Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA –Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı üzere, Milli İstihbarat Teşkilatı MİT'in, Başbakanlığa tabi olmaktan çıkarak, Cumhurbaşkanlığı'nın kontrolü altına geçmiş olacak.
Türk siyasi çevreler Erdoğan'ın yeni talimatını, MİT üzerindeki kişisel nüfuz ve kontrolünü arttırma çerçevesinde değerlendiriyorlar çünkü bu talimat uyarınca MİT, Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay personeli hakkında da soruşturma yapma yetkisine sahip olacak.
Erdoğan daha önceleri de Türkiye'deki bütün yürütme ve emniyet teşkilatları üzerinde kontrol sağlamaya çalışsa da, ancak bu süreç, 15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından hızlandı.
Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun istifası zamanından başlayan yaklaşım, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından artan hızla devam etti ve ediyor.
Davutoğlu Başbakanlık'tan ayrıldığı dönemde, bazı Türk siyasi çevreler, bu hareketi, Erdoğan'ın yürütme organları ve Adalet ve Kalkınma Partisi üzerindeki tartışılmaz ve mutlak kontrol ve gücünün bir işareti yorumlamıştı.
Buna ilaveten, Teneo Intelligence (Teneo İstihbarat) isimli risk araştırma şirketinde uzman olarak görev alan Wolfango Piccoli da, “Davutoğlu, Erdoğan’ın ateşleyeci hitabet yeteneğine ve AKP tabanında neredeyse fanatikçe bir kişisel adanmışlığa ilham verme becerisine sahip değil. Kendisini kabul ettirmek için mücadele etmesi gerekecek ve partide birliği sağlamak için Erdoğan’a bağımlı olacaktır” sözleriyle, Erdoğan’ın parti üzerindeki etkisinin süreceğini, emniyet ve yürütme organları üzerinde kontrol sağlama çabasının kısa sürede siyasi durgunluğa neden olacağını bildirmişti.
Esasında Erdoğan, cumhurbaşkanlığı döneminde, iktidardaki AK Parti'nin izlediği politikalarının toplumsal ve siyasi rahatsızlığa neden olduğuna tanıklık etmiş ve bu da onun siyaset ve emniyet alanlarında endişe ve kaygılarına sebebiyet vermiştir.
Türk siyasi çevreler, Erdoğan'ın yaptıklarını Türkiye'de polisiye yönetimini geliştirme çerçevesinde değerlendirerek, cumhurbaşkanının icraatının geçen 10 yıllardaki toplumsal ve siyasi durumu çağrıştırdığını bildiriyorlar.
Başka bir deyişle, şimdiye kadar eğer siyasi ve iç çevrelerle, endişe ve kuşkuyla kararlar, yaklaşımlar ve talimatları izliyorduysa, gelinen noktada bizzat Erdoğan da aynı endişe ve kaygıları taşıyor ve Erdoğan'ın fikir ve düşüncesinde bu endişenin olduğuna dair tahmini güçlendiren nedenlerden biri de işte Türkiye Cumhurbaşkanı'nın MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na bağlanması ile ilgili talimatıdır.
ABD'de yayınlanan New York Times gazetesi başta olmak üzere bazı Batı merkezli gazeteler ise Tükiye'nin yıkıcı suizanna doğru yönelmesi konusunda uyarıda bulundular.
Bu yüzdendir ki Erdoğan ülkenin meselelerine karışarak, Türkiye Cumhurbaşkanı olmaktan ziyade, AK Parti lideri olarak rol ifa ediyor.
Buna ilaveten, Türkiye'deki yeni yasa ve kararlar, muhalefet partilerinin itirazlarına da yol açmıştır.
OHAl uyarınca iki yeni kanun hükmünde karara göre yeni cumhurbaşkanlığı sistemi çerçevesinde Erdoğan'ın yetki alanının genişletilmesi ve milletvekillerinin dokunulmazlığının sorgulanması, muhalefetin itiraz ve tepkilerine neden olmuştur.
Cumhuriyet Halk Partisi ve Halkların Demokratik Partisi, Ankara Başsavcılığına suç işledikleri iddia edilen milletvekilleri hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisinin verilmesini eleştirdiler.
Bu durum, Erdoğan yönetiminin daha da polisye ve sıkı yaklaşımına sebebiyet verecek ve pratikte Türkiye Cumhurbaşkanı ülkenin genel ortamını güvenlikleştirme kısır döngüsüne sokmuş olacak.