Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Bu büyük değer kaybı Türkiye ekonomisine büyük darbe indirerek enflasyonu arttırıp milli göstergelerin de düşmesine neden oldu.
Gerçekte Ankara hükümetinin iç ve dış siyasetleri Türkiye ekonomisini büyük ölçüde olumsuz yönde de etkilemektedir. Örneğin Türkiye ekonomisi Recep Tayyip Erdoğan'ın 2002'de iş başına gelmesi ile filizlenme çağını yaşasa da ancak Türkiye'nin Amerika ve kimi gerici Arap ülkeleri ile Suriye'ye 2011 yılında saldırısının ardından Türkiye ekonomisi de büyük bir zarara ve kayba uğradı.
Gerçekte 2011 yılından itibaren Türkiye'nin ekonomik gelişme çağı tamamen durduruldu ve 2014 ila 2018 yılları arasında bu süreçte hem Türkiye'deki iktidar hem de halkın zararı devam etti. Şimdi de Türkiye'nin Suriye topraklarına girmesi ve askeri müdahalede bulunmasının olumsuz etkileri, her şeyden ziyade yine Türkiye ekonomisini büyük bir hasara uğratacaktır.
Bilindiği üzere Türkiye hükümetinin yumuşak karnı da ekonomidir. Amerika ve Avrupa bile bu gerçeğin farkına vararak kimi zaman Ankara hükümetini zayıflatmak ve susturmak için bu ekonomiyi bir baskı aracı olarak kullanmıştır.
Bu arada görünen o ki Amerika maliye bakanı Steven Mnuchin'in 11 Ekim Cuma akşamı düzenlediği basın toplantısındaki konuşması Türk Lira'nın değer kaybında etkili olduğu olmuştur. Mnuchin söz konusu basın toplantısında şöyle bir açıklamada bulundu: "Donald Trump Türkiye ekonomisini yok edebilecek ağır yaptırımların iznini çıkarmaktadır."
Buna paralel olarak Avrupa Birliği de Ankara hükümetine daha fazla yaptırım uygulayacağını ve cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mültecilerin Avrupa'ya akın etmeleri için kapıları açacağı tehdidini reddetti.
Türkiye'nin Batılı devletler ile tek taraflı ilişkileri göz önünde bulundurulduğunda Türkiye'nin Amerika ve AB karşısındaki tehditlerinin ciddi olmadığı söylenebilir.
Ancak Avrupalıların ve genel olarak Batı devletlerin Türkiye aleyhindeki yaptırımlarının ekonomik çıkarlar ve siyasi maslahatlar aracılığı ile gerçekleştirebilecekleri söylenebilir.
Böyle bir ortamda çoğu uzmanlar, Türkiye'nin Suriye'ye yönelik Barış Pınarı Harekatı’nı, kısa vadeli bir müdahale olarak görüyorlar. Uzmanlara göre Türkiye, iç, bölgesel ve küresel tüm muhalefetlere rağmen uzun süreli Suriye müdahalesini sürdüremezdir.
Bu alanda Kürt meseleleri uzmanı ve gözlemcisi Anthony Avis Doboson, Kurdpress'e verdiği mülakatta şöyle bir değerlendirmede bulundu: "Türkiye ordusu muhtemelen Suriye Kürtleri aleyhinde kısıtlı bir operasyon düzenleyecektir. Ancak Türkiye cumhurbaşkanı PKK'yı da ciddi derecede yok etmek için çalışmaktadır. "
Bu arada Türkiye'nin Amerika başkanı Donald Trump'ın Recep Tayyip Erdoğan ile telefon görüşmesinin ardından bölgeden Amerikan güçlerini çektiği ve pratikte Ankara'ya operasyonu başlatmak için yeşil ışık yakmasının ardından Barış Pınarı adlı harekatı başlattığını unutmamak gerekir. Trump'ın bu tartışmalı kararının ardından Türkiye ve Suriye Kürtleri, Amerika'nın bu girişimini arkadan hançerleme olarak niteleyip artık Amerika'ya güvenemeyeceklerini vurguladılar.
..........
340