izlemeye yöneltti. Bilmukabele, İmam Humeyni (r.a) de halkın katkılarına büyük saygı duyuyor ve halkın güvenine İslam öğretilerinden kaynaklanan hikmetli liderliği ile karşılık veriyordu.
İmam Humeyni'nin (r.a) İran milletinin kıyamına liderliği o kadar etkiliydi ki, 1 Şubat 1979 tarihinde sürgünden döndükten sadece on gün sonra İslam inkılâbını zafere götürdü.
İmam Humeyni (r.a) daha sonra da on yıl boyunca ve İslam inkılâbından sonra yaşanan hadiselerde ve Saddam'ın İran'a dayattığı 8 yıllık savaşta, İran milletine önderlik etti ve sonunda 1989 yılında hakka yürüdü.
İmam Humeyni'nin (r.a) İslam inkılâbının zafere kavuşmasında ve bu büyük hareketle bütünleşmesinde rolü, o kadar önemliydi ki imamın halefi ve inkılâbın şimdiki rehberi olan Ayetullah Hamaney şöyle diyor:
Bu inkılâp Humeyni adı olmadan dünyanın hiç bir yerinde tanınmıyor.