21 Temmuz 2019 - 08:38
Srebrenitsa katliamından Hollanda dönem hükümetinin suçlu bulunması

Bosna Hersek Müslümanlarının Srebrenitsa kentinde katliam edilmesinden 24 yıl geçmesine rağmen bu insani facia hala incelenmektedir. Bu bağlamda yaşanan son gelişmede Hollanda yüksek Mahkemesi, dönemin Hollanda hükümetini Srebrenitsa katliamından suçlu buldu.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA -  Hollanda Yüksek mahkemenin kararında özellikle 1995 yılında Srebrenitsa kendinde 350 Müslümanın öldürülmesine değinilerek dönemin hükümeti bu bağlamda suçlu bulunmuştur.

 Bosna Savaşı sırasında  Birleşmiş Milletler Srebrenitsa'yı güvenli bölge ilan etmesi  nedeni ile 400 silahlı Hollanda barış gücü askeri,  Sırp güçlerine karşı binlerce sığınmacı Müslümanı korumak amacı ile Srebrenitsa'ya gönderilmişti.

 Hollanda yüksek Mahkemesi'nin kararında Hollanda güçlerinin sığınmacı 350 erkeğin kampta kalmalarına izin verebileceklerine rağmen onları Sırp güçlerine teslim ettikleri belirtiliyor.  Tabii ki Hollandalı Güçler Müslümanların Sırp silahlı milisler tarafından öldürüleceğinden  haberdardı ve bilinçli olarak hukuk dışı bir girişimde böyle bir harekette bulundular.

 Mahkeme kararında " Hollanda güçlerinin söz konusu kişilerin Bosnalı Sırplardan uzak durabilme şansını yok ettikleri"  yazılıyor.  Fakat Hollanda yüksek Mahkemesi gerçekleşen katliamda, dönemin hükümetini sadece %10  oranında suçlu bulduğuna karar vermesi nedeni ile,  Srebrenitsa katliamından geri kalanlar, sadece birkaç bin avro tazminat alabileceklerdir.

Yugoslavya’nın düşmesinin ardından, 1992 yılında Sırplar Yugoslav halklarına katliam uygulamaya başladılar. Olaya müdahil olmak isteyen Birleşmiş Milletler 6 bölgeyi güvenli ilan etti; bu bölgelerden biri de Srebrenitsa idi. Savaştan önce 24.000 nüfusu olan bu kent mülteciler ve dışardan kente sığınan insanlarla birlikte 60.000 nüfusa ulaşmıştı. Nüfusun artmasıyla bu kent artık hastalıklarla, açlıkla mücadele etmeye çalışan bir toplama kampına dönüşmüştü.

Kenttekilerin kendilerini korumak için edindikleri silahlar da BM güçleri tarafından güvenlik gerekçesiyle toplanmıştı.

Halk kendini savunmak için silahlarının geri verilmesini talep etti. Fakat kampın Hollandalı komutanı Thom Karremans bu isteği geri çevirdi. Hollandalı askerler Bosna’daki BM Barış Gücü Komutanı Fransız generalden aldıkları emirle bir gece yarısı kenti boşalttı ve bulundukları kampı, içindeki 25.000 mülteci ile birlikte Sırplara teslim ettiler. Hollandalı komutan tarafından Sırplara adeta satılan kent bir hafta süren katliamla Sırplara yenik düştü.

Srebrenitsa kırsalında 1000 kişiyi esir alan Sırplar, Ratko Mladiç’in emriyle esirleri öldürmeye başladı. Daha sonra kimlik tespiti yapılmaması için cesetler askerler tarafından parçalanarak\ cesetlerin yüksek sıcaklıklarda yakıldığı yer olan  Kremetoriumda yakıldı ve toplu mezarlara gömüldü. Yaklaşık 5 gün süren bu katliama Avrupa devletleri sanki gizliden gizliye destek verirmiş gibi sessiz kaldılar.

Srebrenitsa faciasının boyutları,  Birleşmiş Milletler eski genel sekreteri Kofi Annan'ın  her zaman Birleşmiş Milletler'in Vicdan azabına sebep olduğu, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra en feci savaş cinayeti olduğunu belirtmesine sebep olacak kadar büyüktür.  Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri dönem özel temsilcisi Mark Brown,  Srebrenitsa faciasının her zamanı Birleşmiş Milletler tarihini zedeleyeceğini belirtiyor.

 Şimdi sorulması gereken soru ise Avrupa'da böyle korkunç bir cinayetin işlendiği dönemde neden Avrupa Birliği ve NATO bu olayı görmezlikten gelerek tepki göstermemeleridir.  Acaba Hollanda güçleri bu savunmasız insanların canını korumakla sorumlu değiller miydi?

 Şimdi Hollanda yüksek Mahkemesi'nin kararı ile dönemin Hollanda Hükümeti bu faciada sadece %10  oranında suçlu bulunuyor. Halbuki eğer Hollanda güçleri Sırplara karşı direnmiş olsaydı büyük ihtimalle bu katliam gerçekleşmezdi./



/129