Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Batı Asya ve Ortadoğu uzmanı, Alptekin Dursunoğlu’na göre ABD ve Türkiye’nin ortaklaşa başlattığı, Eğit-Donat Projesi yeni bir şey değil ve bu zaten 2012 yılından yapılan bir şey ve daha da önemlisi ise Suriye’de Ilımlı bir muhalefet yaratma fikri başarısızlıkla sonuçlanacak.
Alptekin Dursunoğlu, Batı Asya ve Ortadoğu uzmanı ve aynı zamanda Yakın Doğu Haber Sitesi’nin baş editörlüğü görevini yürütmekte. Dursunoğlu’nun bölge konu ve gelişmeleriyle ilgili “Suriye’de Elde Var Sıfır” “ Suriye’de Vekâlet Savaşı” ve “Dördüncü Dünya Savaşı ve Ortadoğu”gibi birçok kitabı bulunmakta.
Mehr Haber Ajansı’nın, Alptekin Dursunoğlu’yla gerçekleştiridiği demecin ikinci bölümü aşağıdaki gibidir:
Efendim 1 Mart 2015 tarihinden, ABD ve Türkiye ılımlı muhalifler diye niteledikleri örgütleri, Suriye Ordusu’na karşı savaşmaları için eğitmeye başladı, bunu nasıl yorumluyorsunuz? Böyle bir şey Suriye’deki vekâlet savaşının yönünü değiştirir mi?
Şimdi Amerika Başkanı Barack Obama’nın bizzat kendi sözü bu, Obama dedi ki, Suriye’de ılımlı bir muhalefet yaratmak fantezidir, yani bu olabilecek bir şey değildir ve bunu bizzat Obama’nın kendisi söyledi. Ama bu sözlerden bir kaç hafta sonra, Kongre’den Suriye’deki ılımlı muhalifleri silahlandırmak için kaç milyon dolar bütçe istendi. Aslında ABD Başkanı Obama olayın farkında ve konunun ne olduğunu iyi biliyor, yani bu işin içinde ılımlı bir muhalefet olmadığını ve olmasının da mümkün olmadığını açık açık söylüyor.
Ama Barack Obama birincisi Amerika içindeki Cumhuriyetçiler ve Amerika dışında da Türkiye ve Suudi Arabistan gibi bölgesel müttefikleri tarafından büyük bir baskı altında. Şimdi ise ılımlı muhalefet meselesine yeni diyemiyorlar ve yani bu ilk defa olan bir şey değil. Türkiye’de Özgür Suriye Ordusu Genelkurmayı diye bir şey kurdular. Bu kurumu 7-9 Aralık 2012’de Antalya’da bir otelde kurdular ve şimdi bunun kuruluşu sırasında Amerika, Fransa, Türkiye, İngiltere, Ürdün ve Katar istihbarat servislerinin yetkilileri oldu.
Ve konu şu ki, şimdi ben bunları özel bilgiler diye söylemiyorum ve bunlar büyük çapta basında yer aldı. Diğer taraftan ise 11 Kasım 2012’de Amerika, Doha’da Ulusal Koalisyon adlı bir oluşum daha kurdu ve bir ay sonra 7 Aralık’ta da Özgür Suriye Ordusu’nu kurdular. Burada hedefledikleri şey bu oluşumların birisinin siyasi faaliyetleri yürütürken, diğer kanadın ise askeri işlerden sorumlu olmasını hedefliyorlardı. Bu oluşumları kururken de Esed’e karşı siyasi ve askeri yönden savaş açıp ve kendilerince güya devrim yapacaklardı.
Fakat bu aşamadan yaklaşık bir yıl sonra ve bir sonraki Kasım ayında, ÖSO diye bir şey kalmadı ve bunların içindeki Tevhid tugayları, İslam tugayları ve diğer cihadi ve islamcı gruplar artık Özgür Suriye Ordusu ve Ulusal Koalisyon’u tanımadıklarını açıkladı ve hepsi ayrıldılar. Bu grupların ayrılmasıyla bir önceki sene boyunca Amerika, Türkiye, Fransa ve İngiltere’nin verdikleri silahlar bugün cihatçı, tekfirci veya aşırıcı denilen grupların eline düşmüş oldu.
Çok somut bir örnek vereyim size, Amerika tanklara karşı kullanılan TOW füzelerini Hazm Hareketi’ne ve Cemal Maruf liderliğindeki Suriye Devrimciler Cephesi’ne veriyordu, bu silahları bugün kimden çıkıyor? Nusra Cebhesi’nden çıkıyor aynı silahlar ve IŞİD’den çıkıyor, bu silahlarsa Amerika’nın bizzat bunlara verdiği silahlardı ve bunların verdiği silahlar bugün IŞİD veya Nusra’da ne geziyor? bu böyle oluyor, ya bu gruplar bu cihatçı gruplarla işbirliği yapıyor, ya satıyor veya sahada kaybettiği silahlar IŞİD ve Nusra cephesinin eline düşüyor.
Burada söylemek istediğim şey bu ki, Suriye’de ılımlı muhalefet diye bir şey yok ve zaten de Amerika Başkanı Obama bunu dile getirdi, ama yine de bazılarının bu hevesten ve fanteziden hala vazgeçmediklerini görüyoruz. Bu oyun ve plan şimdiye ait bir şey değil ve zaten 2012 yılından beri gündemde olan bir şey, ama Amerika ve müttefikleri bunu uygulamada başarısız olmuş ve olacaklar gibi de görünüyor.
Sayın Dursunoğlu, son dönemde Libya’nın da karıştığını ve git gide Suriye gibi bir duruma düşürülmek istendiğini görüyoruz, aynı zamanda IŞİD’in Afrika kolu da orada etkili ve bir de Mısır’ın bunların mevzilerine karşı hava bombardımanı söz konusu, Türkiye ise bu konuda Mısır’ı sert bir şekilde eleştirdi, bu olaylar ve gelişmelerle ilgili yorumunuz nedir?
Libya’da şu anda görünürde üç tane yönetim var, tabiri caiz ise eğer, her mahalle başında nerdeyse artık bir devlet kurulmuş! ama bunların en önemli üç tanesi bunlar, Trablus’taki hükümet ve içinde İhvancılar’ın da olduğu Trablus hükümeti ve Türkiye bunları destekliyor, ikincisi Tobruk’taki hükümet bunu da Mısır ve Suudi Arabistan destekliyor ve üçüncüsü ise Derne ve Siirt’teki tekfirciler ve IŞİD terör örgütünün kurmuş olduğu hükümetler.