Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Siyonist rejim başbakanı Benyamin Netanyahu, Amerika başkanı Donald Trump'ın Kudüs ile ilgili son kararına karşı Avrupa'nın topluca eleştirilerine işaretle, Avrupa'ya saygı duymasına rağmen onların ikili tutumlarını kabul edemeyeceğini söyledi.
Netanyahu'nun Avrupa ülkelerini eleştirisi, Trump'ın Kudüs kentini işgalci rejimin başkenti ilanına yönelik yoğun tepkilerin ardından geldi. Avrupa ülkeleri BMGK'nin, Kudüs kentinin işgal edildiğine dair 15 maddelik bildirisine desteği, korsan rejimin öfkesine sebep oldu.
Nitekim Almanya Başbakanı Angela Merkel, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıması kararını desteklemediklerini açıkladı. İngiltere başbakanı Theresa May, ülkesinin Amerika'nın Kudüs'ü siyonist rejimin başkenti olarak tanıma kararını paylaşmadığını ve büyükelçiliklerini Kudüs'e taşıma planları olmadığını belirtti.
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini de Amerika'nın Kudüs kentini siyonist rejimin başkenti olarak tanıma kararını eleştirdi. Mogherini "Açıklamanın bizi şu anda içinde bulunduğumuzdan daha karanlık çağlara geri gönderme potansiyeli var" dedi.
Buna rağmen Avrupa ve Siyonist rejim arasındaki ihtilaflar, Kudüs ve Amerika elçiliğinin bu kente taşınması ile sınırlı değildir. Son 20 yılda Avrupa'nın korsan rejime bakışı giderek değişti.
Gerçi Avrupa, Siyonist rejimi desteklemeyi kendi görevi biliyor fakat genç kuşak ve seçkin şahsiyetler arasında siyonist rejime karşı eleştiri düzeyi çeşitli sebeplerden dolayı artmaktadır. Avrupa genelinde bu bakış ve tutumun değişmesi için bir çok sebep var. Örneğin genç kuşak Avrupalı orta yaşlılara rağmen, ikinci dünya savaşında Yahudilerin katliamından kendilerini suçlu bulmuyor ve bu yüzden Siyonist rejimi eleştirmekten de asla çekinmiyorlar.
Korsan rejim İsrail'in aşırı ve şiddet içerikli davranışları da Avrupalıların bakış açısının değişmesinde etkili olmuştur. Netanyahu elebaşlığındaki hükümet, Filistinlilere karşı baskı ve şiddet uygulamaktan hiçbir şekilde çekinmezken bu bağlamda her yola başvuruyor. Gazze şeridinde en az 1,5 milyon insan yoğun ablukada bulunuyor ve bu küçük bölge, dünyanın en büyük açık hava hapishanesine dönüşmüş bulunuyor. Siyonistler ayrıca uluslararası yasalar ve kararları da ayaklar altına alarak, Filistinlilerin arsaları ve tarlalarına el koyuyor, evlerini çeşitli bahanelerle yıkıyor ve işgal site inşaatlarına hız vererek her gün yeni bir site inşa ediyor.
Avrupa-Akdeniz insan hakları merkezi üyesi Maha el-Hüseyni bu bağlamda yaptığı açıklamada, "Burada Filistinlilere karşı aşırı baskı ve güç kullanılıyor… İşgalci askerlere yönelik hiçbir tehlike arz etmeyen Filistinli vatandaşlar yasadışı ve gerekçesizce öldürülüyorlar."dedi.
21.y.y.'ın ikinci on yılında benzer yasa ihlalleri, sosyal paylaşım sitelerin varlığı ile dünyanın gözünden kaçmamaktadır. Bu yüzden Avrupalı gençler ve aydın kesimi, siyonist askerlerin neden Filistinlilerin evlerini yıktığı, gençleri taş atma suçundan tutukladığını anlayamıyorlar. Bu yüzden Filistin topraklarında insan haklarının Siyonistlerce çiğnenmesine karşı itiraz sesleri her geçen gün Avrupa'da daha da yükseliyor.
Bu şartlarda Amerika başkanı Donald Trump'ın işgal edilen Kudüs kentinin statüsünü değiştirme hareketi, korsan rejimin Avrupalı müttefiklerini bile öfkelendirmiştir; bu konunun devam etmesi, kamuoyu baskıları nedeni ile siyonist rejimi en etkin müttefiklerinden biri olan Avrupa'nın desteğinden mahrum bırakabilir.