Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu şöyle dedi: Türkiye’den bir heyet 17 Şubat Pazartesi günü Moskova’ya giderek İdlib meselesi konusunda Rus yetkililerle müzakere edecek. Ancak bu müzakereler sonuca ulaşamazsa, Ankara yönetimi bu konuda farklı bir yol izleyecektir.
Bakan Çavuşoğlu’nun açıklamasına paralel olarak Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Türkiye ordusunun Suriye’nin toprak bütünlüğünü ihlal etmesine ve Ankara’nın Suriye topraklarındaki uygulamaları uluslararası anlaşmalara aykırı olmasına işaret etmeksizin şu tehditte bulundu:
Suriye askeri birlikleri İdlib’den çekilmediği sürece bu kentte kriz çözümlenemez; özellikle Suriye gelişmeleri Türkiye’nin siyasetlerinin şekillenmesinde rol ifa ettiği için.
Gerçekte Türkiye’nin üst düzey yetkililerinin Suriye ordusunun kendi ülkelerinin bir parçası olan ve hali hazırda Suriye’deki tekfirci siyonist teröristlerin kalıntılarının toplandığı son nokta olan İdlib’den çekilmeleri gerektiği yönündeki son açıklamaları üzerinde durulması gereken düşündürücü bir konudur.
Son yıllarda Türkiye yönetiminin üst düzey yetkilileri Suriye konusunda sürekli bu ülkenin sahibi ve Suriye milletinin seçilmiş liderleriymiş gibi konuşuyorlar. Nitekim Ankara yönetiminin üst düzey yetkililerinin bu tür açıklamaları akıllara, Türkiye devlet adamları halâ Neo Osmanlı olarak adlandırılan düşünceyi hayata geçirme peşinde olduklarını getiriyor. Neo Osmanlı düşüncesi gerçekte Ankara yönetiminin başta Irak ve Suriye olmak üzere, Batı Asya bölgesinde bazı toprakları geri alma ve Türkiye topraklarına ilhak etme çabalarına meşruiyet kazandırıyor. Bir başka ifade ile Ankara devlet adamlarının Suriye’nin toprak bütünlüğü yönündeki iddialarının aksine bu topraklara göz diktiklerini ortaya koyuyor.
Ankara yönetiminin üst düzey yetkilileri, Suriye ordusu kendi topraklarında ve kendi milli egemenliğini uygulamak üzere tekfirci siyonist teröristlerle mücadele ettiği ve bu mücadele her açıdan yüzde yüz meşru sayıldığı halde Suriye ordusundan İdlib’den çekilmesini gündeme getiriyor. Oysa asıl Türkiye ordusunun Suriye topraklarındaki askeri varlığı tamamen meşruiyetten yoksun bir harekettir ve er geç de sona erdirilecektir.
Kuşkusuz Türkiye yönetiminin Suriye ordusunun ilerlemesine ve bu ülkeye ait olan toprakları tekfirci siyonist teröristlerin işgalinden kurtarmasına engel olması Türkiye milleti ve devletine hiç bir fayda sağlamadığı gibi, bu durumdan bir tek Amerika ve Kudüs’ü işgal eden İsrail rejimi nemalanacaktır.
Bu arada bazı siyaset çevrelerinin Türkiye’nin bu yöndeki hareketlerini başka türlü yorumladığı belirtilmelidir. Gerçekte görünen o ki Türkiye yönetimi perde arkasında Amerika ve muhtemelen korsan rejim İsrail ile Suriye’de krizin devam etmesi üzerine mutabık kalmış bulunuyor. Bu yüzden Ankara yönetimi bu iki şer rejimle birlikte Suriye’de krizin devam etmesi için tüm çabalarını harcıyor ve Suriye devletinden başka bu krizin diğer taraflarını da bir nevi savaşla tehdit ediyorlar. Oysa Türkiye ordusunun gerçek gücü ve yetenekleri, Ankara devlet adamlarının savurduğu tehditlerden çok daha düşük olduğu ortadadır.
Suriye ordusu yaklaşık bir ay önce tekfirci siyonist teröristlere karşı biri Halep’in güneyi ve batısı ve diğeri İdlib’in güneyi olmak üzere iki eksende operasyon yapmaya başladı ve kısa sürede Halep – Şam karayolu başta olmak üzere 600 kilometrekarelik bir alanı teröristlerin işgalinden kurtardı. Ancak Suriye ordusunun bu başarılarına rağmen Türkiye ordusu Suriye topraklarına daha fazla silah ve askeri teçhizat sevk ederek Suriye ordusunun ilerlemesi yolunda engeller oluşturuyor.
Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine askeri sevkiyatı, Suriye ordusu son iki ayda terör örgütleri ile ağır çatışmaların ardından Halep’in batısında stratejik Han Tuman bölgesine yakın köyleri teröristlerden temizlediği ve teröristlerin işgal ettiği diğer bölgeleri de kurtarmaya hazırlandığı bir sırada gerçekleşiyor. Buna karşın Türkiye ordusu Amerika’nın çıkarları doğrultusunda Suriye ordusunun hedeflerine ulaşma yolunda engel çıkarmaya ve özellikle zaman kazanmaya çalışıyor.
...........
340