29 Ağustos 2019 - 05:09
Erdoğan'ın Rusya ziyareti üzerine

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Rusya'ya giderek, Rus mevkidaşı Vladimir Putin ile ikili, bölgesel ve uluslararası konular hakkında görüş teatisinde bulundu. Erdoğan ile Putin ayrıca Su-57 savaş uçağını incelediler.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Erdoğan ile Putin görüşmede, İdlip başta olmak üzere Suriye gelişmelerini ele aldılar.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ancak bu görüşmeden önce Rus Su-57 savaş uçağını MAX-2019 fuarı çerçevesinde birlikte incelerek, kameralar karşısında poz verdiler.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya'da bulunduğu sıralarda, Rus S-400 füze savunma sisteminin ikinci bataryası Ankara'ya teslimatı başladı.

Bu gelişmeler dikkate alınınca, Türkiye ile Rusya'nın attığı bu adımlarla, aslında Batı'ya bir anlamda mesajlar göndermiş oldukları anlaşılıyor.

Bilindiği üzere ABD, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füze savunma sistemi almasına sert tepki göstermiş ve hatta Türkiye'yi yaptırımlarla tehdit etmiştir. Bu bağlamda bile F-35 projesinden Türkiye'yi çıkarma kararı alarak yürürlüğe koydu.

Türkiye'nin Amerika tarafından F-35 projesinden çıkarılmasına karşılık olarak, Rus Su-57 savaş uçağına ilgi göstermeye başlamıştır.

Erdoğan'ın dün Putin ile birlikte Su-57 savaş uçağını incelemesi, Ankara'nın Su-57'i ciddi şekilde düşündüğünü ortaya koymuş oldu. Hatta yakın günlerde Türkiye'nin Rusya ile Su-57 savaş uçağını satın almak için anlaşma yaptığına dair haberler de gelebilir.

Böyle olursa, ABD ile Türkiye arasında yaşanan gerginliğe bir yenisi daha eklenmiş olacaktır.

Bu bağlamda, Sputnik’e konuşan Rusya Askeri Bilimler Akademisi’nden Sergey Sudakov, “Türkiye sadece ABD’ye değil aynı zamanda kendi büyük Batı stratejisine de sırt çevirmiş oluyor. Mesele şu ki, Ankara oldukça uzun zaman boyunca büyük Batı dünyasının bir parçası olma hayaliyle yaşadı. Ama şimdi farklı strateji seçildi. Ankara, büyük Avrupa ailesinin bir parçası olmanın artık prestijli olmadığını ve lüzumsuz olduğunu anlıyor, zira bundan nasıl bir kazancı olacağını belli değil. Rusya ile özellikle askeri ve teknik alanda müttefik ilişkilerin prototipinin oluşturulması, öyle ya da böyle Türkiye’nin giderek NATO ailesinden çıktığını gösteriyor” dedi.

Rusya ve Türkiye liderlerinin dün gerçekleştirdikleri görüşmenin önemine değinen başka Rus uzmanı Andrey Volodin de, bu tür görüşmelerin ihtilaflı konularda ortak zemin arayan her iki ülkenin de uzun vadeli stratejisi olduğunu belirtti. Volodin ayrıca her iki ülkenin de İdlib'de önlerinde uzun ve sıkı bir çalışma olacağını bildiklerini kaydetti.

Putin ve Erdoğan arasındaki görüşmenin önemi, tarafların sürekli olarak pozisyonlarını kontrol etmesi, karşılaştırması ve ortak zemin arıyor olmasından meydana geliyor.

Bilindiği üzere son sıralarda Türkiye'nin İdlib ile ilgili yaklaşım ve tavırları Rusya tarafından eleştirilmektedir.

Türkiye ve Rusya, önlerinde uzun ve sıkı bir çalışma olacağının farkında. İdlib’le ilgili zorluklar öngörülecek türdendi. Bu bölgede kolektif bir güvenlik sisteminin var olması hem Türkiye’nin, hem de Rusya’nın ve hem diğer ülkelerin çıkarınadır. Türkiye kendi gerekçeleri doğrultusunda Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasını istiyor. Rusya da aynı şeyi istiyor, fakat bu bölgedeki somut çıkarlar ayrışıyor ve tarafların tutumlarını birleştirme süreci kendi içinde çok önemli.

Sonuç itibarıyla Erdoğan'ın dün Rusya'ya yaptığı ziyaret, gerek askeri, gerek siyasi, gerekse bölgesel açılardan önem arz ediyor ve Türkiye Rusya'ya yaklaştığı kadar bir o kadar Batı'yı öfkelendirmiş oluyor.

......
340