Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Başkomutan Ayetullah Hamaney’in başdanışmanı, bölgede istikrarın ancak İran’ın huzuruyla sağlanacağına tekit ederek şunları söyledi: 80 aylık Suriye savaşı Daeş’in son yenilgisiyle bitmek üzeredir.
General Safevi sözlerine şöyle devam etti: Aşura kıyamı ile İslam İnkılabının, Suriye ve Daeş macerası ile büyük Erbain yürüyüşü arasında nasıl bir irtibat vardır? Bu ilişkiler toplumda doğru bir şekilde açıklanmalıdır. Büyük Erbain yürüyüşü kendi türünde eşsizdir; 30 milyon insan birkaç gün içinde bu azameti ve görkemi icat ediyorlar.
Devrim muhafızı, uluslar arası, bölgesel, milli ve mahalli çevre ve hedeflerini iyice tanımalı ve bilmelidir ve onun için bir yorumu olmalıdır. Bölgedeki tüm olaylar ve karmaşalar dünya istikbarı tarafından İslam İnkılabı ile mücadele için oluşturulmuştur. Trump bir deli değildir, sadece bir delinin rolünü oynamaktadır; çünkü Amerika’nın bölgedeki hedefleri için böyle bir şahsiyete ihtiyaçları var.
General Safevi, Kisinger’ın Trump ile son aylarda yaptığı görüşmeye değinerek şunları söyledi: Akılsızca stratejiyi Amerika devletinin bu danışmanı Trump’a tavsiye etti; çünkü uluslar arası nüfuz ve korku ortamı yaratmak için Amerika devletinin başında böyle bir şahsiyetin varlığına ihtiyaç duyulmaktadır.
General Safevi Irak Kürdistan’ının hadiselerine de değinerek şu açıklamalarda bulundu: Kürdistan’ın tüm hadiselerinin ve referandumun perde arkasında Amerika var. Suriye’nin 80 aylık savaşı Daeş’in nihai yenilgisiyle son bulmak üzeredir; ama Suriye’nin yeniden yapılandırılması için 400 milyar dolara ihtiyaç duyulmaktadır, çünkü istikbar güçleri Suriye’nin tüm alt yapılarını yok etmiştir.
Kerkük’ün işgali ve kontrolü Daeş’in en önemli hedefi idi; çünkü bu şehrin pratik bir rolü vardır ve İslami direniş cephesinin tedbirleri ile onun emniyeti tamamen sağlanmıştır. Amerika’nın istihbarat kurumlarının yaptığı araştırmada 2030 yılına kadar Al-i Suud adına bir devlet bölgede kalmayacaktır ve İran bölgenin ilk gücü olarak ortaya çıkacaktır.
Bugün İran bölge ötesi bir güçtür ve İran’ın bölge ülkelerindeki nüfuzu ideolojik bir nüfuzdur ve bunun en gerçekçi misali bölgedeki muhtelif ülkelerde var olan İslami direniş güçleridir. Bölge güvenliği ancak İran’ın huzuru ile sağlanabilir.
ABNA24.COM