Nükleer Müzakereler
-
Hükümet 'müzakere' diyor, katil İsrail vuruyor: Lübnan'da şehit sayısı 3 bin 558 oldu
İşgalci İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana ateşkese rağmen Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 32 artarak, 3 bin 558'e yükseldi.
-
Müzakerelerde önemli gelişme: Tarihi karar alınıyor
İran, Pakistan arabuluculuğunda ABD ile devam eden görüşmelerde, diyalog sürecinin savaş tehdidini sona erdirmemesi ve İran halkının haklarını teslim etmemesi halinde anlaşma olmayacağını vurguladı. Taraflar arasında Hürmüz Boğazı’nın statüsü, yaptırımların kaldırılması, tazminat ve nükleer konuların savaşın sona ermesinden ayrıştırılması gibi kritik başlıklarda önemli görüş ayrılıkları devam ederken, İran silahlı kuvvetlerinin her türlü senaryoya hazır olduğu belirtildi.
-
ABD’den çelişkili İran mesajı: Müzakere var, savaş tehdidi sürüyor
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’la müzakerelerde ilerleme sağlandığını öne sürerken askeri seçeneğin hâlâ masada olduğunu açıkladı. Uzmanlar, Washington’un diplomasi ile askeri baskıyı eş zamanlı kullanan yaklaşımının, İran’ın bölgesel caydırıcılığı nedeniyle giderek daha karmaşık bir sürece dönüştüğünü belirtiyor.
-
Müzakerelerde kritik süreç
İran, Pakistan aracılığıyla ABD ve İsrail’e ilettiği yanıtta çatışmaların durması ve yeni saldırı olmayacağına dair garanti talep etti. Trump ve Netanyahu’nun bu şartları reddetmesi, enerji fiyatlarını ve Batılı petrol şirketlerinin kârlarını tırmanmaya devam ederken bölgedeki gerginliği yeni bir aşamaya taşıyor. Emperyalist güçlerin tarihsel olarak verdikleri sözleri tutmadaki sicili, Tahran’ın garantörlük ısrarını haklı çıkarıyor.
-
İran’dan nükleer müzakerelere kırmızı çizgi: Dosya kapandı, müzakere yok
İran, nükleer dosyayı füze programı gibi “kapalı” ilan ederek bundan sonraki müzakereleri yalnızca tazminat ve Hürmüz Boğazı’ndan geçişin ambargo kaldırılmasına bağlanması gibi konularla sınırlı tutacağını duyurdu. Trump yönetiminin “maksimum baskı” ve İsrail destekli savaş stratejisinin başarısızlığa uğraması, İran’ı şimdiden yalvaran bir ABD’yi müzakerelere çekecek konuma yükseltirken, bölge ülkeleri de İran’ın “ceza” uyarısıyla karşı karşıya.
-
Müzakerelerin kilit anahtarı: Hürmüz ve nükleer enerji
ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ardından İran, Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirerek küresel petrol arzını derinden sarstı. Brent petrol 111 doların üzerine fırlarken, BM küresel bir gıda krizine karşı uyarıda bulundu. ABD’nin İran’a yönelik başlattığı abluka, Tahran’ın “boğazı açma” teklifiyle karşılık bulurken, Rusya’nın İran’a verdiği güçlü diplomatik destek ve Rubio’nun sert retorikteki tutarsızlığı, Washington’un bölgedeki yalnızlaşmasını açığa çıkardı.
-
Trump'tan İran’a ‘önce nükleer’ dayatması
Trump yönetimi, İran’ın nükleer programını diğer tüm konulardan ayrı ve koşulsuz olarak çözülmesi gereken bir ön şart haline getirerek abluka kozunu elden bırakmak istemiyor. Bu emperyalist dayatma, İsrail lobisinin baskılarıyla şekillenirken, ABD içinde yükselen muhalefete ve diplomatik çözüm arayışlarına rağmen gerilimi düşürmek bir yana, daha da tırmandırıyor.
-
İran diplomasi masasında ne kazandı?
Şubat 2026 Maskat müzakereleri, ABD’nin baskı ve tehdit merkezli yaklaşımı ile İran’ın stratejik sabır ve caydırıcılık temelli direnci arasındaki yeni dengeyi ortaya koyuyor. Taraflar, savaşın maliyetlerini ve sınırlarını görerek müzakere masasına otururken, diplomasi sahadaki güç mücadelesinin devamı niteliği taşıyor. İran, füze ve bölgesel nüfuzu kırmızı çizgi olarak korurken; ABD, masada elde edemediği sonucu dayatma yoluyla almaya çalışıyor.
-
ABD'den İran'la müzakere mesajı: Önümüzdeki hafta tekrar görüşeceğiz
ABD Başkanı Donald Trump, Umman’ın başkenti Maskat’ta yapılan İran-ABD görüşmelerinin ardından temasların iyi geçtiğini söyleyerek müzakerelerin önümüzdeki hafta devam edeceğini açıkladı.