Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Suudi Arabistan rejiminin 37 vatandaşını idam etmesine küresel tepkiler geldi. Ancak Amerika’nın himayesi altındaki Suudi rejimi hala boykot edilmesi ve cinayetleri de sürüyor.
Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı 23 Nisan tarihinde yaptığı açıklamada, 37 kişinin terör suçlamalarıyla infaz edildiğini duyurdu. Bu hareket birkaç açıdan bir suç ve cinayet sayılıyor.
1. 37 kişinin idamı, toplu cezalandırma niteliğinde bir suç sayılıyor. Uluslararası hukukta, toplu idamlar savaş suçu ve insanlığa karşı bir cinayet sayılıyor.
2. 37 Suudi vatandaş, haksız yargılama sürecinin ardından idam edildi. İşkence altında itiraf alınması, bu zalimce işleyen sürecin sadece bir kısmıdır. İdam edilenlerin hatta bazılarının 18 yaş altında ve çocuk olduğu bildirildi. BM İnsan Hakları Komiseri, Suudi Arabistan'da adil yargılama sürecinin olmayışı ve bu kişilerden işkence altında itiraf alındığına ilişkin raporlar konusunda endişeli olduğunu dile getirdi.
3. İdam edilen 37 Suudi vatandaştan 32'si Şii azınlıktan, din alimleri ve öğrencilerindendi. Bu kişiler Al-i Suud'un iddia ettiği terörizm suçlamasından değil, hükümet karşıtı itirazlara katıldıkları için idam edildiler. Uluslararası Af Örgütü, Al-i Suud'un yeni cinayetine gösterdiği tepkide, Suudi yönetimin idamı "bastırmak için siyasi bir araç" olarak kullandığını belirtti. Aslında bu durum, Suudi Arabistan'da yoğun mezhep ayrımını ortaya koymaktadır.
4. Suudi vatandaşlar, sosyal paylaşım ağları üzerinden Al-i Suud rejiminin bu girişimine yoğun şekilde itirazda bulunarak, bu cinayetin geçen 4 senede Kral Selman ve oğlu Bin Selman tarafından daha şiddetli biçimde takip edilen Şii azınlığı ortadan kaldırma politikası çerçevesinde yapıldığını deklare ettiler.
Üzerinde durulması gereken başka bir konu ise, Al-i Suud rejiminin ülke içinde ve dışında pervasızca cinayet işleme nedeninin petro-dolar karşısında Amerika yönetiminin bu aileye tam teşekkülü desteği ve küresel güçlerin sessizliğidir.
Esasında Suudi yönetim, Amerika’nın Batı Asya'ya yönelik şimdiki politikasını ülke içindeki muhaliflerini bastırma hızını arttırmak ve ülke dışında cinayet işlemek için eşsiz bir fırsat olarak değerlendiriyor.
“Ebrar Evi” Düşünce Kuruluşu Direktörü Said Şahabi bu bağlamda şöyle diyor: Amerika ve İsrail'in desteğinden dolayı kimsenin eleştirmeyeceğinden emin olduğu için Suudi Arabistan yönetimi 37 vatandaşını idam etti.
Lübnan Hizbullah Hareketi de Al-i Suud'un bu cinayetlerini protesto ederek, Amerika’nın Suudi Arabistan'a desteği ve girişimlerinin uluslararası camianın insan haklarını koruma ve sahip çıkmayı gözardı etmesine neden olduğunu, Washington'un petrol ve mali çıkarlarını koruma peşinde olduğunu kaydetti.
Sonuç itibarıyla, gerçi Amerika, Al-i Suud'un cinayetlerini destekliyor ve Avrupalı güçler de bu cinayetlere sessiz kalıyor fakat, Al-i Suud'un dünya kamuoyu nezdindeki prestiji tamamen zedelenmiştir. Dünya kamuoyunun, Al-i Suud yöneticilerini "boykot edilmesi gereken insan öldürenler" olarak nitelemesini bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor.