Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Bismillahirrahmanirrahim
Vahhabi Suud Krallığı içine düştüğü buhrandan kurtulma peşindedir. Suud krallığının dağılma süreci başlamıştır.
Bir taraftan kendi içlerinde ihtilaf gittikçe çoğalıyor ve krallık savaşı kızışıyor. Şimdiki kral Salman’ın oğlu Muhammed bin Salman ile ölen kralın oğlu Mut’ab bin Abdullah arasında ciddi bir rekabet yaşanıyor. Bir de her ikisini de devre dışı bırakmak isteyen içişleri bakanı Muhammed bin Naif faktörü var. Yani Suud hanedanı krallık konusunda kaynayan bir kazan gibi.
Diğer taraftan bölge halkının özellikle de Hicazlı Müslümanların uyanışı Suud krallığını tedirgin ediyor; gerçekler gizlenmeye çalışılsa da gerçekler vahabileri korkutuyor. Arabistan halkının yaklaşık %20’lik bölümü Şiilerden oluşuyor. Arabistan nüfusunun %15’i Yemen asıllı Zeydilerden ve Sünnilerden oluşuyor. Böyle bir durumda direniş cephesinin güney ayağı olan Yemen’de Ensarullah’ın zafer kazanıp direnişin kuzeyi olan Suriye, Irak ve Lübnan ile birleştiği düşünüldüğünde Suudilerin uykularının kaçması gayet doğaldır.
Ve diğer taraftan da bölgede direniş ekseninin gittikçe güçlenmesi ve İslami vahdet sloganıyla Müslümanların direniş eksenine öncülük eden İran’ın Ortadoğu’da varlığını hissettirip ipleri eline alması, Haremeyni Şerifeyn’in hainlerini korkuya salacaktır elbette.
Bu buhrandan çıkmak isteyen Suudlar Yemen’de bir deneme yaptı; krallığın ayyaş şehzadeleri bir maceraya atıldılar;
-Yemen saldırılarının Sünni bloku güçlendireceğini ve bir araya toplayacağını planlıyorlardı,
-Kulaklarının dibinde Şiilerin güçlenmesini engelleyeceklerdi,
-Halk gücünden oluşan; bütün inanç mensuplarının desteklediği halk direnişi zayıflatıp Ensarullah’a geri adım attıracaklardı,
-Husiler ve Ensarullah’ı gayri meşru gösterip yasal süresi dolan ve ülkeden kaçan Cumhurbaşkanı Mansur Hadi’nin sözde kanuni hükümetini geri getireceklerdi,
Ama herşeye rağmen 27 günde 3000’den fazla hava saldırısı düzenlemelerine rağmen sadece 27 gün dayanabildiler.
Yemen’e saldıran bu hevesperest Suudi Şahzadeleri herşeyi yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. Bırakın başarı elde etmeyi yenilgiyi örtbas etmek için çabalıyorlar. Utanmadan bir de hava saldırılarıyla hedefimize ulaştık diye açıklama yapıyorlar.
Saldırılara başından beri destek veren Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki : “Yemen’de hedefe ulaşıldı”. Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan, hangi hedefe ulaşıldı söyleyin de herkes öğrensin.
Hedef, 400’ü çocuk ve çoğu sivil olan 3000 kişiyi öldürmek miydi? Ensarullah mı yok edildi? Halk direnişi mi kırıldı? Firari cumhurbaşkanı mı geri döndü?
Kimin zafer kazandığı Ensarullah’ın son beyanından anlaşılıyor; siyasi görüşmeler için Ensarullah şart koşuyor; “Saldırıların durdurulması ve Yemen halkının kuşatmasına tamamen son verilmesi halinde siyasi çözüm seçeneğine döneriz.”
Sayın Cumhurbaşkanı! Hevesperst Suudi şahzadelerin, Suud krallığının çöküşünü engellemek için girdikleri maceraya Türkiye’yi sokmayın.
Sayın Erdoğan! Yemen’deki olaylar her geçen gün direniş cephesinin lehine gelişecektir. Ortadoğu mücadelesi hiç kuşkusuz Direniş Cephesinin zaferiyle sonuçlanacaktır.