3 Aralık 2019 - 06:34
Erdoğan'dan Ankara-Trablus arasındaki Anlaşmanın Uygulanmasına Vurgu

Recep Tayyip Erdoğan Yunanistan'ın Ankara ve Trablus arasında güvenlik ve petrol iş birliği anlaşmalarının imzalanması hususundaki itirazlarına tepki olarak hiçbir devletin zorbalık ve korkutma aracılığı ile Ankara'yı tehdit edemeyeceğini Türkiye'nin tüm bu baskılara karşı boyun eğmeyeceğini söyledi.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Recep Tayyip Erdoğan Doğu Akdeniz'de enerji kaynaklarının olduğuna ve Mısır ve Yunanistan'ın Türkiye'nin bu yöndeki faaliyetlerine karşı çıkmasına değinerek Türkiye'nin Libya ile yapılan anlaşmaları uygulayacağına vurgu yaptı.

Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarına paralel olarak Türkiye dışişleri bakanlığı da bir bildiri yayımlayarak Türkiye hükümeti ve Libya milli vefak hükümeti arasında imzalanan anlaşmanın ve mutabakatın yasal olduğuna vurgu yaptı.

2 Aralık Pazartesi günü yayımlanan Türkiye dışişleri bakanlığı bildirisinde Ankara ve Trablus arasında yapılan denizcilik anlaşmasının uluslararası kurallara ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı deniz hukuku konvansiyonuna uygun bir şekilde imzalandığını bildirdi.

Geçen Çarşamba günü Libya Milli Vefak Hükümeti başkanı'nın Türkiye'ye ziyareti sırasında iki taraf güvenlik-petrol iş birliği ve deniz bölgeleri egemenliği alanında mutabakata varıp anlaşmalar imzaladılar. Bu iş birliği anlaşmasına tepki olarak Yunanistan başbakanı ise şöyle bir tepki gösterdi: "Bu anlaşmanın imzalanması Yunanistan'ın Akdeniz'deki hakları ve çıkarlarına zarar verecek ve Yunanistan'ın deniz sınırlarının göz ardı edilmesine yol açacaktır.

Doğal olarak Türkiye hükümeti ve Libya milli vefak hükümeti arasında deniz güvenliği ve petrol anlaşmasının imzalanması Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki askeri varlığını da izah edecektir. Gerçekte son zamanda imzalanan bu anlaşma ile Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de doğalgaz sondajları ve çıkarmaları da yasal bir görüntü kazanacaktır.

Buna rağmen Türkiye'nin Kıbrıs Türk Kesimi ile iş birli yasal bir dayanağa sahip değildir. Özellikle de Kuzey Kıbrıs Türk Kesiminin Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nda sandalyeye sahip olmaması bu konuda büyük bir sorundur. Çünkü Türkiye'den başka hiçbir ülke Kuzey Kıbrıs Türk Kesimini tanımamıştır. Görünen o ki Türkiye hükümeti de bu sebepten dolayı Doğu Akdeniz'deki varlığını sürdürmek için Libya Milli Vefak Hükümeti ile bu anlaşmayı imzalamıştır.

Buna rağmen şöyle bir değerlendirme yapmak mümkün: Türkiye, Libya genelinde kaosların şiddetli bir şekilde devam ettiği bir sırada ülkenin pratikte ikiye bölündüğü bir sırada Libya milli vefak hükümeti ile bu anlaşmayı imzalamıştır. Bu hususta Afrika meseleleri baş uzmanı üniversite profesörü Ahmed Bahşi  mevcut yılın 2 Temmuz gününde İRNA haber ajansına verdiği demeçte şöyle diyor: " Uluslararası düzen Libya'da milli vahdet hükümeti tanımaktadır.

Bu yüzden milli vefak hükümeti ile imzalanan anlaşmalar da uluslararası destekten yararlanacaktır. Türkiye'nin de bu hükümet ile yaptığı anlaşma aslında bu ülkeyi ve Libya milli vefak hükümetini desteklemek adına yapılmaktadır. "

Kuşkusuz bu tür anlaşmaların imzalanması Batı Asya ve Doğu Akdeniz ülkeleri için de yeni ve dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. Bu yönde IŞİD gibi terör örgütlerinin Batı Asya'dan Avrupa'ya göçünün de bu gelişmelerden etkileneceği söylenmelidir.

Aynı zamanda şöyle bir değerlendirme de yapmak mümkün: Kuşkusuz Türkiye ve Yunanistan arasında Ankara'nın Doğu Akdeniz'deki nüfuzunu arttırma çabaları yönündeki ihtilaflar bölge ülkeleri ve de taraf ülkeler için tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Şimdiden itibaren bu anlaşmaların etkilerinin gelecek günlerde ve aylarda ortaya çıkması beklenmektedir.

...........
340