Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - 7 Nisan 2018'de kimi haber kaynakları görüntüler paylaşarak Doğu Guta bölesinde bulunan Duma kentine kimyasal saldırıların düzenlendiğini iddia etmişlerdi. Bu iddia ve sahte görüntüler Suriye'ye yönelik dış müdahale zeminini hazırlamak için bir bahaneye dönüştü ve böylece Amerika, Fransa ve Britanya olmak üzere üç ülke bu iddianın sadece bir hafta sonrası Suriye'de belirlenen bazı hedeflere saldırılar düzenlediler.
Amerika, ortakları ve yandaş medyaları ise bu kimyasal saldırıların Suriye hükümeti tarafından yapıldığını iddia ettiler. Böyle bir tekrarlanan iddianın yapılmasının önemli nedenlerinden biri de Suriye ordusu ve ortaklarının sahadaki başarılarının devam etmesi idi. Aslında bu iddia Suriye ordusunun Doğu Guta'daki askeri operasyonuna eş zamanlı olarak ortaya atıldı. Suriye ordusu bu operasyonlarda teröristler grupların sıkıştırıldığı bir dönemde yaşandı. Bu iddianın asıl hedefi ise bu operasyona halel getirmek ve terör gruplarını desteklemekti.
Bu iddianın ortaya atılmasının ikinci önemli nedeni de Suriye yönetimine askeri savaş ve fişleme aracılığı ile baskı yapılması idi. Bu iddianın ardından doğal olarak Suriye ordusunun sözde kimyasal saldırıları küresel düzende ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı Güvenlik Konseyinde belirginleşti. Böylece Suriye ordusunun teröristleri yok etmeye yönelik konsantrasyonu bozulmaya çalışıldı. Suriye ordusu da mecburen bu yöndeki küresel baskıları uzaklaştırmaya çalıştı. Bu yüzden bu iddia terörist gruplar için soluk alma fırsatı da yarattı.
Suriye yönetimi bu iddianın ortaya atıldığı ilk günlerden itibaren onu reddetti. Halihazırda da bu iddiaların üzerinden 2 yıl geçtiği bir sırada Wikileaks sitesi Kimyasal Silahların Yayılmasının Yasaklanması Örgütü'nden ifşa edilen dört belgenin Duma bölgesine gönderilen gerçekleri araştıran uzmanların bu şehirde klor gazının kullanılmasını yalanladığını gösterdiğini ancak bu örgütün üst düzey makamlarının talimatı ile uzmanların görüşlerinin bu bölümünün silindiğini duyurdu.
Wikileaks bu ifşaatı iki önemli noktayı içermektedir. İlk olarak bu belgeler ve ifşaatlar yalan dolan ve sahteciliğin hala Amerika'nın muhalif ülkelere karşı uyguladığı önemli dış siyaset taktiklerinden olduğunu gösteriyor.
Bu taktik çerçevesinde Amerika küresel medya araçları ve geleneksel ortaklarından yararlanmaktadır.
İkinci önemli husus ise Amerika ve ortaklarının Suriye'de terör gruplarını korumak çerçevesinde Rusya ve İran gibi küresel ve bölgesel rakiplerine istikrarsızlıklar ve çatışmaların devamı ile darbe indirmeye çalışmasıdır. Gerçekte Suriye Amerika ve ortaklarının rakipleri ile vekalet savaşının sahasına dönüşmüştür.
Bu doğrultuda Amerika ve ortakları ne zaman askeri ve siyasi açıdan muhalif ülkeyi yenemeyip susturamadığında bu kez yalan dolan sahte haberlere sarılarak bu ülkeleri hedef almaktadır. Duma şehrine kimyasal saldırıları da bu doğrultuda ortaya atılan yalan iddialardandı.
.........
340