18 Mayıs 2017 - 13:15
 Yeni Şafak ABD hesabına mı çalışıyor?

Bugün birçok Erdoğan yanlısı gazateci ya da yazar, Erdoğan-Trump görüşmesinin ne kadar başarılı geçtiğini, Trump'un iyi olduğunu ancak Trump'u ABD derin devletinin engellediğini kaleme aldı.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Bugün birçok Erdoğan yanlısı gazateci ya da yazar, Erdoğan-Trump görüşmesinin ne kadar başarılı geçtiğini, Trump'un iyi olduğunu ancak Trump'u ABD derin devletinin engellediğini kaleme aldı. Bu isimler arasında İbrahim Karagül'de var. Bir koro halinde söylenen "Trump iyi ama çevresi kötü" zırvasına karşı bir yazı kaleme alıyorduk ki; aklımıza,Yeni Şafak'ın Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül'ün 15 Temmuz Amerikancı darbe girişiminden bir buçuk ay sonra, yani 29 Ağustos 2016'da sosyal medya hesabından paylaştığı bir twit geldi. Karagül'ün ilgili paylaşımı şöyleydi:

"Tek bir Amerika yok' lafı yirmi yildır tecrübe ettiğim büyük yalanlardan biri. Kim bunu savunuyorsa onlar adına çalışıyordur. "

Karagül'ün 29 Ağustos'ta yaptığı bu saptamaya sonuna kadar katılıyoruz. Karagül'ün yaptığı bu saptama ABD'nin yarım asrı aşkındır süren dünya jandarmalığı serüveninin bir nevi özetidir. Zira ABD birinci paylaşım savaşından bu yana emperyalist bir devlettir. İkinci paylaşım savaşından sonra ise emperyalist-kapitalist Batı dünyasının şefidir.

Vietnam'ı, Irak'ı ve Afganistan'ı işgal eden; Latin Amerika'da darbeler tezgahlayan; Doğu Avrupa'da ve Kafkasya'da "turuncu devrimler" tertipleyen; Ortadoğu'da iç savaş kışkırtıcılığı yapan ABD'dir. ABD'nin bir asra yakındır süregelen emperyalist politikaları her ABD başkanı değiştiğinde değişmez. ABD içindeki hakim sınıflar arasında bazı anlaşmazlıklar olsa da ABD'nin emperyalist potitikaları konusunda mutlak bir uzlaşı vardır. Örneğin; Irak işgali ya da Suriye'ye müdahale konusunda Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasında bir ayrılık yoktu, aralarındaki tek fark işlemin nasıl yapılacağına ilişkindi. Özetle Amerikan oligarkları stratejik hedeflerde ya da planlarda oldukça uyumludur.

Karagül'ün de saptadığı gibi yüzlerce kez sınanmış bu gerçeği inkar etmek ise büyük yalandır. Yalan demişken... Karagül bugün de bir yazı kaleme aldı. Yazının başlığı "Dünyayı değiştirecek ‘üç adam’ ve Erdoğan-Trump görüşmesi..". Yazıyı okumaya başlıyoruz. Karagül'ün yazısına, görüşmeyi başarılı bulduğunu belirterek başladığını görüyoruz. Biraz daha ilerleyince Karagül'ün aşağıdaki ifadelerinden dolayı şaşkına dönüyoruz, küçük dilimizi yutuyoruz:

"Türkiye ile ABD arasındaki derin güven bunalımı aşılamamıştır. Zaten bir görüşmede aşılması da beklenmiyordu. Özellikle Türkiye'nin endişeleri giderilmemiş, ABD'nin bizim coğrafyadaki tasarruflarının oluşturduğu tehditler azalmamıştır. Ama biz bunun Trump'tan ziyade ABD yerleşik sisteminden kaynaklandığını biliyoruz. Burada mesele, Trump-yerleşik sistem arasındaki çatışmadan kimin galip çıkacağıdır.

Bu yönüyle asıl çatışma ABD'nin kendi içindedir. Sistem mi Trump'ı evcilleştirecek yoksa Trump mı sistemi dönüştürecek zamanla göreceğiz." (İbrahim Karagül, Yeni Şafak)

Daha sosyal medya üzerinden verdiği mesajın üstünden bir yıl dahi geçmemişken, Karagül'ün kendi söylediği sözü ters yüz eden bugünkü çıkışını neye borçluyuz?

Hani "tek Amerika yok" lafı yirmi yıldır tecrübe ettiğin büyük yalanlardan biriydi?

Ne değişti? 20 yıldır değişmeyen gerçek bir günde nasıl oldu da değişti!

ABD dünyanın üç bölgesine(Pasifik, Doğu Avrupa ve Ortadoğu) askeri yığınak yaparken;

Trump, ABD kongresinin YPG'ye ağır silah yardımı kararını onaylamışken;

ABD askerleri ile YPG'li teröristler koyun koyuna, güney sınırımızda Türkiye'ye karşı nöbet tutarken;

Trump istikrarlı olarak müslüman düşmanlığına devam ederken ne değişti de sizin fikriniz yüz seksen derece değişti!

Seçim öncesi “bizim Ortadoğu’da ne işimiz var” ve “NATO gereksizdir” diye çıkışlar yapan Trump, bugün seçimlerdeki vaatlerinin tam aksine davranıyor. Trump ile birlikte ABD askeri yeniden bölgeye, Suriye’ye geliyor. Trump yönetiminin istemiyle NATO konvansiyonel(doğrudan) savaşa hazır hale getiriliyor.

Bunları bilmiyor musunuz?

Emperyalistlerin yarım asrı aşan stratejik hedeflerine karşı, emperyalistlerle “taktiksel” anlamda uzlaşarak başa çıkılamaz. Elbette Obama ve Trump kişisel anlamda farklı melekeleri olan insanlardır. Ancak bu farklılık Amerikan tekellerinin ve emperyalist çıkarların önüne geçemez.

Bunların farkında değil misiniz?

Bir söylediği diğer söylediğiyle birbirini tutmayan Karagül'e soruyoruz:

Siz ABD emperyalistlerine mi çalışıyorsunuz?

Ekler