4 Ocak 2017 - 10:42
Nedir Bu Hizbullah “Kini”

İktidara yakınlığı ile bilinen Yeni Akit gazetesi dün web sitesi üzerinden saat 17.30 sularında “İran’ın Terör Örgütü Hizbullah Aşkı Bitmiyor” başlığıyla bir haber yayımladı.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - İktidara yakınlığı ile bilinen Yeni Akit gazetesi dün web sitesi üzerinden saat 17.30 sularında “İran’ın Terör Örgütü Hizbullah Aşkı Bitmiyor” başlığıyla bir haber yayımladı.

Yeni Akit gazetesi söz konusu haberde; İmam Hamanei’nin baş danışmanı Ali Ekber Velayeti’nin; “Hizbullah’ın ateşkes anlaşmasından sonra Suriye’den çıkacağı söylemleri düşmanların propagandasıdır” yönündeki açıklamalarını hedef aldı.

Yeni Akit gazetesi ayrıca Lübnan Hizbullah Hareketi’nin Suriye’de 6 yıl boyunca devam eden savaşta rejim saflarında savaştığının altını çizdi.

Suriye’nin meşru hükümetinin izni ve isteği doğrultusunda İran ve Rusya ile koordinasyon halinde maddi ve manevi kayıplar vererek 6 yıldır teröristlere karşı savaşan Hizbullah Hareketi’nin hangi kriterler doğrultusunda terör örgütü ilan edildiğini ve Hizbullah Hareketi’nin bölgedeki nüfuzunun artmasının belli çevreleri niçin rahatsız ettiğini ele alalım;

‘Terör’ kelimesi sözlük anlamı itibarıyla; bir ülkede halkı ve sistemi tehdit eden ve dehşete düşüren eylemlerle, o ülkedeki devletin yönetimini değiştirmeye çalışan, düzeni tehdit eden ve sivil halka yönelik insan haklarına aykırı eylemler gerçekleştiren faaliyetler bütünüdür.

Bu bağlamda; Suriye’de kurulu düzeni tehdit ederek bu düzeni değiştirmeye çalışan, halkı ve sistemi tehdit eden, silahlı eylemler yapan, sivil halkı katleden kimlerdir? Suriye’nin siyasi düzenini ve seçilmiş meşru cumhurbaşkanı Esad’ı zorla değiştirmeye girişen ve bu uğurda katliam yapan Nusra Cephesi, IŞİD ve ÖSO gibi örgütler değil midir?

Hizbullah bir örgüt değildir. Lübnan’ın meşru bir gücüdür. Öte yandan Hizbullah Suriye’ye siyasi rejimi değiştirmek üzere gitmemiştir. Tersine siyasi düzeni korumak için kurulu meşru hükümetin talebi üzerine gitmiştir. Meşru savunma hattının bir parçası olan Hizbullah’ın Suriye’den çıkması mümkün de değildir.

Ayrıca ateşkes anlaşmasında Hizbullah’a yönelik böyle bir madde yoktur. Önce ateşkes anlaşmasında Hizbullah’ın Suriye’den çıkacağı şeklinde bir madde varmış ve Hizbullah tıpkı terör örgütleri gibi Suriye’yi terk etmek zorunda kalacakmış gibi bir algı uyandırıldı yandaş medyada. Ardından da “Hizbullah’ın Suriye’den çıkması gerekiyor” mesajı taşıyan haberler yapılmaya başlandı.

Oysa Hizbullah’ın tutumu ve konumu Suriye savaşının başından beri belliydi: “Direniş Cephesi”. Bu savaşta konum değiştiren Hizbullah değil, -yandaş medya kabul etmese de- hükümetin Suriye politikalarıdır.

Türkiye işgalci ABD, Suud ve Katar üçlüsünü bırakarak fiilen İran, Rusya ve Esad tarafına geçmiştir. Türkiye yönetimi Suriye meşru yönetimini tanımıştır. Bu ayın ortalarına doğru bizzat cumhurbaşkanlığı düzeyinde de Suriye yönetimi ile masaya oturulacaktır. Bunun anlamı; Türkiye daha önce bakanlar düzeyinde görüştüğü Suriye yönetimiyle cumhurbaşkanlığı düzeyinde barış görüşmelerine oturacaktır.

Türkiye yönetiminin resmi olarak tanıdığı ve barış imzalamak üzere masaya oturacağı Suriye yönetimini ve bu yönetimi başından beri destekleyen İran ve Hizbullah gerçeğinin doğru şekilde kavranması iktidara yakınlığı ile bilinen medya kuruluşlarının da kabullenmesi bu çevrelere naçizane tavsiyemizdir.

Nitekim hatırlanacağı üzere Rusya ile yaşanan krizde de söz konusu medya kuruluşları, durumu doğru analiz edememeleri ve mezhepçilik/ırkçılık akımının getirileriyle belli bir süre yoğun şekilde Rusya aleyhinde yayımlar yapmış ardından da hiçbir şey olmamışçasına bir anda Rusya karşıtı haberleri bırakarak barış nidaları atmaya başlamıştı.

Gazetecilik meslek ilkeleri açısından aynı omurgasız durumun yaşanmaması için bu çevrelerdeki yayın kuruluşlarına tavsiyemiz destekledikleri yönetimin geleceğe yönelik politikalarını, yapacağı anlaşmaları ve izleyeceği stratejiyi doğru analiz ederek bu yönde yayım yapmalarıdır.

Ekler