11 Mart 2015 - 11:01
Ayetullah Gulpaygani: Ehlibeyt Fıkhı İnsanlığın Kurtuluş Gemisidir

Ayetullah Safi Gulpaygani, “Hadis İlimlerinin Fıkhi İstinbattaki Rolü” başlıklı beşincisi düzenlenen ulusal hadis araştırmaları sempozyumuna bir mesaj gönderdi. Ayetullah Gulpayigani’nin kutsal Meşhed kentinde düzenlenen bu sempozyuma gönderdiği mesajın metni:

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla

Allah’ım! Ali b. Musa Rıza’ya (a.s), onun tertemiz babalarına ve masum evlatlarına salat-u selam gönder.

Bu nurani programa katılan değerli fazilet erbabına, kıymetli araştırmacılara ve katılımcılara selam ve hürmetlerimi sunarım.

Bu hakir, kendisini imamın nurani kelamı olan hakkında ve onun fıkhi hükümleri istinbat etmedeki rolüne ilişkin konuşacak liyakatte görmüyor. Ama şu kadarcık bir arzım olsun ki eğer bugün bizler insanlığın hidayet ve mutluluğu için tüm dünyaya en güzel ve kapsamlı kanunu sunabiliyorsak bunun kaynağı Kur’an’dan sonra Ehlibeytin (a.s) kelamıdır. Sakaleyn hadis-i şerifinde ifade edildiği gibi Ehlibeyt Kur’an’ın dengidir ve onların sözü Kur’an gibi delil kabul edilmektedir.

Tarih boyunca bu mektepte yetişmiş olan büyük âlimler; Zürareler, Eban b. Tağlebler, Hişam b. Salimler, Şeyh Tusiler, Allame Hilliler, Sahib-i Cevahirler ve büyük üstadımız merhum Ayetullah Burucerdi ve daha yüzlerce fakih, hepsi de kendilerini bu bereketli hadis sofrasının kırıntılarından beslenmiş kimseler olarak tanıtmışlardır.

Alimlerin zahmetleri ile kaleme alınmış küçük ve detay bir meseledeki ufak bir risaleden tutun da ciltler dolusu farklı fıkhi konuları ihtiva eden binlerce kitap, aslında Ehlibeyt hadislerinin nasıl bir ilham kaynağı olduğunun apaçık göstergesidir. Bu kitapların yazarları fıkıhta ulaştıkları bu iftiharın kaynağının Ehlibeytin engin ilim okyanusu olduğunu itiraf etmişlerdir. Ne mutlu onlara ve ne mutludur onlar.

Bugün abartısız olarak şunu net şekilde söyleyebiliriz: Ehlibeyt fıkhı, finte ve sapkınlıklar okyanusunda beşeriyeti kurtuluş sahiline çıkaracak necat gemisidir. İnsanlığın ihtiyaç duyduğu ne varsa Ehlibeyt fıkhı onu açıklamıştır ve açıklayacaktır.

Bu hakir acizane ilim havzalarındaki üstatlardan şunu istirham etmektedir: Öğrencilere geçmişte zahmet çekmiş büyük fakihlerin yöntemini açıklayın ve onların ilmi makamını yâd edin. Onları manevi ve ilmi payelere ulaşmada birer örnek olarak anlatın. Hakikaten onlar ilim, edep ve kemâl tarihinin parlayan simalarıdır. İnsanları eğitmede ve yönlendirmede onların rolü görmezden gelinmemelidir. Onlardan bazıları Ehlibeyt ilimlerini yayma yolunda canını bile feda etmiş, şehadet şerbetini içmiştir.

Sözlerimin sonunda bu nurani toplantıya teşrif etmiş ilim havzası büyüklerine takdir ve teşekkürlerimi sunarım. Ehlibeyt maarifini yayma yolunda gösterdikleri bu kıymetli çabaların Yüce Allah katından en güzel şekilde mükâfatlandırılmasını niyaz ederim.

Allah’ın salat-u selamı Hz. Muhammed’e (s.a.a) ve onun pak Ehlibeytine (a.s) olsun.

Ekler